Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3248 E. 2024/7988 K.
Konu: Muvazaalı İşlemin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3248
- Karar No
- 2024/7988
- Karar Tarihi
- Konu
- Muvazaalı İşlemin İptali
MAHKEMESİ : Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/2721 E., 2022/2781 K. DAVA TARİHİ : 16.08.2018 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/ İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Konya 4. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/646 E., 2022/414 K. Taraflar arasındaki muvazaalı işlemin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı şirketin Konya İli, Selçuklu İlçesi, Hocacihan Mah. 20076 ada, 4 parsel B blok, 1. giriş, 11 ve 12 bağ. bölüm nolu dükkanları 30.05.2018 tarihinde davalı Adakent LŞ’ye sattığını, karşılığında iki adet çek (31.07.2018 ve 31.08.2018 tarihli ve her biri 235.000 TL bedelli) aldığını, 31.07.2018 tarihli çekin karşılıksız çıkması üzerine, tapu kaydı incelendiğinde borçlunun taşınmazları satın aldıktan bir gün sonra 31.05.2018 tarihinde muvazaalı olarak davalı ...'a düşük bedelle sattığının görüldüğünü belirterek tapu devir işlemi tasarrufunun iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının tapu kaydında bedeli nakden aldığı beyanı bulunmasına rağmen devir karşılığında çek aldığını beyan etmesinin çelişki oluşturduğunu, kendi muvazaasına dayanamayacağını, icra takibinin henüz açılmadığı gibi haciz de yapılmadığını, amaçlarının yatırım yapmak olduğunu, davacı ile borçlu arasındaki ilişkiden haberlerinin olmadığını, taşınmazı o zamanki gerçek piyasa değeri olan 285.000,00 TL'ye aldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı şirket; davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'nın tasarruf konusu malın bedelini temin ettiğini beyan ettiğini ancak bedelin 155.000TL'sinin ödendiğini yazılı belge ile ispatlayabildiğini, taşınmazın davacı tarafından davalıya devredildikten sonraki gün davalı ...'ya temlik edildiği, buna göre devirler arasında kısa süre bulunduğu, taşınmazların gerçek değeri 415.000TL olmasına rağmen resmi senette 201.000TL'ye devredildiğinin gösterildiği gerekçesiyle davanın kabulüne; davalı-borçlunun Konya İli Selçuklu İlçesi Hocacihan Mahallesi 20076 ada 4 parsel B blokta bulunan 11 ve 12 numaralı bağımsız bölümlerin 31.5.2018 tarihinde, diğer davalıya satışına ilişkin, tasarrufunun davacı bakımından iptaline, davacıya, tasarruf konusu üzerinde davalı Adakent LŞden 30.5.2018 tarihli 48154 sıralı 201.000TL bedelli faturadan kaynaklanan asıl alacak ve ferilerini cebri icrayla tahsil yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1.Davacı vekili istinaf dilekçesinde; taşınmazın satış değerinin dava tarihinde 415.000,00 TL olarak tespit edildiğini, satış karşılığında alınan çeklerin toplamının 470.000,00 TL olmasına rağmen davalılar yararına 201.000 TL fatura bedeli olarak talebin kısmen kabulü şeklinde hüküm kurulmasının hukuka ve hakkaniyete uygun olmadığını, yanılgılı bir şekilde yazılı belge ile sübut bulan alacak toplamı olan 470.000,00 TL üzerinden tasarruf yetkisi verilmesi gerekirken 201.000 TL üzerinden tasarruf yetkisi verilmesinin hatalı olduğunu, mahkemece her ne kadar 201.000 TL bedelli faturadan kaynaklanan asıl alacak ve ferileri olarak cebri icrayla tahsil yetkisi içeren hüküm verilmiş ise de bu bedelin tahsili amacıyla gerçekleştirilen icra takibi olan Konya 9.İcra Müdürlüğünün 2018/9781 esas sayılı dosyasında mevcut ihtiyati haciz masrafları ve icra dosyası masrafları hakkında hüküm verilmemiş olmasının da hukuki dayanaktan yoksunluk arz ettiğini, davalıların davanın açılmasına sebebiyet verdiklerinden dolayı yapılan tüm yargılama giderlerini ödemeye mahkum edilmeleri gerektiğini, bu nedenle yargılama giderleri ve vekalet ücreti hesaplamasının da düzeltilmesi gerektiğini, alacağın çeke bağlı olduğunu ve fatura üzerinden verilen kararın hatalı olduğunu, çeki düzenleyen kişinin çekin karşılık kalan bedelinin %10'unu ödemekle yükümlü olduğunu, mahkemece bu hususun da gözden kaçırıldığını, hükmedilen faizin de ticari faiz olarak karar altına alınması gerektiğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. 