Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5355 E. 2024/4570 K. – Temliken Tescil
Konu: Temliken Tescil
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5355
- Karar No
- 2024/4570
- Karar Tarihi
- Konu
- Temliken Tescil
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1516 E., 2023/1232 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. DAVALIlAR : ... ve ... mirasçıları vd. DAVA TARİHİ : 07.05.2012 KARAR : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/336 E., 2021/169 K.
Taraflar arasındaki temliken tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili; 6027 ada 1 parselde kayıtlı taşınmazda ...payına karşılık düşen alanın 88,97 m² olduğunu, muris tarafından iyi niyetle binanın yapıldığı 46 Sokak, 71 numaralı yapının 171 m²'lik arsa içinde olduğunu, bu konuda bilfiil kullanılma yönünden davalı dahil diğer tüm hissedarlarla herhangi bir niza ve ihtilafın söz konusu olmadığını, binanın bulunduğu arsanın hükmen ifrazı ile 923 m²'lik kısmın 6027 ada 3 parsel içerisinde kaldığını ve binanın bulunduğu 3 parseldeki davacı müvekkillerinin murisinin ...payı karşılığı düşen alanın 15,68 m² olduğunu, murisin 73,29 m²'lik payının hükmen yapılan ifraz sonucunda 6027 ada 2 parselde kaldığını, davalı ... Çolakoğlu'nun taşınmaz üzerindeki bütüne dair hissesinin 13567232/22447680 olduğunu ve 155,31 m²'ye tekabül ettiğini, davalının, müvekkilleri dahil taşınmazdaki tüm hissedarlar aleyhine İzmir 10. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2007/8 Esas sayılı dosyası ile dava açtığını, ecrimisil istekli davasının reddedildiğini ve kararın kesinleştiğini, davalının İzmir 5. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2010/1487 Esas sayılı dosyası ile ortaklığın giderilmesi davası açtığını, davada kendilerine uygun bir bedel karşılığında arsa hissesinin devri yönündeki taleplerinin reddedildiğini ileri sürerek; davalı ve müvekkilleri hissesi üzerindeki binanın değerinin keşfen belirlenmesine, bina değeri ile davalı hissesine konu arsa değeri arasında açık fark olduğundan zemin malikine ödenecek uygun bedelin belirlenerek davaya konu payın iptali ile temliken tescil suretiyle müvekkilleri adına verasetteki payları oranında tesciline karar verilmesini istemiştir.
II. CEVAP Davalılar, davanın reddini savunmuşlardır.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “TMK'nın 724 üncü maddesinde yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa, iyi niyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebilir hükmünün düzenlendiği, somut olayda davanın kabulü için gerekecek olan objektif şart niteliğindeki yapının değerinin arazi değerinden fazla olması şartının gerçekleşmediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; dava konusu taşınmaz 6027 ada, 1 parselken İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2002/23 E. -158 K. sayılı kararı ile hükmen ifraz ile 923 parsel olarak müvekkillerinin murisi ...adına ...hisse ile ve diğer davalılar adına tescil edildiğini, tüm paydaşların tarla vasıflı taşınmaza hissedar olduklarını, Mahkemece taşınmazdaki hisse oranlarının celp edilmediğini, müvekkilinin bu alan üzerinde 6027 ada 1 parselde ...hissesi muris ... adına kayıtlıyken bu hissenin yanlış verildiği beyanı ile tashihen 8897 metrekare olarak tescil edildiğini, müvekkilinin işgal ettiği alanın 171 metrekare olduğunu, aradaki fazla kullanımın 82 metrekare olup, toplam alanın bu hali ile 171 metrekare olduğunu, son hali ile müvekkilinin hisse oranın ...olduğunu, hisselere göre fiili kullanma alanlarının uygunluk teşkil edip etmediğinin belli olmadığını, Mahkemece tüm hissedarların hisse oranlarının adı geçen metrekareleri üzerinden celp edilmediğini, hissedarlar arasında bir niza olmadığını, Mahkemece enkaz bedel değerlendirilmesinin hatalı olduğunu, arazinin tarla vasfında olduğunu, ödenecek bedelin belirlenmesi bakımından 3194 sayılı Kanunun 18. maddesine göre işlem zarureti olan bir arazide ve böyle vasıflı bir imar adasında bağımsız yapılaşma parseli olmayan yer için bilirkişiden ek rapor alınmasının gerektiğini, binanın bulunduğu 6027 ada 3 parselde arsa arazi düzenlemesi yapılmadığını, bilirkişinin emsal olarak olarak aldığı taşınmazın uygun olmadığını, Büyükşehir Belediyesi ile 960 TL/metrekare üzerinden anlaşma yapıldığını, 2014 yılı asgari emlak vergisi değerinin 990,00 TL /metrekare olduğunu, bilirkişilerce 2.706,60 TL/metrekare değer belirlenmesinin çelişki oluşturduğunu, bilirkişilerce binanın alanı 171,00 metrekareykenken 183,96 metrekare olarak bildirildiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmişlerdir.
C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile: “dava konusu 6027 ada, 3 parsel sayılı, 923 metrekare yüzölçümlü, tarla vasıflı taşınmazın müşterek mülkiyet hükümlerine göre taraflar adına kayıtlı olduğu, taşınmazda davacılar murisi ...Erdoğan payının ...olduğu (15,68 metrekare), yapının ise taşınmazın 183,96 metrekareliklik kısmını işgal ettiği, bilirkişi tarafından davacılar murisinin payı dışında kalan 168,28 metrekare alanın dava tarihi itibariyle değerinin 455.517,13 TL, binanın değerinin 203.283,75 TL olarak tespit edildiği, buna göre arsa değerinin, yapı değerinden açıkça fazla olduğu ve objektif koşulun gerçekleşmediği, Mahkemece denetime elverişli şekilde hazırlanan bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığı” gerekçesiyle istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; dava dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki iddialarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, TMK’nın 724. maddesine dayalı temliken tescil istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk TMK’nin “Arazinin mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesi” başlığını taşıyan 724. maddesi: ‘Yapının değeri açıkça arazinin değerinden fazlaysa, iyiniyetli taraf uygun bir bedel karşılığında yapının ve arazinin tamamının veya yeterli bir kısmının mülkiyetinin malzeme sahibine verilmesini isteyebilir.’ düzenlemesini ihtiva etmektedir.
3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanunun 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.
2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davacılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere yükletilmesine,
16.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi