Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2357 E. 2024/4817 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2357
- Karar No
- 2024/4817
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/390 E., 2024/78 K. ASIL DAVADA DAVACILAR :...Mirasçıları ... ve diğerleri vekili Av. ... DAVALILAR : 1-... ve... Mirasçıları ...s vekili Av. ... 2-Eleni Çaatazoğlu
BİRLEŞTİRİLEN DAVA : İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/297 E.,2019/355 K. DAVACILAR : 1- ... vekili Av. ... 2- ... DAVALILAR : 1-... ve... mirasçıları ...s vekili Av. ... 2- ... vekili Av. ... 3- ... vekili Av. ... İHBAR OLUNAN : ... vekili Av. ...
BİRLEŞTİRİLEN DAVA :İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/165 E., 2020/274 K. vekili Av. ... DAVA TARİHİ :Asıl dava 28.09.1999 HÜKÜM/KARAR :Davanın reddine
Taraflar arasında görülen asıl ve birleştirilen satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil davalarında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir.
Karar asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA 1. Asıl davada davacılar vekili; İstanbul ili, ... ilçesi,... Mahallesinde bulunan 76 pafta, 1307 ada 2 parsel, 1306 ada 1 parsel ve 1305 ada 21 parsel sayılı taşınmazların, davacıların murisi...tarafından ...11. Noterliğinin 04.08.1978 tarih ve 40810 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ve ...3. Noterliğinin 18.06.1987 tarihli, 28542 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile satın alındığını, satış bedelinin ödendiğini belirterek davaya konu taşınmazlardaki davalıların hisselerinin iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
2. Birleştirilen İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/297 Esas, 2019/355 Karar sayılı davada; davacılar ... ve ... vekili;...mirasçıları tarafından 18.06.1987 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile edindikleri hak ve hisselerin ...20. Noterliğinin 04.12.1996 tarih ve 43793 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile satın alındığını ileri sürerek tapunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
3. Birleştirilen İstanbul 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/165 Esas, 2020/274 Karar sayılı davada; davacı ... vekili,...mirasçıları tarafından 18.06.1987 tarihli satış vaadi sözleşmesi ile edindikleri hak ve hisselerin İstanbul 25.Noterliğinin 14.04.1997 tarihli, 18401 yevmiye numaralı miras payının temliki sözleşmesi ve ...20. Noterliği'nin 17.04.1997 tarihli, 1444 yevmiye numaralı satış vaadi sözleşmesi ile satın alındığını ileri sürerek tapunun iptali ile davacılar adına tesciline karar verilmesini istemişlerdir.
II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... ile... mirasçıları vekili cevap dilekçesinde; satış vaadi sözleşmelerinin murislerinin ölümü sonrasında yapıldığını, ölüm ile vekalet ilişkisinin son bulduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 02.11.2021 tarihli ve 2019/42 Esas, 2021/732 Karar sayılı kararıyla; asıl ve birleştirilen İstanbul 1.Asliye Hukuk Mahkemesinin 2020/165 E. sayılı dosyasının reddine, birleştirilen İstanbul 5. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2016/297 E. sayılı dosyasında açılan davanın ise kabulüne karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 02.11.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili, asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... ile... mirasçıları vekili, davacı ... vekili, davacılar ... ve diğerleri vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 16.05.2022 tarih ve 2022/1194 Esas, 2022/3462 Karar sayılı ilamında; satış vaadi sözleşmesinde vaat borçlusu olan ... ve...'nin taşınmazlarda halen elbirliği maliki oldukları, iştirakin çözülmediği, satış vaadi sözleşmesinin ifa olanağının bulunmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3.Daire kararımızın asıl ve birleştirilen davada davacılar vekilleri ile asıl ve birleştirilen davalarda davalı ... ile... mirasçıları vekili tarafından karar düzeltme istemi üzerine; Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 25.10.2023 tarihli, 2023/4519 E. ve 2023/5036 K. sayılı ilamı ile; somut olayda tapu malikleri...'nin 16.12.1977 tarihinde, ...'in ise 09.07.1986 tarihinde öldüğü, 04.08.1978 tarihli sözleşme tarihinden önce malik ... ölmüş olduğundan bu tarihten sonra yapılan sözleşme ve temlik sözleşmelerinin geçerli olmadığı, bu nedenle asıl ve birleşen davaların esastan reddinin gerektiği, ...nin payı yönünden ise 04.08.1978 tarihli satış vaadi sözleşmesine dayanılarak talepte bulunabilinir ise de ... ile ...'nun tapuda elbirliği ile malik oldukları, bu halde sözleşmenin ifa olanağı bulunmadığı, bu paya yönelik davanın da reddi gerektiği gerekçeleriyle bozma kararının gerekçesi değiştirilmek üzere kaldırılması ve yukarıda açıklanan gerekçelerle hükmün bozulması gerekmiştir.
B.Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, 04.08.1978 tarihli sözleşme tarihinden önce malik...'nin 16.12.1977 tarihinde öldüğü, bu tarihten sonra yapılan sözleşme ve temlik sözleşmelerinin geçerli olmadığı, ...'nin payı yönünden satış vaadi sözleşmesine dayanılarak talepte bulunulabilinir ise de, ... ile ...'nun tapuda elbirliği ile malik oldukları, sözleşmenin ifa olanağının bulunmadığı, bu paya yönelik davanın da reddinin gerektiği gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili ile birleştirilen davalarda davacılar vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri 1. Asıl davada davacılar vekili ... ve devamı vekili temyiz dilekçesinde özetle; ...'in vekillik görevini kötüye kullanarak işlemler yaptığını, bu nedenle hukuki muamelelerinin geçersiz olduğunu, taşınmazda zilyetliklerinin devam ettiğini belirterek davanın kabulüne karar verilmesini istemiştir.
2.Birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; iştirakli olan payların tümü satıldığından sözleşmenin ifa olanağının olduğunu, vekalet verenlerin ölümünün bilinmediğini, öğrenmeden önce yapılan işlemlerin geçerli olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir.
3.Birleştirilen davada davacı ... vekili temyiz dilekçesinde özetle; vekalet verenlerin yurt dışında yaşamaları nedeni ile ölümlerinin bilinmemesinin doğal olduğunu, elbirliği ile sahip olunan payların tümünün satışa konu edildiğini ve sözleşmelerin ifa olanağının olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, asıl ve birleştirilen davalarda satış vaadi sözleşmesinden kaynaklı tapu iptal ve tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası.
2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun (4721 sayılı Kanun) 706 ve 716 inci maddeleri.
3. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 29, 237 ve 513 üncü maddeleri. 4.1512 sayılı Noterlik Kanunu'nun 89 uncu maddesi.
3. Değerlendirme 1.Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleştirilen davalarda davacılar vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Harç peşin ödendiğinden yeniden alınmasına yer olmadığına,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.