Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/3909 E. 2026/2219 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2025/3909
- Karar No
- 2026/2219
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/581 E., 2025/1599 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ordu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/185 E., 2025/6 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.05.2022 tarihinde ölen ...'un tarafların murisi olduğunu, 19.10.2007 tarihinde noterde vasiyetname düzenlettirdiğini, İstanbul 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2022/404 Esas sayılı vasiyetnamenin açılması davası ile vasiyetten haberdar olunduğunu, tanıkların vasiyetnamede "bu beyanının kendi önlerinde yapıldığını" söylemediğini, bu hususun TMK'nın 534. maddesine göre vasiyetnamenin şekil itibariyle sakat olmasına neden olduğundan öncelikle vasiyetnamenin iptalinin gerektiğini, olmadığı takdirde davacıya sadece köyde çok küçük bir miktarda taşınmaz bırakılmasının mal kaçırmak kastıyla yapılmış olması ve davacının saklı payının ihlaline sebebiyet verdiğinden davacının saklı payına tecavüz eden miktarın önce mümkünse aynen tenkisini, olmadığı takdirde güncel değerinin hesaplanarak para olarak tenkisine ve dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; hak düşürücü süre geçirildikten sonra dava açıldığını, vasiyetnamenin iptalini gerektirir hiçbir neden olmaması ve davacının saklı payının ihlal edilmediğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. 2. Davalı Penpe Hülya Altun vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, vasiyetnamenin yasaya uygun şekilde düzenlendiğini, saklı pay aşılmadığından tenkis talebinin uygun olmadığını, aşılan saklı pay varsa bedel ödemeyi seçtiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava konusu vasiyetnamenin noter tarafından vasiyetçiye okunduğu ve vasiyetçinin de vasiyetin son arzularını kapsadığını beyan ettiği, vasiyetnamenin tanıkların huzurunda düzenlendiği, murisin beyanının kendi önlerinde yapıldığı ve mirasbırakanı tasarrufa ehil gördüklerine dair vasiyetnamede yazılı ve imzalı ifadelerinin bulunduğu anlaşıldığından şekil şartlarına uygun tanzim olunan vasiyetnameye yönelik iptal davasının reddine; murisin mameleğinin tespiti için yaptırılan araştırmada, murisin davalılar lehine yaptığı kazandırmalar dikkate alındığında, davacının saklı pay sahibi olduğu ve mirastan gelen saklı payının zedelendiği, vasiyete konu taşınmazların sabit tenkis oranına bölünmezliği açık olduğundan tercih hakkı da hatırlatılmak suretiyle aldırılan bilirkişi raporları doğrultusunda nakden davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekillerince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak davalılar ..., ... vekili ile davalı ... vekilinin istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; vasiyetnamenin iptali talebi reddedilmiş olmasına rağmen davalı vekillerine oransal vekalet ücreti takdir edilmediğini, biri mirasçı olmayan torun ve eşit pay sahibi iki kardeşin saklı pay ihlallerinin miras hisseleri üzerinde aldıkları bağış toplamına göre hesaplanması gerektiğini, ...'un ödemesi gereken tenkis miktarının 89.385,87 TL olduğunu, davacıya bırakılan taşınmazın değerinin düşük takdir edildiğini, paylara göre farklı tenkis taleplerinin göz ardı edilerek harç ve vekalet ücretlerinin birlikte ve zincirleme tüm davalılara yüklenmesinin yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. 2. Davalılar ..., ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; kararın eksik inceleme ve araştırma sonucu esastan reddedildiğini, vasiyetnamenin iptali talebi reddedildiği halde davalı vekillerine vekalet ücreti takdir edilmediğini, davacının tenkis talebinin süresinde olmadığını, davacının saklı payının ihlal edilmediğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporlarında çelişkiler bulunduğunu, davacıya bırakılan taşınmazın değerinin düşük belirlendiğini, davalılara bırakılan taşınmazların ilgili murisin ölüm tarihi ve dava tarihi itibariyle hesaplanan değerlerinin fahiş derecede yüksek olduğunu, bilirkişinin tüm taşınmazlarda hesaplama yaparken murisin ölüm tarihini dikkate alırken 12 No.lu bağımsız bölüm için dava tarihini dikkate aldığını, tenkis miktarının hatalı hesaplandığını, davacının toplam tenkis miktarının 254.638,00 TL olması gerektiğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali, olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir. Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalılar vekillerince temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 22.04.2026 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.