Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2026/3801 E. 2026/3289 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/3801
- Karar No
- 2026/3289
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2026/322 E., 2026/925 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kulu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2024/288 E., 2024/801 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı ... vekili dava dilekçesinde; davacı tarafından borçlu ... ... ... hakkında İzmir 7. İcra Müdürlğünün 2021/5168 Esas sayılı dosyası ile icra takibi yapıldığını, takibin kesinleştiğini, takibin kesinleşmesi ile 3 39... parselin üzerindeki ev ve müştemilat için haciz talebinde bulunulduğunu, ancak taşınmaz üzerindeki muhdesatın borçluya ait olduğunun bilinememesi nedeni ile dava dışı ... ... ...'a ait olduğunun tespiti için dava açmak için yetki verildiğini, tapu kaydında da kargir ve ve müştemilatının borçlu ... ... ...'a ait olduğuna dair şerh olduğunu, davayı açmakta hukuki yararı olduğunu, zira taşınır hükmünde davacı tarafından haczedilebileceğini ileri sürerek 3 39... parselin üzerindeki ev ve müştemilatın ... ... ...'a ait olduğunun tespitini talep etmiştir. Davacı vekili tarafından 23.03.2023 tarihli dilekçe ile; davanın icra dosyasına sunulan 2021 tarihli tapu kaydına göre açıldğını, HMK'nın 124. maddesi uyarınca, güncel tapuda malik ... ...'ya davanın yönlendirilme zorunluluğunun doğduğunu belirterek HMK'nın 124. maddesinin uygulanması talep edilmiştir. Davacı yargılama sırasında ölmüş, mirasçıları tarafından davaya devam olunmuştur. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava açmakta hukuki yararın olmadığını, davaya konu taşınmazın davalı Hazine adına kayıtlı olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "Davacı tarafa derdest ortaklığın giderilmesi davasının, kentsel dönüşüm uygulamasının ya da kamulaştırma işleminin bulunup bulunmadığı hakkında beyanda bulunmak ve buna ilişkin belgeleri ibraz etmek üzere usulüne uygun şekilde kesin süre verildiği ancak davacı tarafça süresi içerisinde ara kararın yerine getirilmediği bu itibarla iş bu davayı açmakta davacı tarafın herhangi bir hukuki yararının olmadığı" gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin karar başlığında tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Dosya içeriği ve toplanan delillere göre mahkemece yazılı şekilde karar verilmesinde hukuka aykırı yön görülmediği" gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf dilekçesinin esastan reddie karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açıldığı tarihte malik olan Hazineye dava açıldığını, daha sonra taşınmazın devredilmesi nedeni ile HMK'nın 124. maddesi uyarınca yeni malike davanın yöneltilmesi gerekirken Mahkemece pasif husumetten reddedildiğini, taşınmazın tapu kaydındaki şerhte muhdesatın ... ...'ya ait olduğununa dair şerh olduğunu, ancak tam olarak kimlik tespiti yapılmadığından bu davanın açıldığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun,7un 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 16.06.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.