2.Davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; davacının isticvabında dükkanların 1 gün sonra satılacağını bildiğini, bunu bile bile devrettiğinin ikrar edildiğini, ortada muvazaa olmadığının açık olduğunu, davacı Dorya ile davalı Adakent ticari defterlerinin incelendiğini, bilirkişi raporunda dava konusu edilen çeklerin ticari defterlerde kayıtlı olmadığının tespit edildiğini, dava dilekçesinde alacak iddiasına dayanak edilen çeklerin gerçek dışı olduğunu ve davacının alacak iddiasının muvazaalı olduğunu, müvekkilinin dava konusu olayda iyi niyetli 3.kişi olduğunu, mahkemece davacının 201.000,00 TL alacaklı olduğunun kabul edildiğini, bu alacak iddiasının gerçek dışı olduğunu, bu alacak kadar alacaklı olduğu kabul edilse dahi sadece bu alacağı karşılayacak kadar tapunun iptal edilebileceğini, sadece 1 dükkanın dahi davacının alacağını fazlasıyla karşılayacağının açık olduğunu, tapuda gösterilen bedelin tek başına muvazaayı göstermeyeceğini belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekili ve ve davalı ... vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1.Davacı vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. 2.Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TBK'nın 19. maddesinde tanımını bulan muvazaa hukuksal nedenine dayalı muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 19. maddesi. 3. Değerlendirme 1.HMK'nin 33.maddesine göre Hakim, Türk hukukunu resen uygulamak zorundadır. Bir davada olayları belirtmek ve açıklamak taraflara, hukuki nitelendirme Hakime aittir. Bu nedenle tarafların hukuki nitelendirmeyi doğru yapmak zorunluluğu yoktur. Başka bir ifade ile Hakim, bildirilen hukuki sebeplerle bağlı olmayıp, hukuki sebebi kendiliğinden bulup uygulamakla sorumludur. Somut olayda, dava dilekçesindeki ileri sürüşe ve yargılama sırasındaki sözlü ve yazılı açıklamalara göre dava niteliği itibarıyla BK'nun 19. maddesine dayalı olarak açılan muvazaalı işlemin iptali istemine ilişkindir. İlk Derece Mahkemesince; davalı ...'nın tasarruf konusu malın bedelinin yalnızca 155.000TL'sini ödediğini yazılı belge ile ispatlayabildiği, taşınmazın davacı tarafından davalıya devredildikten sonraki gün davalı ...'ya temlik edildiği, buna göre devirler arasında kısa süre bulunduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmişse de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Muvazaalı işlemin iptali için salt bedel farkı yeterli olmayıp işlemin iki tarafının da fikir birliği içinde olması gerekir. Üstelik tapudaki satış bedeli dışında yapılan ödemelerin davalı 3. kişi tarafından devir tarihi veya devir tarihine yakın tarihli banka hesap hareketleri, banka ödemesi, kredi kullanımı gibi delillerle ispatlanması mümkün olup, bu belgelerdeki meblağların tapudaki bedele eklenerek mislini aşan bedel farkının varlığının değerlendirilmesi gereklidir. Somut olayda dava konusu 11 ve 12 nolu bağımsız bölümlerin 31.05.2018 tarihinde davalı borçlu şirket tarafından davalı 3.kişi ...'a toplamda 203.000,00 TL bedelle devredildiği, mahkemece yargılama sırasında alınan bilirkişi raporuna göre bu taşınmazların satış tarihindeki gerçek değerinin toplam 415.000,00 TL olduğu, davalı 3.kişi ... tarafından dosyaya sunulan dekonta göre davalı 3.kişi ...'ın 31.05.2018 tasarruf tarihinde davalı borçlu şirket hesabına 155.000,00 TL ödeme yaptığı, resmi tapu devir senedi ile ödendiği ispatlanan 203.000,00 TL ve dekonta göre yapılan ödeme göz önüne alındığında bedel farkının zaten bulunmadığı da anlaşılmaktadır. Bunun dışında, salt davalı borçlunun mal kaçırma amacı ile hareket etmesi de yeterli olmayıp, davalı 3.kişi Mustafa'nın da borçlunun bu amaçla hareket ettiğini bilen veya bilmesi lazım gelen şahıslardan ve borçluyla fikir birliği içinde olduğunun ispatlanması gerekir. Dosya içeriğinden davalı borçlu ve üçüncü kişinin birbirlerini tanıdıkları veya yakınlıklarının olduğu da ispat edilememiştir. Bu halde İlk Derece Mahkemesince, üçüncü kişinin kötüniyeti ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır. 2.Bozma ilamının kapsam ve şekline göre, davacı vekilinin temyiz itirazları şimdilik incelenmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA 2. İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA 3. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ve davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.