Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2615 E. 2024/4381 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2615
- Karar No
- 2024/4381
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/22 E., 2024/136 K. DAVALILAR : ... vekili Avukat ..., ... vekili Avukat ... FER'Î MÜDAHİL : ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 04.07.2012 KARAR : El atmanın önlenmesi talebinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne
Taraflar arasında görülen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay 8. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi talebinin konusuz kalması nedeniyle karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; müvekkili site yönetimine ait taşınmazın davalı ... Teşkilatını Güçlendirme Vakfına ait, diğer davalı ... Sitesi 2 Yönetimince lojman olarak kullanılan bina tarafından özel bir bariyerle kapatılarak otopark olarak kullanıldığını ileri sürerek; el atmanın önlenmesi ve ecrimisile karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP 1. Davalı ATGV vekili; lojmanın Hazineye ait olduğunu belirterek husumet itirazında bulunmuş; davalı ...; dava konusu yerin öncesinde Merkez Bankasına ait lojmanlar olup otuz yıldır süregelen kullanıma şimdiye kadar itirazda bulunulmadığını, eğer bu yerin davacılara ait olduğu kanıtlanır ise kurulan bariyeri hemen kaldırmaya hazır olduklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
2. Davalılar yanında fer'i müdahil olarak davaya katılan Hazine vekilii, davanın reddini istemiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemece yapılan yargılama sonucunda; “davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkında el atmanın önlenmesine ilişkin açılan dava konusuz kaldığından el atmanın önlenmesine ilişkin bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkında ecrimisil talebine ilişkin açılan davanın kabulü ile 21.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili, davalılardan ... vekili tarafından temyiz isteminde bulunulmuştur.
2. Yargıtay 1. Hukuk Dairesince: "el atmanın önlenmesi talebi yönünden harç eksikliği giderilmediği..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama sonucunda; “davalı ... hakkındaki davanın reddine, davalı ... hakkında el atmanın önlenmesine ilişkin açılan dava konusuz kaldığından el atmanın önlenmesine ilişkin bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkında ecrimisil talebine ilişkin açılan davanın kabulü ile 21.000,00 TL ecrimisilin dava tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine” karar verilmiştir.
C. İkinci Bozma Kararı 1. Karara karşı davacı vekili, davalılardan ... vekili ve fer'i müdahil Hazine vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulmuştur.
2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesince; "...davacı vekili ile davalı ... vekili ve fer'i müdahil Hazine vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine; her ne kadar Mahkemece davalı Site Yönetimi tarafından kurulan bariyerin sadece Mart 2011-Nisan 2012 döneminde taşınmazda bulunduğunun kabulü ile ecrimisile hükmedilmiş ise de bu kabule katılmanın mümkün olmadığı, davalı ... Sitesi 2 yönetiminin 14.08.2012 havale tarihli cevap dilekçesinde "dava konusu bu yerin davacılara ait olduğu kanıtlanır ise kurulan bariyeri hemen kaldırmaya hazır oldukları" beyanı ile cevap dilekçesinin sunulduğu tarih itibari ile halen taşınmazda bariyer kurulu bulunduğunu kabul ettiği, yargılama sırasında bariyerin kaldırılmış olduğu hususunda da taraflar arasında çekişme bulunmadığı, el atmanın önlenmesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiş olması doğru ise de bu talep yönünden davacının dava açarken haklı olduğu hususu gözden kaçırılarak yazılı olduğu şekilde yargılama giderleri ve vekalet ücretinden sorumlu tutulmasının doğru görülmediği; davalının cevap dilekçesindeki beyanı dikkate alınmadan Nisan 2012 tarihinde işgalin son bulduğu kabulüne varılması, bundan ayrı davacı Site Yönetimi sakinlerinin mülkiyet başlangıç tarihinin 11.08.2011 olduğu, bu tarihten önce mülkiyetin dosya içerisindeki beyanlardan Merkez Bankasına ait olduğunun anlaşıldığı ve davalı Site sakinlerinin kullanımına itirazda bulunulmadığı hususunun değerlendirilmediği; sonuç olarak davacı Site Yönetimi lehine 11.08.2011 tarihinden dava tarihine kadar ecrimisile hükmedilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile Mart 2011-Nisan 2012 dönemi için hesaplanan ecrimisile hükmedilmesinin doğru görülmediği..." gerekçesiyle karar bozulmuştur.
