Yargıtay · 8. Hukuk Dairesi
Yargıtay 8. Hukuk Dairesi 2026/2378 E. 2026/3902 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/2378
- Karar No
- 2026/3902
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/315 E., 2025/465 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Mersin ... SAYISI : 2020/45 E., 2022/174 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı ... İdaresi vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı ... İdaresi vekili dava dilekçesinde; tapuda davalı ... adına kayıtlı bulunan Mersin ili ... ilçesi ... Mahallesi 1 83... parsel sayılı taşınmazın tapu kaydında Kadastro Müdürlüğünün 01.11.2018 sayılı düzeltme kararı ile değişiklik yapıldığını, yapılan işbu düzeltme işleminin hatalı olduğunu, zira düzeltme işlemi neticesinde kesinleşmiş orman kadastro haritasına göre orman olan 35,67 m²lik alanın davalıya ait parselin sınırları içerisinde bırakıldığını ve 2709 sayılı Anayasa'nın ve 6831 sayılı Orman Kanunu'nun amir hükümleri uyarınca orman alanlarında daraltma yapılamayacağını ileri sürerek, Kadastro Müdürlüğünün düzeltme kararına konu ve kesinleşen orman kadastrosu sınırlarına uymayan kısmın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; dava konusu taşınmazın ve diğer bir kısım parsellerin tevhid işlemi için davalı tarafından Mersin Kadastro Müdürlüğüne başvuru yapıldığını ve davaya konu düzeltme işleminin işbu başvuru neticesinde icra olunduğunu, dava dilekçesinde dava konusu edilen taşınmaz 1 83... parsel olarak bildirilmiş ise de taşınmazın tevhid işleminden sonra 1 83... parsel numarasını alarak kesinleşmekle tapuya tescil olduğunu ileri sürerek, davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "bilirkişi kurulu raporunda, tapulama çalışmalarına ilişkin sayısallaştırılan takeometrik değerlere göre dava konusu 1 83... parsel sayılı taşınmazın tevhid parselleri ile birlikte hesaplanan yüzölçümünün 41.761,65 m² olduğu, iş bu 41.761,65 m²lik alanın krokide (A) harfiyle gösterilen 873,23 m²lik kısmının ise kesinleşmiş orman kadastrosu sınırları içerisinde kaldığının tespit edildiği" gerekçesiyle, davacı ... İdaresinin, davalı Hazine aleyhine açtığı davanın husumet yokluğu nedeniyle reddine, davacı ... İdaresinin davalı ...'e karşı açtığı davanın kabulüne, 1 83... parsel sayılı taşınmazın (evveliyatı Mersin 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/1825 Esasına) birleşen 2022/31 Esas sayılı dosyaya ibraz olunan 07.06.2021 havale tarihli bilirkişi kurulu raporu ve eki krokideki 41.761,65 m² yüzölçümü ve geometrik şekliyle tapu kütüğüne aktarılmasına, taşınmazın tapu kütüğünün beyanlar hanesine "Taşınmazın krokisinde (A) harfiyle gösterilen 873,23 m²lik kısmı ormanda kalmaktadır." ibaresinin yazılmasına karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacı ... İdaresi vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "davacı ... İdaresinin birleşen davada Hazineye karşı dava açması ve davanın da pasif husumet yokluğu nedeniyle usulden reddedilmesi hususu dikkate alındığında Hazine lehine vekalet ücretine hükmedilmesinde bir isabetsizlik görülmediği, dosyadaki tüm bilgi ve belgeler esas alındığında İlk Derece Mahkemesi tarafından kurulan hükmün, yapılan yargılamanın Yargıtay içtihatlarına, usul ve kanuna uygun olduğu" gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı ... İdaresi vekili temyiz dilekçesinde; davalı Hazinenin davada hasım olarak bulunmasında davacı kurumun bir kusuru bulunmadığından, ilgili idare yönünden husumetten ret kararı verilmesinde davacı kuruma sorumluluk yükletilemeyeceğini ve aleyhlerine vekalet ücreti yükletilmesinin usul, kanun ve hakkaniyete uygun olmadığını ileri sürerek, davalı Hazine yönünden verilen kararın kaldırılmasını ve davalı Hazine yönünden vekalet ücretine hükmedilmesine yer olmadığı şeklinde karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, 3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 22/2-a maddesi uyarınca yapılan uygulama kadastrosunun usul ve kanun hükümlerine uygun olarak yapılıp yapılmadığı noktasında toplanmaktadır. Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, İlk Derece Mahkemesi ve Bölge Adliye Mahkemesi kararlarındaki gerekçelere, 6100 sayılı Kanun’un 369/1. maddesi de gözetilerek yapılan incelemede aynı Kanun’un 371. maddesinde yer alan sebeplerden biri bulunmadığına göre, temyizen incelenen karar usul ve kanuna uygun olup davacı ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1. maddesi uyarınca ONANMASINA, 7139 sayılı Kanun'un 33. maddesi uyarınca Orman İdaresinden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.06.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.