Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/1812 E. 2024/4727 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/1812
Karar No
2024/4727
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2012/6 E., 2023/303 K. ASIL DAVADA DAVACI : ... vekilleri Avukat ... ASIL VE BİRLEŞTİRİLEN DAVADA DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. BİRL. DAVADA DAVACI : ... DAVA TARİHİ : 23.12.2011 KARAR : Asıl ve birleştirilen davaların reddi

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen vasiyetnamenin iptali ve tenkis davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, birleştirilen dava hakkında Yargıtay 3. Hukuk Dairesince İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleştirilen davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı asıl davada davacı vekili tarafından duruşma istemli olarak ve birleştirilen davada davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 22.10.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir.

Belli edilen günde asıl davada davacı vekili Av. ... geldi. Açık duruşmaya başlandı. Gelenlerin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra açık duruşmanın bittiği bildirildi. İşin incelenerek karara bağlanması için Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA 1 .Asıl davada davacı vekili 23.12.2011 tarihli dava dilekçesinde; tarafların mirasbırakanı ...ın 24.10.2011 tarihinde vefat ettiği, muris tarafından ... 1. Noterliğinin 19.02.2010 tarih ve 934 yevmiye nolu vasiyetnamesi ile bir kısım mal varlığının davalılara bırakıldığı, 88 yaşında olan murisin davalıların baskı ve kandırması sonucu yaptığı vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

2 Birleştirilen davada davacı vekili 08.02.2012 tarihli dava dilekçesinde; tarafların mirasbırakanı ...ın 24.10.2011 tarihinde vefat ettiği, muris tarafından ... 1. Noterliğinin 19.02.2010 tarih ve 934 yevmiye nolu vasiyetnamesi ile bir kısım mal varlığının davalılara bırakıldığı, 88 yaşında olan murisin davalıların baskı ve kandırması sonucu yaptığı vasiyetnamenin iptali; olmaz ise tenkisine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Asıl ve birleştirilen davalarda davalılar vekili cevap dilekçesinde davanın reddini istemiştir.

III. MAHKEME KARARI: Birleştirme kararından önce ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 02.04.2013 tarihli ve 2012/62 Esas, 2013/183 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulüne karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. ... 2. Asliye Hukuk Mahkemesi 02.04.2013 tarihli ve 2012/62 Esas, 2013/183 Karar sayılı kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 3. Hukuk Dairesi 13.01.2014 tarih ve 2013/15647 Esas, 2014/77 Karar sayılı ilamında; davacı tanıklarının vasiyetnamenin düzenlenmesi sırasında davalıların baskı yaptıklarına ilişkin beyanlarının soyut ifadeden ibaret olup itibar edilemeyeceğini, mahkemece; vasiyetnamenin iptali için bir sebebin bulunmadığı gözetilerek iptal isteminin reddi ile davacı tarafın terditli olarak ileri sürdüğü tenkis talebinin incelenmesi ve ulaşılacak sonuç çerçevesinde bir hüküm kurulması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. Birleştirme Kararı Mahkemeye açılan 2021/423 Esas sayılı eldeki dava dosyası ile Mahkemenin 2012/6 Esas sayılı dava dosyası arasında hukuki ve fiili irtibat bulunması gerekçesiyle, eldeki dava dosyasının Mahkemenin 2012/6 Esas sayılı dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkeme, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında asıl dava ve birleştirilen davaların reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl davada davacılar vekili ile birleştirilen davada davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1 Asıl davada davacı vekili Bölge Adliye Mahkemesine hitaben verdiği duruşma talepli temyiz dilekçesinde özetle; Mahkemece eksik araştırma ile hüküm kurulduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkilleri lehine kaldırılmasını istemiştir.

2. Birleştirilen davada davacı temyiz dilekçesinde özetle; mahkemece eksik araştırma ile hüküm kurulduğu, vekalet ücretinin hatalı olarak takdir edildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının lehine kaldırılmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, vasiyetnamenin iptali olmadığı takdirde tenkis istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedinci fıkrası ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme 1.Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3 üncü maddesinin birinci fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanun'un temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin ikinci fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce aleyhine istinaf yoluna başvurulmuş olan kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 427 ile 444 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 nci ve 444 üncü maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341-360 ncı maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerinin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur.

2. Hemen belirtilmelidir ki, daha önce Yargıtay denetiminden geçen birleştirilen 2021/423 Esas sayılı dosyanın “İstinaf’ kanun yoluna tabi olmadığı açıktır. Ne var ki, asıl dava olan 2012/6 Esas sayılı dosya yönünden ise karar tarihi 14.07.2023 olup, bu dava ile ilgili daha önce Yargıtayın bir denetimi de söz konusu olmadığından, anılan kararın "İstinaf' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Dosyanın Mahkemesine iadesine,

22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/1812, K. 2024/4727, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-1812-e-2024-4727-k-64fd6a44684b