Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/6210 E. 2026/1219 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/6210
- Karar No
- 2026/1219
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/3253 E., 2025/2003 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2016/212 E., 2023/75 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA 1. Asıl davada davacı vekili; davacının kayden malik olduğu dava konusu (dubleks vasıflı) taşınmaza davalı tarafından kat aralarına duvar örülmek suretiyle müdahale edildiğini belirterek el atmanın önlenmesine, eski hale getirme bedeli ve ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir. 2. Birleştirilen davada davacı vekili; asıl davaya benzer gerekçeler ile ecrimisile karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davada vekili; davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile özetle; davalının dava konusu taşınmaza haksız şekilde müdahale ettiği, plan ve projeye aykırılığı gidermediği ve belediye tarafından verilen yıkım kararının gerçekleştirilmediği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 353/1-b-1. maddesi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleştirilen davada davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; İlk Derece Mahkemesi kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, eksik inceleme ve hatalı değerlendirme ile sonuca gidildiğini, ... dahili davalı yapılmamasına rağmen karar başlığında davalı olarak gösterildiğini, projeye aykırılık konusunda itirazları bulunmadığını ancak davalının dava konusu taşınmazı mevcut hali ile müteahhit ...’den teslim aldığını, Ceza davasında tanık olarak dinlenen ......’in daireyi projeye aykırı şekilde inşa ettiğini kabul ettiğini, taşınmazın 1997 senesinde kat karşılığı inşaat sözleşmesi kapsamında yapıldığını, taleplerine rağmen ...’nin dahili davalı olarak eklenmediğini, projeye aykırılığın vekil edeni tarafından meydana getirilmediğini, sadece ecrimisil yönünden hüküm tesis edildiğini, el atmanın önlenmesi ve eski hale getirme yönünden değerlendirme yapılmadığını, tanık beyanlarının dikkate alınmadığını, davacının TMK’nın 2. maddesi anlamında hakkını kötüye kullandığını, taşınmazın satın alınırken tek dairemi yoksa dubleks mi olduğunun bilinmemesinin hayatın olağan akışına aykırılık oluşturduğunu ve delillerin yeterince irdelenmediğini, beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; asıl dava el atmanın önlenmesi, eski hale getirme bedeli ve ecrimisil, birleştirilen dava ecrimisil istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin birleştirilen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik aşağıdaki paragrafların kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesinin ikinci fıkrası gereğince; hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir. Bu biçim, yargıda açıklık ve netlik prensibinin gereğidir. Aksi hâl, hükmün infazında zorluklara ve tereddütlere, yargılamanın ve davaların gereksiz yere uzamasına, davanın tarafı bulunan kişi ve kurumların mağduriyetlerine sebebiyet verecek ve kamu düzeni ve barışını olumsuz yönde etkileyecektir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemecesin el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik yok ise de; hükmün 6100 sayılı Kanun'un 297. maddesi uyarınca infaza elverişli şekilde tesis edilmediği görülmektedir. Şöyle ki, hüküm fıkrasında dava konusu 7071 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 9 numaralı bağımsız bölümün hangi kısmına yönelik men kararı verildiği belirtilmemiştir. Bu hâliyle hüküm infaza elverişli değildir. Ne var ki bu husus, kararın bozulmasını gerektirmiş ise de; yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Kanun'un 370/2. maddesi gereğince hüküm sonucunun aşağıdaki şekilde düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Asıl ve birleştirilen davada davalı vekilinin birleştirilen davaya yönelik tüm, asıl davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. İlk Derece Mahkemesi karar sonucunun “1-A)” bendinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, yerine “1-A)” bent olarak; "... Asıl davanın kabulü ile, ...... İli, ....... İlçesi, ....... (..........) mahallesi, 7071 parsel sayılı taşınmaz üzerinde yer alan 9 nolu bağımsız bölümün (8, 70... ’lik) çatı piyesine davalı tarafından yapılan müdahalenin men’ine,...” cümlesinin yazılmasına, hükmün DEĞİŞTİRİLMİŞ ve DÜZELTİLMİŞ bu şekliyle ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin de Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 04.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.