Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/5903 E. 2026/1324 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/5903
Karar No
2026/1324
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 15. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/1757 E., 2025/1438 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 31. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/123 E., 2023/422 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin paydaş olduğu dava konusu 957 44... parsel sayılı taşınmazda davalının pay satın aldığını öğrendiğini, satış işleminin müvekkiline bildirilmediğini, müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini ileri sürerek, taşınmazın davalı adına kayıtlı payının tapusunun iptali ile müvekkili adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının satışı tesadüfen öğrendiği beyanının doğru olmadığını, müvekkili taşınmazı satın aldıktan sonra diğer paydaşlar ile ........... Noterliğinin 04.10.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemi ile davacıya kat karşılığı inşaat sözleşmesi yapmak üzere vekâletname verildiğini, noter huzurunda gerçekleştirilen bu işlem ile davacının müvekkilinin de malik olduğunu öğrendiğini, bunun ardından hak düşürücü sürenin geçtiğini, davacının dava açmasının hakkın kötüye kullanılması niteliğinde olduğunu, ön alım hakkını müvekkilini mağdur edecek şekilde kullanmaya çalıştığını belirterek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulüne, 957 44... parsel sayılı taşınmazın tapusunda davalı ... adına bulunan kaydın iptali ile davacı ... adına kayıt ve tesciline, ön alım hakkının kullanılmasına konu olan taşınmaz hissesinin tapu satış bedeli ve harçlarından oluşan 770.966,24 TL'nin ödeme tarihine kadar ulaşacağı nemaları ile birlikte davalı ...'ya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile taşınmazın 420/2500 payının 17.05.2021 tarihinde 741.176,47 TL bedelle davalıya satıldığı, satış işleminden sonra 04.10.2021 tarihinde ............ Noterliğinin 04.10.2021 tarih ve ... yevmiye numaralı işlemiyle diğer paydaşlar tarafından davacıya verilen vekâletname ile davacı ile dava dışı müteahhit şirket arasında arasında dava konusu taşınmazda bulunan paylarına yönelik taşınmaz satış vaadi ve arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi imzalandığı, bu sözleşmede paylaşım esaslarının belirlendiği, arsa sahipleri ile müteahhidin alacağı dairelerin ve paylaşımın kroki hâlinde gösterildiği, genel ve teknik şartlar ile paylaşım esaslarının belirlendiği, paylaşım krokisinde de hangi arsa malikine hangi bağımsız bölümlerin isabet ettiğinin kararlaştırıldığı, buna göre davacı kat karşılığı inşaat sözleşmesi ve eklerini imzalamak suretiyle hem bu fiili paylaşımı öğrendiği hem de bu paylaşıma itiraz etmediğine göre önceden herhangi bir itirazda bulunmayan davacının sonradan ön alım hakkını kullanmak istemesinin iyi niyet kurallarıyla bağdaşmayacağı belirtilerek, istinaf başvurusunun kabulüne, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden hüküm kurularak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalının pay satın alması ile müvekkili lehine ön alım hakkının doğduğunu, ön alım hakkının istisnası paylaşım yapılmış olması iken somut olayda kat karşılığı inşaat sözleşmesinin pay devrinden sonraki tarihte yapıldığını, bu şekilde müvekkili lehine ön alım hakkı doğduktan sonra paylaşım gerçekleştiğini, satışın noter aracılığıyla müvekkiline bildirilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davanın reddine karar verildiği hâlde davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmediğini ileri sürerek, kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve özellikle, davacı tarafça ön alım hakkının ileri sürülmesinin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2. maddesine uygun olmadığı gözetilerek, davacı vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Bölge Adliye Mahkemesi tarafından davanın reddine karar verildiği hâlde kendisini vekille temsil ettiren davalı lehine vekâlet ücretine hükmedilmemesi, bunun yanı sıra hükmün önce temyiz yolu açık olarak, takip eden cümlede ise kesin olarak verildiği belirtilerek kanun yolu yönünden çelişki yaratılması isabetsiz olup bozmayı gerektirir. Ne var ki bu hataların giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370. maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacı tarafın diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Tarafların Bölge Adliye Mahkemesi kararına yönelik temyiz itirazlarının yukarıda açıklanan nedenlerle kabulü ile; Bölge Adliye Mahkemesi kararının hüküm fıkrasına (6.) numaralı bent olarak “Davalı vekili lehine Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre belirlenen 115.300,00 TL nispi vekâlet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine” cümlesinin eklenmesine, Hüküm fıkrasının son satırında bulunan "Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 21.05.2025 tarihinde oy birliği ile kesin olarak karar verildi." cümlesinin hüküm fıkrasından çıkarılmasına, Hükmün değiştirilmiş bu şekliyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 09.03.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/5903, K. 2026/1324, T. 21.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-5903-e-2026-1324-k-70dd4a6dd9ce