Yargıtay · 10. Hukuk Dairesi

Yargıtay 10. Hukuk Dairesi 2025/4130 E. 2025/11737 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
10. Hukuk Dairesi
Esas No
2025/4130
Karar No
2025/11737
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1711 E., 2025/208 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Ankara 3. İş Mahkemesi SAYISI : 2020/187 E., 2023/175 K.

Bölge Adliye Mahkemesinin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ... tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacının müvekkiline İzmir Menderes Sosyal Güvenlik Merkezi tarafından gönderilen yazıda Sosyal Güvenlik Denetmenliğine dair 22.04.20 19... GY722 sayılı raporu gereği ... numaralı ... Sanayi ve Ticaret Şirketi unvanlı iş yerinde geçen 01.11.2013-30.11.2013 süresi hizmetinizin fiili çalışmaya dayanmaması sebebi ile bu iş yerinden verilen işe giriş ve aylık pirim hizmet bildirgelerinin tamamının iptal edildiğinin bildirildiğini, bunun üzerine SSK’ya tabii hizmet kalmadığından ve yurtdışı borçlanmalarının Bağ-Kur kapsamında değerlendirilmesi gerektiğinden, bağlanan aylığın başlangıç tarihi itibariyle iptal edildiğini, Kurum işleminin hatalı olduğunu beyanla hizmet iptaline ilişkin Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın yeniden bağlanmasını ve aylıkların kesildiği tarihten itibaren ay be ay işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Kurum vekili cevap dilekçesinde özetle; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, "Mahkemenin gerekçeli kararına ilişkin elektronik tebligatın 22.05.2023 tarihinde istinaf eden davacı vekiline (vekaletnamede yazılı yetkilerin tamamının kullanımı için yetkili kılınan davacı vekiline) iletildiği, bu tarihi izleyen 5. Gün 27.05.2023 tarihinde tebligatın yapılmış sayılacağı (Elekronik Teb. Yön. madde 9/3), davacı vekili tarafından 17.06.2023 tarihinde istinaf başvurusunda bulunulduğu anlaşılmaktadır. İstinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir. Somut olayda istinaf başvurusunun iki haftalık istinaf başvuru süresi geçtikten sonra 17.06.2023 tarihinde yapıldığı anlaşıldığından, 6100 sayılı Kanun'un 366/1 maddesi yollamasıyla aynı yasanın 346/1 maddesi gereğince davacı vekilinin istinaf başvurusunun süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi gerektiği" gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun HMK 352/1-c maddesi gereğince süreden reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili özetle, 1.Kararın istinaf edileceğine dair istinaf süre tutum dilekçesini 11.05.2023 tarihinde verdiklerini, istinaf süre tutum dilekçesi ile kararı tümden istinaf ve itiraz ettiklerini beyan etmiş olduklarını, yerel mahkemece taraflarına 16.06.2023 tarihinde istinaf harç ve masraf tamamlama için 1 haftalık kesin süre veren muhtıranın gönderildiğini, harcın ve masrafın tamamlanması ve ayrıntılı gerekçeli istinaf başvuru dilekçesini sunma tarihlerinin 19.06.2023 olduğunu, başvurunun zamanında yapıldığını, 2.Bölge Adliye Mahkemesince HMK’nın 342/3. maddesinde belirtildiği üzere, istinaf dilekçesini reddetmeden, HMK’nın 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere istinaf istemlerinin incelenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiğini, bu sebeple de Ankara Bölge Adliye Mahkemesinin 22.01.2025 tarihli 2023/1711 Esas, 2025/208 Karar sayılı kararının temyiz incelemesi neticesinde ‘kaldırılması’ ve yeniden yargılama yapılarak ‘davanın kabulüne’ karar verilmesi gerektiğini, 3.Mahkemenin kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, zira söz konusu bordro tanıkları olarak dinlenen tanıkların orada çalışmadıklarını beyan ettiklerini; orada çalışmayan kişilerin tanıklığı ile davanın reddine gidilmesinin hukuki bir hata olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık Kurum işleminin iptali ile kesilen aylığın yeniden bağlanması ve aylıkların kesildiği tarihten itibaren ödenmesi istemine ilişkindir. Somut olayda; İlk Derece Mahkemesince 09.05.2023 tarihinde verilen kısa karara karşı davacı vekili Av.... tarafından UYAP üzerinden 10.05.20 23... :31 itibariyle süre tutum dilekçesi gönderilmiştir. Mahkemenin gerekçeli kararına ilişkin elektronik tebligat 22.05.2023 tarihinde vekaletnamede yazılı yetkilerin tamamının kullanımı için yetkili kılınan davacı vekili ...'a iletilmiş, bu tarihi izleyen 5. gün, 27.05.2023 tarihinde tebligat yapılmış sayılmıştır. (Elektronik Teb.Yön. Madde 9/3). Mahkemece 16.06.2023 tarihli Muhtıra ile kararın 11.05.2023 tarihinde istinaf edildiği ancak istinaf harçlarının yatırılmadığı, bir haftalık süre içinde yatırılması Av....'a 16.06.2023 tarihinde elektronik tebligat yoluyla iletilmiş; 17.06.2023 tarihinde harçlar yatırılmış ve aynı tarihte istinaf başvuru dilekçesi Av.... tarafından UYAP üzerinden gönderilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince iki haftalık istinaf başvuru süresi geçtikten sonra yapıldığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun HMK 352/1-c maddesi gereğince süreden reddine karar verilmiştir. 7201 sayılı Tebligat Kanunu’nun 11. maddesinde yer alan “Vekil vasıtasıyla takip edilen işlerde tebligat vekile yapılır. Vekil birden çok ise bunlardan birine tebligat yapılması yeterlidir. Eğer tebligat birden fazla vekile yapılmış ise, bunlardan ilkine yapılan tebliğ tarihi asıl tebliğ tarihi sayılır…” düzenlemesi ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun ''Başvuru süresi'' kenar başlıklı 345. maddesinde ''İstinaf yoluna başvuru süresi iki haftadır. Bu süre, ilamın usulen taraflardan her birine tebliğiyle işlemeye başlar. İstinaf yoluna başvuru süresine ilişkin özel kanun hükümleri saklıdır.'' düzenlemesi göz önüne alındığında Av....'a yapılan tebliğden itibaren iki haftalık yasal sürenin geçmesinden sonra 17.06.2023 tarihinde verilen gerekçeli istinaf dilekçesinin süre aşımı yönünden reddine karar verilmesi yerinde ise de 10.05.2023 tarihinde verilen süre tutum dilekçesinde karara itiraz edildiği belirtildiğinden, süre tutum dilekçesi ile istinaf yoluna başvurulduğunun kabulü gerekmekle, HMK’nın 355. maddesi uyarınca kamu düzeni ile sınırlı olmak üzere istinaf talebi incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken bu hususa dikkat edilmeyerek yazılı şekilde karar verilmesi hatalı olup bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun süreden reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin yatırılan temyiz giderinin istek halinde ilgiliye iadesine, Dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11.09.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 10. Hukuk Dairesi, E. 2025/4130, K. 2025/11737, T. 11.09.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-10-hukuk-dairesi-2025-4130-e-2025-11737-k-11bcfb4d118d