Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2356 E. 2024/3295 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/2356
- Karar No
- 2024/3295
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Sakarya Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1608 E., 2024/537 K. DAVA TARİHİ : 30.12.2016 KARAR : Davanın kısmen kabulü TEMYİZ EDENlLER : Taraf vekilleri İLK DERECE MAHKEMESİ : Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/177 E., 2021/80 K. Taraflar arasında görülen ve istinaf incelemesinden geçen suya el atma nedenine dayalı ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraflarca temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde, davalı şirketin maliki olduğu 173 parsel sayılı taşınmaz içerisinde bulunan kaynak suyunun ticari faaliyete konu edilerek "..." markası ile satıldığını, dava konusu suyun devletin hüküm ve tasarrufu altında olduğunu, özel mülkiyete konu edilemeyeceğini, bu tür suların ticari amaçlı kullanımı için ilgili idareden kiralama yapılması gerektiğini, haksız kullanıma ilişkin davalı şirket aleyhine daha önce Sapanca Asliye Hukuk Mahkemesinin 2012/246 Esas sayılı dosyasında dava açıldığını, müdahalenin men’ine ve ecrimisil talebi yönünden ise davanın kısmen kabulüne karar verildiğini belirterek, fazlaya ilişkin haklarını saklı tutarak dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık süre için belirlenecek ecrimisilin tahakkuk dönemleri göz önüne alınarak kamu alacaklarına uygulanan en yüksek faiz ve masrafları ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 25.09.2018 tarihli dilekçesi ile Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 180 inci maddesi uyarınca davayı tamamen ıslah ederek suya vaki müdahalenin men'i ile 1.257.250,56 TL ecrimisil isteminde bulunmuş ve faiz başlangıcının her bir döneme ilişkin ayrı ayrı ve alacağın muaccel hale geldiği dönem sonu tarihlerinden başlamak üzere hüküm altına alınmasını istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde, dava konusu suyun kendisine ait taşınmazdan çıktığını, kaynak suyu olduğunu, kaynak suyunun arazinin bütünleyici parçası olduğunu beyan ederek davanın reddini savunmuştur. Davalı, davacının ıslah talebine karşı zamanaşımı def'inde bulunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 25.02.2021 tarihli ve 2020/177 Esas, 2021/80 Karar sayılı kararıyla; davanın el atmanın önlenmesi talebi yönünden reddine, davacının ecrimisil talebi yönünden kısmen kabul kısmen reddine, 30.12.2011 – 30.12.2012 dönemi için 134.612,89 TL, 30.12.2012 – 30.12.2013 dönemi için 137.973,00 TL, 30.12.2013 – 30.12.2014 dönemi için 148.332,50 TL, 30.12.2014 – 30.12.2015 dönemi için 158.407,20 TL, 30.12.2015 – 30.12.2016 dönemi için 168.000,00 TL' nin her bir dönem için dönem sonundan itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunmuşlardır. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 15.09.2021 tarihli ve 2021/858 Esas, 2021/1129 Karar sayılı kararıyla; usul ve esas ve de dosya kapsamı/içeriği yönünden yasaya aykırı olduğu anlaşılmakla, davalı vekili ile davacı vekilinin istinaf başvurularının kısmen kabulüne ve İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması ile yeniden hüküm tesisine, davacının ecrimisil talebinin kısmen kabulüne, 30.12.2011 – 30.12.2012 dönemi için 16.449,35 TL, 30.12.2012 – 30.12.2013 dönemi için 17.595,88 TL, 30.12.2013 – 30.12.2014 dönemi için 18.715,00 TL, 30.12.2014 – 30.12.2015 dönemi için 19.783,60 TL, 30.12.2015 – 30.12.2016 dönemi için 21.750,00 TL'nin her bir dönem için dönem sonundan itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin isteminin reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. 2. Dairemizin 07.06.2022 tarih ve 2021/7216 Esas, 2022/4118 Karar sayılı kararı ile önceki dönem için hükme esas alınan jeoloji bilirkişi raporu ile mevcut dosya yönünden baz alınan jeoloji bilirkişi raporu arasındaki yıllık ortalama debi miktarı konusundaki çelişki giderilmediği gibi (taraflar arasında) aynı taşınmazın başka bir kısmına yönelik imzalanan kira sözleşmesinin de dikkate alınmadığı belirtilerek, hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda araştırma yapıldığı, davacı tarafa aynı taşınmazın başka bir kısmına yönelik olarak imzalanan kira sözleşmesini sunmak üzere süre verildiği ancak, davacı tarafça herhangi bir sözleşme bulunmadığının beyan edildiği, önceki dönem için hükme esas alınan jeoloji bilirkişi raporu ile eldeki dosyada bulunan veriler arasındaki çelişkilerin giderilmesi için dosyanın tekrar bilirkişiye tevdi edildiği, alınan bilirkişi raporu ile çelişkinin nereden kaynaklandığı hususunun irdelendiği, ecrimisil talep edilen dönem için kaynak debisinin 0,76 lt/sn olarak tespit edildiği, bu miktar üzerinden ecrimisil miktarının belirlendiği belirtilerek, davacının ecrimisil talebinin kısmen kabulü ile; 30.12.2011 – 30.12.2012 dönemi için 82.870,00 TL, 30.12.2012 – 30.12.2013 dönemi için 84.900,32 TL, 30.12.2013 – 30.12.2014 dönemi için 90.817,87 TL, 30.12.2014 – 30.12.2015 dönemi için 96.593,89 TL, 30.12.2015 – 30.12.2016 dönemi için 102.109,40 TL olmak üzere toplam 457.291,48 TL'nin her bir dönem için dönem sonundan itibaren işleyecek kamu alacaklarına uygulanacak en yüksek faizi ile birlikte davalı şirketten alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuşlardır. B. Temyiz Sebepleri 1. Davacı vekili temyiz dilekçesinde, Mahkemece hesaplamaya baz alınan debinin düşük belirlendiğini, debinin 2 lt/sn birimden fazla olması gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir. 2. Davalı vekili temyiz dilekçesinde, zamanaşımı nedeniyle davanın reddi gerektiğini, davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığını, ihtar şartının yerine getirilmediğini, müvekkilinin davaya konu olan suyu kullanmadığını, faydalı ihtiyaç miktarı hususunun dikkate alınması gerektiğini ileri sürerek, hükmün bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, suya el atmadan kaynaklanan ecrimisil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, “Mülkiyet hakkının içeriği” başlıklı 683 üncü maddesi, “Mülkiyet İlişkisi” başlıklı 722 inci maddesi, “İyi niyetli olmayan zilyet bakımından” başlıklı 995 inci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalıya yükletilmesine, davacıdan onama harcı peşin alındığından yeniden alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 10.06.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.