Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2175 E. 2024/2924 K.

Konu: El Atmanın Önlenmesi Ve Kal

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2175
Karar No
2024/2924
Karar Tarihi
Konu
El Atmanın Önlenmesi Ve Kal

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/705 E., 2022/890 K. DAVA TARİHİ : 11.07.2013 KARAR : Davanın kabulü Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi ve kal davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili; müvekkilinin taşınmazına komşu parselde bulunan inşaatın taşkın olduğunu belirterek el atmanın önlenmesi ve kal talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili; müvekkilinin kötüniyetli olmadığını, evin değerinin arsanın değerinden fazla olduğunu belirterek savunma yoluyla temliken tescil talebinde bulunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 03/03/2015 tarihli ve 2013/427 Esas, 2015/143 Karar sayılı kararı ile; davanın kabulüne, 5668 ada 14 No.lu parsel içerisinde bulunan kırmızı boya ile gösterilen 38,13 metrekarelik alana davalının müdahalesinin menine, A, B, C ve D harfiyle gösterilen yapıların kâline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin 03/03/2015 tarihli kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 8. Hukuk Dairesinin 30.09.2020 tarihli ve 2018/5121 Esas 2020/5622 Karar sayılı kararıyla; davalının temliken tescil talebi yönünden inceleme ve araştırma yapılmadan eksik inceleme ile karar verildiği belirtilerek hüküm bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma ilamı doğrultusunda davalı taraf her ne kadar iyi niyet savunmasında bulunmuş ise de; çaplı taşınmaza inşaat yapılması durumunda kural olarak iyiniyet iddiasında bulunulamayacağı, temliken tescilin şartlarından olan iyiniyet koşulu gerçekleşmediği için davalının temliken tescil talebinin reddine, davacının el atmanın önlenmesi davasının kabulüne, krokide kırmızı boya ile gösterilen 38,13 metrekarelik alana davalının el atmasının önlenmesine, krokide kırmızı alan içerisinde A harfi ile gösterilen deponun giren kısmının, B harfi ile gösterilen kısmın, C harfi ile gösterilen kısmın ve D harfi ile gösterilen kısmın üzerinde bulunan ve davalı tarafından yapılan yapıların kal’ine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; müvekkilinin taşınmazı 12/06/2002 tarihinde, davacının ise kendi taşınmazını 22/08/2003 tarihinde satın aldığını, müvekkilinin dava konusu yapıları kendi parseli içinde kaldığı düşüncesiyle davacının bilgisi dahilinde yaptığını, davacının 15 günlük süre içinde itiraz etmediğini ileri sürerek kararın bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, elatmanın önlenmesi ve kal, savunma yoluyla temliken tescil istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası. 2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 683, 722, 724 ve 725 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Kural olarak davada el atmanın önlenmesi talebi yanında yıkım isteğinin de bulunması halinde, yıkımı istenen yapı, 4721 sayılı Kanunun 684 ve 718 inci maddelerinde yer alan hükümler uyarınca, üzerinde veya altında bulunduğu taşınmazın tamamlayıcı parçası (mütemmim cüzü) haline geleceğinden ve taşınmazın mülkiyetine tabi olacağından, ayrıca; yıkım istekli davalarda, yargılama sonucu verilecek karar, davada taraf olmayan paydaşları da etkileyeceğinden, anılan taşınmazlardaki tüm kayıt maliklerinin davada taraf olmalarında zorunluluk vardır. Somut olayda, dava konusu taşınmaza taşkın yapı yapılan komşu 34310 ada 2 parsel(eski 3336 parsel) öncesinde davalıya aitken güncel tapunun incelenmesinde, dava dışı ...’a ait olduğu görülmektedir. Hâl böyle olunca; yukarıda belirtilen ilke doğrultusunda dava konusu taşınmaz maliki yönünden taraf teşkili sağlanarak, yapılacak yargılamada hasıl olacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, bu husus göz ardı edilerek karar verilmiş olması doğru görülmemiş bozmayı gerektirmiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Mahkeme kararının BOZULMASINA, Bozma sebebine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 1086 sayılı Kanunu'nun 440 ıncı maddesinin 3 inci fıkrasının 1, 2, 3 ve 4 üncü bentleri gereğince karar düzeltme yolu kapalı olmak üzere, 27.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2175, K. 2024/2924, T. 27.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2175-e-2024-2924-k-ce10a3b18bcc