3. Davalı Site Yönetiminin karar düzeltme başvurusu reddedilmiştir.
D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece bozma kararına uyularak yapılan yargılama soncunda yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; “11.08.2011 tarihinden dava tarihine kadar ecrimisil hesabının 16.150,00 TL olarak bilirkişilerce hesaplandığı, davalı ... hakkında Mahkemece verilen davanın reddine ilişkin 20.12.2016 tarihli kararı kesinleştiğinden bu davalı ile ilgili olarak ayrıca bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkındaki el atmanın önlenmesine ilişkin dava konusuz kaldığından el atmanın önlenmesine ilişkin davada esas hakkında bir karar verilmesine yer olmadığına, davalı ... hakkındaki ecrimisil talebine ilişkin açılan davanın kısmen kabulüne” karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Site Yönetimi vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davalı Site Yönetimi vekili temyiz dilekçesinde özetle; davanın açılmasına sebebiyet vermediklerini, el atmanın önlenmesi yönünden aleyhlerine yargılama giderine hükmedilmesinin hatalı olduğunu, davacı tarafın iyi niyetli olmadığını belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 1. Bilindiği üzere, gerek öğretide ve gerekse yargısal uygulamalarda ifade edildiği üzere ecrimisil, diğer bir deyişle haksız işgal tazminatı, zilyet olmayan malikin, malik olmayan kötüniyetli zilyetten isteyebileceği bir tazminat olup, 08.03.1950 tarih ve 22/4 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararında; fuzuli işgalin tarafların karşılıklı birbirine uygun iradeleri ile kurduğu kira sözleşmesine benzetilemeyeceği, niteliği itibarı ile haksız bir eylem sayılması gerektiği, haksız işgal nedeniyle oluşan zararın tazmin edilmesi gerekeceği vurgulanmıştır. Ecrimisil, haksız işgal nedeniyle tazminat olarak nitelendirilen özel bir zarar giderim biçimi olması nedeniyle, en azı kira geliri karşılığı zarardır. Bu nedenle, haksız işgalden doğan normal kullanma sonucu eskime şeklinde oluşan ve kullanmadan kaynaklanan olumlu zarar ile malik ya da zilyedin yoksun kaldığı fayda (olumsuz zarar) ecrimisilin kapsamını belirler. Haksız işgal, haksız eylem niteliğindedir (YHGK'nın 25.02.2004 gün ve 2004/1-120-96 sayılı kararı).
2. 25.05.1938 tarih ve 29/10 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı ve Yargıtayın aynı yoldaki yerleşmiş içtihatları uyarınca ecrimisil davaları beş yıllık zamanaşımına tabi olup bu beş yıllık süre dava tarihinden geriye doğru işlemeye başlar.
3. Hemen belirtilmelidir ki, ecrimisil hesabı uzmanlık gerektiren bir husus olup, taşınmazın niteliğine uygun bilirkişi marifetiyle keşif ve inceleme yapılarak ve taleple bağlı kalınarak haksız işgal tazminatı miktarı belirlenmelidir. Alınan bilirkişi raporu, somut bilgi ve belgeye dayanmalı, tarafların ve hakimin denetimine açık, değerlendirmenin gerekçelerinin bilimsel verilere ve HMK'nın 266 vd. maddelerine uygun olmalıdır.
4. Bu nedenle, özellikle tarım arazilerinin haksız kullanımı nedeniyle ürün esasına göre talep varsa, bu konudaki resmi veriler, taşınmazın bulunduğu bölgede ekilen tarım ürünlerinin neler olduğu tarım il veya ilçe müdürlüğünden sorulmalı, ekildiği bildirilen ürünlerin ecrimisil talep edilen yıllara göre birim fiyatları ve dekara verim değerleri, hal müdürlüğünden ilgili dönem için getirtilmeli, bölgede münavebeli ekim yapılıp yapılmadığı, taşınmazın nadasa bırakılıp bırakılmadığı tespit edilmelidir.
5. Eğer, özellikle arsa ve binalarda kira esasına göre talep varsa, taraflardan emsal kira sözleşmeleri istenmeli, gerekirse benzer nitelikli yerlerin işgal tarihindeki kira bedelleri araştırılıp, varsa emsal kira sözleşmeleri de getirtilmeli, dava konusu taşınmaz ile emsalin somut karşılaştırması yapılmalı, üstün veya eksik tarafları belirlenmelidir.
6. İlke olarak, kira geliri üzerinden ecrimisil belirlenmesinde, taşınmazın dava konusu ilk dönemde mevcut haliyle serbest şartlarda getirebileceği kira parası, emsal kira sözleşmeleri ile karşılaştırılarak, taşınmazın büyüklüğü, niteliği ve çevre özellikleri de nazara alınarak yöredeki rayiçe göre belirlenir. Sonraki dönemler için ecrimisil değeri ise ilk dönem için belirlenen miktara ÜFE artış oranının tamamının yansıtılması suretiyle bulunacak miktardan az olmamak üzere takdir edilir.
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı HMK’nın geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrasının atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı HUMK’un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birisinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı Site Yönetiminin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Site Yönetimi vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,
Kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere,
09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.