Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2021/9252 E. 2024/380 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/9252
- Karar No
- 2024/380
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2016/60 E. 2016/193 K. SUÇ : 6136 sayılı Kanun'a aykırılık HÜKÜM : Mahkumiyet TEMYİZ EDENLER : Sanık ve müdafii TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz istemlerinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. Şanlıurfa Cumhuriyet Başsavcılığının 15.02.2016 tarihli iddianamesi ile sanık hakkında 6136 sayılı Kanun'un 12 inci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları uyarınca dava açılmıştır. 2. Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararı ile 6136 sayılı Kanun'un 12 nci maddesinin birinci ve dördüncü fıkraları, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi, 52 nci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca 6 yıl 3 ay hapis ve 12.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ Sanığın ve sanık müdafiinin temyiz istemleri; 1. Cezanın haksız şekilde üst sınırdan tayin edildiğine, 2. Sanığın yurtdışından ülkeye silah veya mermi koyduğuna dair dosya kapsamında hiçbir delil bulunmadığına, 3. Silahı ve mermiyi sanığa teslim eden Ahmet adlı şahsa ulaşılmadan, eksik soruşturma yapıldığına ilişkindir. III. OLAY VE OLGULAR 1. Dava konusu olay, sanığın Suriye sınırından kimliği belirsiz kişilerce kendisine verilen vahim nitelikteki silahı alıp ülkemize sokulmasına aracılık ettiği iddiasına ilişkindir. 2. 20.08.2015 tarihli olay yeri görgü ve tespit tutanağı ile Eriç yolu üzerinde motosikleti ile seyahat eden sanığın jandarma devriye aracını gördüğü esnada motosikletinden düştüğü ve ardından elindeki çuval ile kaçmaya başladığı, 300-400 metre kovalandıktan sonra sanığın elindeki çuvalı attığı, sonra kendisinin de teslim olduğu, çuval içerisinden bir adet kalashnikov marka tüfek ile şarjörünün ele geçirildiği belirlenmiştir. 3. Sanık savunmasında, ismini Ahmet olarak bildiği bir şahsın kendisine 500,00 TL teklif ederek Çiçekalan sınırından birilerine vermek üzere kendisine teslim edilen silahı aldığını, ancak teslim edemeden kolluk görevlileri tarafından yakalandığını ifade ettiği belirlenmiştir. 4. Jandarma Genel Komuranlığının 29.12.2015 tarihli raporu ile 7.62 x 39 mm çapında fişek istimal eden, Rusya yapısı, Kalashnikov marka, yarı ve tam otomatik çalışma sistemine sahip tüfeğin 6136 sayılı Kanun'a göre yasak niteliği haiz olduğu, ayrıca aynı Kanun'un 12 nci maddesinin dördüncü fıkrasında belirtilen vahim nitelikte silahlardan olduğu belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Cezanın Alt Sınırdan Uzaklaşılarak Belirlenmesi Yönünden 5237 sayılı Kanun'un "Adalet ve kanun önünde eşitlik ilkesi" başlıklı 3 üncü maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Suç işleyen kişi hakkında işlenen fiilin ağırlığıyla orantılı ceza ve güvenlik tedbirine hükmolunur. .." Aynı Kanun'un "Cezanın belirlenmesi" başlıklı 61 inci maddesinin, inceleme konusu ile ilgili olan birinci fıkrası; "(1) Hakim, somut olayda; a) Suçun işleniş biçimini, b) Suçun işlenmesinde kullanılan araçları, c) Suçun işlendiği zaman ve yeri, d) Suçun konusunun önem ve değerini, e) Meydana gelen zarar veya tehlikenin ağırlığını, f) Failin kast veya taksire dayalı kusurunun ağırlığını, g) Failin güttüğü amaç ve saiki, Göz önünde bulundurarak, işlenen suçun kanuni tanımında öngörülen cezanın alt ve üst sınırı arasında temel cezayı belirler. .." şeklindedir. Yukarıda yazılı madde metinleri, cezanın belirlenmesinde, temel kurallar olup suçun hangi şekilde işlendiği, kullanılan araçların neler olduğu, zarar ve tehlikenin ağırlığı ile kusurun oranı tespit edilerek hâkim cezayı belirler. Hukuka aykırı olan fiilin ortaya çıkardığı haksızlık durumu derecelendirmeye tabi tutulabilir. 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında belirtilen tüm unsurlar bir bütün olarak değerlendirilerek, işlenen suç ile orantılı olacak şekilde bir ceza veya güvenlik tedbirine hükmolunur. Hâkime tanınan yetki, alt ve üst sınırlar dahilinde cezayı belirlemektir. Ölçülülük ilkesi gereğince değerlendirmeyi bu sınırlar dahilinde yapacak olup, dosyadaki delilleri değerlendirerek, kişiye en uygun yaptırıma karar verirken, amaç sanığı cezasızlaştırmak, yalnızca lehine olan hükümleri uygulamak değildir. Dosya bir bütün olarak ele alınır ise o aşamada ceza bireyselleştirilebilir. Aksi halde her durumda aynı ceza ve güvenlik tedbirine başvurulur. Hâkime kanun ile verilen takdir yetkisi sınırsız değildir. Hâkime cezanın bireyselleştirilmesinde takdir yetkisinin tanınmasının sebebi, suça ilişkin en uygun cezanın verilebilmesini sağlamaktır. Dava konusu olayda, "suçun işleniş biçimi" göz önünde bulundurularak sanık hakkında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Diğer Yönlerden 1. Olay yeri görgü ve tespit tutanağı, kriminal rapor, sanığın ikrarı ve dava dosyası kapsamındaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde, sanığın kimliği belirsiz kişilerce Suriye ülkesinden Türkiye'ye sınırdan içeri sokulan silahı, sınırdan alacağını ve birilerine teslim edeceğini vaadederek ülkeye sokulmasına aracılık ettiğinin anlaşılması karşısında, sanık hakkında kurulan hükümde hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık ve müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir. V. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Şanlıurfa 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 05.05.2016 tarihli kararında sanık ve müdafii tarafından ileri sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık ve müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğnameye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 16.01.2024 tarihinde karar verildi.