Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5356 E. 2024/7252 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5356
Karar No
2024/7252
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/3638 Esas, 2023/230 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Adana 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/953 E., 2022/822 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerine ait olan dava konusu taşınmazların 14.12.2017 tarihinde davalı tarafa satıldığını ve tapuda devredildiğini, ancak devir tarihinde ekonomik olarak sıkıntı içinde olan davacıların taşınmazları gerçek değerinin çok altında bir bedelle davalıya sattığını, karşılıklı edimler arasında oransızlık olduğunu ileri sürerek öncelikle taşınmazların tapusunun gabin nedeniyle iptali ile davacılar adına tesciline, olmadığı takdirde eksik ödenen taşınmaz bedelinin tespiti ile davacılara ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın iddialarının gerçeği yansıtmadığını, davacının tacir olup basiretil bir tacir gibi davranması gerektiğini, devir tarihinde davacının müzayaka halinde olmadığını, kaldı ki müvekkilinin davacının müzayaka halinde olup olmadığını bilmesinin mümkün de bulunmadığını, davacının iddialarını ispatlaması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 28 inci maddesi uyarınca gabin (aşırı yararlanma) nedeniyle sözleşmeden dönülebilmesi veya edimler arasındaki oransızlığın giderilmesinin talep edilebilmesi için edimler arasındaki oransızlık (objektif unsur) ile tacir olan davacıların ekonomik olarak zor durumda bulunduğu ve satışın bu nedenle düşük bedelle yapıldığını (sübjektif unsur) ispat yükünün davacı tarafa düştüğü, sözleşmeye konu bağımsız bölümlerin satış tarihindeki toplam rayiç değerinin bilirkişi raporuyla tespit edildiği üzere 7.780.000,00 TL olduğu, davacıların taşınmaz bedeli olarak aldığı 4.840.000,00 TL bedelin rayiç değerin %50’sini (%62,21) aştığından gabinin objektif unsurunun somut olayda gerçekleşmediği, satış tarihinde davacıların ekonomik olarak zor durumda bulunduğu ve satışın bu zor durumda bulunma nedeniyle düşük bedelle yapıldığı vakıasının da yargılama sürecinde davacı tarafın ticari defterlerini sunmaması, diğer delillerin bu vakıayı sabit göstermemesi nedeniyle ispatlanmadığı, tanık delilinin ispat açısından tek başına yeterli olmadığı gerekçesiyle ispatlanamayan davanın reddine karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, davacı tarafça ileri sürülen iddianın ispatlanamadığı, mahkeme kararında usul ve esas yönünden hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, gabin iddiasına dayalı olarak tapu iptali ve tescil, olmazsa taşınmazın rayiç bedelinin tahsili istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2.6098 sayılı Kanun'un 28 inci maddesi.

3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden taraflara ayrı ayrı yükletilmesine, 09.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5356, K. 2024/7252, T. 09.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5356-e-2024-7252-k-e93e95c2177e