Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2025/1480 E. 2025/2329 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/1480
Karar No
2025/2329
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/429 E., 2024/1008 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Elazığ 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/331 E., 2021/148 K.

Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar verilen karar davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin ...'in mirasçıları olduğunu, ...'in düzenlemiş olduğu vasiyetnamenin Elazığ 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2016/31 Esas sayılı dosyası ile açıldığını ve 08.06.2017 tarihinde kesinleştiğini, ...'in eşi ...'in düzenlemiş olduğunu vasiyetnamenin de aynı mahkemece açıldığını, davalıların bir kısmının itirazının Elazığ 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/605 Esas sayılı dosyasında reddedildiğini ve kararın 11.04.2017 tarihinde kesinleştiğini, ...'in mallarını ...'e bıraktığını, karşılıklı vasiyetnamede kim önce ölürse malların diğer tarafa bırakılacağının belirtildiğini, bu nedenle vasiyetnamelerin tenfizini, vasiyetnamede belirtilen taşınmazların ve aracın müvekkilleri adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli kararı ile davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin 27.04.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ........ tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin 09.09.2024 tarihli kararı ile istinaf dilekçesinde istinaf sebepleri ve gerekçesi gösterilmediği, İlk Derece Mahkemesince verilen kararda kamu düzenine aykırılık da bulunmadığı gerekçesiyle davalı ...’ın istinaf başvuru dilekçesinde 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 342/2-e maddesinde aranan "başvuru sebebinin ve gerekçesinin gösterilmemesi" nedeniyle, istinaf başvurusunun aynı Kanun'un 352/1-d maddesi uyarınca usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 26.10.2021 tarihli kararının süresi içinde davalı ....... tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairece, her ne kadar Bölge Adliye Mahkemesince davalı ... tarafından verilen istinaf dilekçesinde "kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, aleyhine karar verildiğini" şeklindeki istinaf dilekçesinde sebep ve gerekçe gösterilmediğinden bahisle ön inceleme aşamasında talebin usulden reddine karar verilmiş ise de; davalı tarafın, kararın usul ve yasaya aykırı olduğu iddiası 6100 sayılı Kanun'un 342. maddesinin 2-e maddesine göre "maddi vakıa" denetimi yapılması için yeterli görülmez ise de "hukuka aykırılık" denetimi yönünden yeterli sayılacağını, aksi yorumun hukukun aşırı şekilci uygulanmasına ve hak arama hürriyetinin zedelenmesine yol açabileceğini, o halde, Bölge Adliye Mahkemesince, İlk Derece Mahkemesi kararının bu yönüyle incelenerek bir karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesinin isabetsiz olduğu gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir. 2. Bozma ilamı sonrası Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile 25.03.2024 tarihli tensip zaptı ile bozma kararı ve duruşma gününün taraflara bildirilmesine ilişkin tebligat yapıldığı, duruşma gününün usulüne uygun şekilde taraflara tebliğ edilmesine rağmen 04.06.2024 tarihinde yapılan duruşmaya tarafların mazeret bildirilmeksizin katılmadığı gibi bozma ilamına uyulup uyulmayacağı konusunda karar verilecek olan duruşmada HMK'nın 373/3. maddesi gereğince bozma ilamına uyulup uyulmayacağı konusunda beyanlarının da alınamadığı, aynı duruşmada HMK'nın 150/1. maddesi uyarınca dosyanın yenileninceye kadar işlemden kaldırılmasına karar verildiği, işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç aylık yasal süre içerisinde dosyanın yenilenmediği, hal böyle olunca, bozma ilamı üzerine sürdürülen yargılama uyarınca yapılması zorunlu duruşma yönünden davacının davayı takip iradesinin aranması gerekli olup takip edilmeyen davaya ilişkin dosyanın işlemden kaldırıldığı tarihten başlayarak üç aylık yasal süre içerisinde yenilenmediği gerekçesiyle HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 1. Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı ... dışındakiler için kesinleştiğini, davalı ...'ın istinaf başvurusu üzerine istinaf taleplerinin reddine dair karar verildiğini bu kararın Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 2022/3756 Esas ve 2023/5529 sayılı karar ile bozulduğunu, davalı ... tarafından yapılan bir başvuru söz konusu olduğundan açılan davayı da onun takip yükümlülüğü olduğunu, davacı tarafa bir kusur atfedilemeyeceğini, nihayetinde bahsedilen tarih itibariyle Elazığ İş Mahkemesi, Asliye Hukuk Mahkemeleri ve Ağır Ceza Mahkemelerinde duruşmaları olduğunu, 2. Davacıların sayı itibariyle fazla olması nedeniyle davacılara zamanında ulaşılamadığını, bir kişi hariç diğerlerinin de masrafları zamanında ve süresinde göndermediği için Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesindeki duruşmaya katılım sağlanamadığını, 3. Dosyayı duruşma açmaksızın sonuçlandırma yetkisi varken bu yetkiyi kullanmayarak 175 km mesafeden tarafların duruşmaya çağrılmasının usul ekonomisine aykırı olduğu ve ciddi bir maddi külfet getirdiğini ileri sürerek hükmün bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dosya içeriğine göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, vasiyetnamenin tenfizi istemine ilişkin olup davanın HMK'nın 150/5. maddesi uyarınca açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nun 373/3. maddesi hükmüne uygun olduğu kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı anlaşılmakla temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine Dosyanın İlk Derece Mahkemesine kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.04.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2025/1480, K. 2025/2329, T. 30.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2025-1480-e-2025-2329-k-1bd6c0c8def7