Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/4774 E. 2024/5705 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/4774
- Karar No
- 2024/5705
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2024/2006 E., 2024/2123 K. DAVA TARİHİ : 21.06.2022 KARAR : Esastan ret Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının dava konusu 118 ada 10 parsel sayılı taşınmazda satış yoluyla edindiği hissenin ön alım hakkının kullanılmasını engellemek amacıyla tapuda bağış olarak gösterildiğini, bu işlemin muvazaalı olduğunu, gerçekte satış olan bu işleme karşı müvekkilinin ön alım hakkını kullanmak istediğini belirterek, dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı hissenin müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davaya konu işlemde muvazaa olmadığını ve dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiğini ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2023 tarihli ve 2022/268 Esas, 2023/150 Karar sayılı kararıyla; davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 31.03.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2023 tarihli ve 2023/1309 Esas, 2023/1126 Karar sayılı kararıyla; dava değerinin istinaf kesinlik sınırının altında kaldığı gerekçesiyle istinaf dilekçesinin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin 02.06.2023 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 16.05.2024 tarihli ve 2023/3989 Esas, 2024/2685 Karar sayılı kararıyla davacının dava değerini 535.920,00 TL'ye yükselttiği, bu nedenle işin esası incelenerek işlemde muvazaa iddiasının değerlendirilmesi ve muvazaa iddiasının kanıtlanması halinde bedel konusunda tarafların anlaşamaması durumunda ön alım bedelinin re'sen belirlenmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamına göre tapudaki işlemin satış olarak kabulünde bir isabetsizlik bulunmadığı, ancak fiili taksim savunması ispatlandığından davanın reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; muvazaa iddiasını ispatladıklarını, ancak davalının fiili taksim savunmasını ispatlayamadığını ileri sürerek ve re'sen gözetilecek sebeplerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 2, 6, 732, 733 ve 734 üncü maddeleri, 3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 19 uncu maddesi, 4. Yargıtay İçtihadı Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 14.2.1951 tarihli ve 1949/17 Esas,1951/1 Karar sayılı kararı. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine 16.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.