Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/549 E. 2024/5430 K.
Konu: Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2024/549
- Karar No
- 2024/5430
- Karar Tarihi
- Konu
- Muhdesatın Aidiyetinin Tespiti
MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/513 E., 2023/1283 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVALILAR : ... vd. vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 30.09.2020 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : ... Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/90 E., 2022/104 K. Taraflar arasındaki muhdesatın aidiyetinin tespiti davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; Gümüşhane ili, ... ilçesi,...Mahallesi, 345 ada 25 parselde 148.38 m² alana sahip tapuya kayıtlı taşınmaz üzerinde bulunan kargir bir katlı dükkan olarak tapu kaydında yer alan bina ve eklentilerinin davacılardan ... ve davacıların murisi Yusuf Hünkar tarafından inşa edildiğini belirterek muhdesatın davacılara ait olduğunun tespitine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; Kadastro Kanunu'nunda düzenlenen on yıllık hak düşürücü sürenin dolduğunu, muhdesatın kadastrodan önce meydana getirildiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dosyasındaki tapu kayıtları incelendiğinde, davaya konu muhdesatların tapuda kayıtlı olduğu, Kadastro Kanunu 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca hak düşürücü sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; hak dürüşücü sürenin uygulanamayacağını belirterek kararın kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda dava konusu yapının, ortaklığın giderilmesi dava dosyasından alınan 02.12.2019 tarihli bilirkişi raporunda 30-35 yaşında olduğu, dava konusu muhdesatın kadastro tespitinden önce taşınmaz üzerinde bulunduğunun kadastro tutanağı ve tüm dosya kapsamıyla sabit olduğu, eldeki davanın ise hak düşürücü sürenin dolmasından sonra 30.09.2020 tarihinde açıldığı, davanın Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrasındaki 10 yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebeplere ek olarak davalılar lehine fazla vekalet ücretine hükmedildiğini belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulması ve davanın kabulüne karar verilmesi istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, muhdesatın aidiyetinin tespiti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 2.4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 684 ve 718 inci maddeleri. 3.3402 sayılı Kadastro Kanunu'nun 12 nci maddesinin üçüncü fıkrası. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesi, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.12.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.