Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2024/2293 E. 2024/7246 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2293
- Karar No
- 2024/7246
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2023/731 Esas, 2024/118 Karar HÜKÜM : Davanın reddi
İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak verilen karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
KARAR
I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin ... A.Ş. şubesine banka personelinin telkin ve yönlendirmesi ile para yatırdığını, paranın usulsüz olarak off-shore hesabına aktarıldığını, müvekkilinin yatırdığı paranın mahkeme kararı ile iade alındığını, ancak enflasyon nedeniyle müvekkilinin parasının değerini kaybettiğini, müvekkilinin munzam zararı olduğunu ileri sürerek ıslah dilekçesi ile toplam 324.959,75 TL munzam zararın davalıdan tahsilini talep etmiştir.
II. CEVAP 1.Davalı vekili cevap dilekçesinde; husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esasa ilişkin savunmalarda bulunarak davanın reddini istemiştir.
2.Feri müdahiller vekilleri; husumet, zamanaşımı, hak düşürücü süre ve esasa ilişkin savunmalarda bulunarak davanın reddini istemiştir.
III.MAHKEME KARARI Mahkemece bozma ilamına uyularak; davacının parasını geç tahsil ettiği için temerrüt faizini aşan somut bir maddi zarara uğradığını ispat edemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir.
IV. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, munzam zararın somut olarak ispatına ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Kanun'un 122 nci maddesi.
3. Değerlendirme 1.Dosyadaki yazılara, Mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan diğer temyiz itirazları yerinde değildir.
2.Mahkeme karar tarihinde (15.02.2024) yürürlükte bulunan 2024 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin dördüncü fıkrasında, "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur. " düzenlemesine yer verilmiş olup, tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde Tüketici Mahkemelerinde görülen davalar için 9.000,00 TL ücret belirlenmiştir.
Somut olayda, talep olunan alacak hukuki yapısı nedeniyle bir tazminat alacağı olup, davanın tümden reddine karar verildiğine göre, yukarıda belirtilen düzenleme uyarınca maktu vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken yazılı şekilde nisbi vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesi ve 5236 sayılı Kanun’un geçici 2 nci maddesi yollamasıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 5236 sayılı Kanun’un 16 ncı maddesi ile değiştirilmeden önceki 438 inci maddesinin yedinci fıkrası gereğince mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar vermek gerekmiştir.
V.SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) numaralı bend uyarınca davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “Davalı kendini vekili ile temsil ettirdiğinden ...Ü.T.'ne göre tayin edilen 50.743,96 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ” ibaresinin çıkartılarak yerine “Davalı kendini vekili ile temsil ettirdiğinden ...Ü.T.'ye göre tayin edilen 9.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınıp davalıya verilmesine, ” ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 09.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.