Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2023/5343 E. 2024/7609 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
11. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5343
Karar No
2024/7609
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI :2021/976 Esas, 2023/856 Karar HÜKÜM :Davanın kabulüne İLK DERECE MAHKEMESİ :Ankara 4. Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi SAYISI :2020/158 E., 2021/58 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı Yargıtayca duruşma istemli olarak davalı ... vekili, duruşma istemsiz olarak davalı Kurum tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne, dava, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin ikinci fıkrası gereğince miktar veya değer söz konusu olmaksızın duruşmalı olarak incelenmesi gereken dava ve işlerin dışında bulunduğundan duruşma isteğinin reddine karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

KARAR

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin tanınmış "..." ibareli markaların sahibi olduğunu, davalının 2019/39841 sayılı ve "... Süt Ürünleri Damak Zevkiniz + şekil" ibareli marka başvurusuna yaptıkları itirazın Yeniden İnceleme ve Değerlendirme Kurulu (YİDK) kararıyla nihai olarak reddedildiğini, oysa başvurunun esas unsurunun "..." ibaresi olması nedeniyle taraf markalarının ayırt edilemeyecek derecede benzer olduğunu, başvurunun 6769 sayılı Sınai Mülkiyet Kanunu'nun (6769 sayılı Kanun) 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç), (d), (f) bentleri ve 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları uyarınca da reddi gerektiğini, başvurunun müvekkilinin markalarının tanınmışlığından haksız yarar sağlayacağını ve kötü niyetle yapıldığını ileri sürerek YİDK'nın 2020-M-2237 sayılı kararının iptaline ve tescil edilmesi halinde markanın hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin dava konusu markayı 6-7 yıldır kullandığını, ondan önce de markaların başkaları tarafından kullanıldığını, müvekkilinin bu ibareyi devraldığını, "..." ibaresinin müvekkilinin faaliyet gösterdiği Denizli Çivril İlçesine ait bir coğrafi yerin adı olduğunu, müvekkilinin kötü niyetli olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir.

2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkili kurum kararının usul ve yasaya uygun olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesince, davalının "... Süt Ürünleri Damak Zevkiniz+şekil" ibareli marka başvurusu ile davacının "şekil+..." ibareli tescilli markaları arasında bir kısım mal/hizmetler aynı olsa da biçim, düzenleme ve tertip tarzı itibariyle görsel, sesçil ve anlamsal olarak ortalama tüketicileri iltibasa düşürecek derecede bir benzerlik bulunmadığı, işin uzmanı yahut dikkatli kişilerden oluşmayan, makûl düzeyde bilgilendirilmiş, mesnet marka ve başvuru konusu işareti aynı anda görüp detaylarını karşılaştırma olanağı bulunmayan, daha önce görüp yararlandığı markanın aşağı yukarı net anısının tesirinde olan ortalama düzeydeki alıcı kitlesinin, yargılama konusu mallar/hizmetler için ayırdığı satın alma/faydalanma süresi içinde, davalının başvuru markasını gördüğünde derhal ve hiç düşünmeden davacının tescilli markalarından farklı bir marka olduğunu algılayabileceği, başvuru konusu işaret ile davacı markası arasında işletmesel bağlantı olduğu ya da idari ve ekonomik açıdan birbiriyle bağlantılı işletme tarafından piyasaya sunulan markalı mallar/hizmetler algısının da oluşmayacağı, taraf marka işaretleri benzemediğinden 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrasındaki iltibasın bulunmadığı kanaatinin oluştuğu, davacı tarafın 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin üçüncü fıkrası anlamında önceye dayalı kullanım ve gerçek hak sahipliği iddiasının kanıtlanmadığı, taraf marka işaretleri benzemediğinden tanınmışlık koşulunun da oluşmadığı, davacı tarafın başvuru üzerinde ticaret ünvanı dahil diğer fikri ve sınai mülkiyet hak iddiasının da kanıtlanmadığı, kötü niyete dair delil sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince istinaf edilmiştir.

IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesince, başvurunun tescil ettirilmek istendiği 29. sınıf mallar ile 35. sınıf hizmetler davacının itirazına mesnet gösterdiği çok sayıda markalarının kapsamında bulunduğundan emtia benzerliği şartının gerçekleştiği, markada görsel olarak baskın olan "..." ibaresinin başvuru markasının esas unsuru olduğu, davacının markalarının esas unsurunun ise "..." ibaresi olduğu, dava konusu "..." ibareli başvuru davacının itiraza mesnet markalarını aynen içerdiğinden ve görsel, işitsel ve anlamsal olarak "..." ibaresinden uzaklaşmadığından taraf markaları arasında 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin birinci fıkrası anlamında ilişkilendirilme ihtimali de dahil karıştırılma ihtimaline sebebiyet verecek derece iltibas ihtimali bulunduğu, aldırılan bilirkişi raporuyla davacının markalarının 6769 sayılı Kanun'un 6 ncı maddesinin dördüncü ve beşinci fıkraları kapsamında tanınmış olduğunun tespit edildiği, buna göre başvurunun davacının tanınmış markalarından haksız yarar sağlayabileceği, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin birinci fıkrasının (a), (b), (c), (ç), (d), (f) bentleri anlamında tescil engeli bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmasına, davanın kabulüne, YİDK'nın 18.03.2020 tarih ve 2020-M-2237 sayılı kararının iptaline, davaya konu 2019/39841 sayılı ve "... Süt Ürünleri Damak Zevkiniz + şekil" ibareli markanın hükümsüzlüğüne ve sicilden terkinine karar verilmiş, karar davalılar vekillerince temyiz edilmiştir.

V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, YİDK kararının iptali ve markanın hükümsüzlüğü istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6769 sayılı Kanun'un 5 inci ve 6 ncı maddeleri.

3. Değerlendirme İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik olarak yapılan istinaf başvurusu üzerine 6100 sayılı Kanun'un 355 vd. maddeleri kapsamında yöntemince yapılan inceleme sonucunda Bölge Adliye Mahkemesince esastan verilen nihai kararda, dosya kapsamına göre saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kurallarına aykırı bir yön olmadığı gibi aynı Kanun'un 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddelerinin uygulanmasını gerektirici nedenlerin de bulunmamasına göre usul ve yasaya uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir.

VI.SONUÇ: Yukarda açıklanan nedenlerle, davalılar vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı harcın istek halinde ilgiliye iadesine, 24.10.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 11. Hukuk Dairesi, E. 2023/5343, K. 2024/7609, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-11-hukuk-dairesi-2023-5343-e-2024-7609-k-7f62554a2177