Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi
Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5283 E. 2024/4306 K.
Konu: Mirasçılık Belgesinin İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/5283
- Karar No
- 2024/4306
- Karar Tarihi
- Konu
- Mirasçılık Belgesinin İptali
MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/159 E., 2023/1635 K. DAVACILAR : ... vd. vekili Avukat ... vd. FER'Î MÜDAHİL : ... vekili Avukat ... İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 7. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/551 E., 2022/320 K.
Taraflar arasındaki mirasçılık belgesinin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.
Kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2003/1420 Esas, 2005/56 Karar sayılı mirasçılık belgesi ve 15.11.2017 tarihli tavzih kararına göre mirasbırakan... 274 (1858) ve ... 275 (1859) tarihli yoklama sicil kayıtlarında malik olarak geçen...nin mirasçıları olduklarını, bu karara rağmen Urla Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/573 Esas, 2016/902 Karar sayılı mirasçılık belgesinde ise...nin mirasçısı olarak davalı ... Hazinesinin tespit edildiğini, bahsi geçen dosya kapsamına ve sunacakları delillere göre... 274 (1858) ve ... 275 (1859) tarihli yoklama sicil kayıtlarında malik olarak geçen...nin mirasçılarının İngiliz vatandaşı olan eşinden olma altsoyu olan müvekkilleri olduğunu ileri sürerek Urla Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/573 Esas, 2016/902 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacıların mirasçı olarak tespit edildiği İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2003/1420 Esas, 2005/56 Karar sayılı davanın hasımsız olarak açıldığını, bahsi geçen mirasçılık belgesinin iptali için ... ve Orman İdaresi tarafından açılan Urla Sulh Hukuk Mahkemesi 2005/528 Esas, 2011/251 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali davasında mahkemece iptali istenen mirasçılık belgesinde tapu kayıtları ile ilgili bir araştırma yapılmadığını, mirasçılık belgesinin yalnızca nüfus kayıtlarına dayanılarak verildiğini, davacıların mirasbırakanı ile tapu kayıtlarında adı geçen kişi yönünden yapılan bir araştırma bulunmadığından davanın aktif dava ehliyeti yokluğu nedeniyle reddine karar verildiğini, tapu kayıtlarında malik olarak geçen...nin taşınmaz edinim tarihi, evlenme tarihi ve mirasbırakanın ölüm tarihi itibariyle yürürlükte bulunan mer'i hukuka göre davacıların tapu kayıtlarına göre taşınmaz edinemeyeceği, bu nedenlerle mirasçılıklarından bahsedilemeyeceğini ileri sürerek davanın reddini istemiştir.
III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile iptali istenen Urla Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/573 Esas, 2016/902 Karar sayılı mirasçılık belgesinde davacının ..., asli müdahillerinin ise iş bu davadaki davacıların olduğu, yapılan yargılamada... 274 (1858) ve ... 275 (1859) tarihli yoklama sicil kayıtlarında malik olarak gözüken...nin mirasçılarının bulunmadığı, taşınmazın edinim tarihindeki mer'i kurallara göre taşınmazın kazanımının ve intikalinin mümkün bulunmadığı gerekçesiyle sicil kayıtlarında malik olarak görünen...nin mirasının Devlet'e aidiyetine karar verildiği, davacıların dayandığı İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2003/1420 Esas, 2005/56 Karar sayılı mirasçılık belgesinde ise nüfus belgelerine göre yapılan araştırma sonucunda mirasbırakan... ...nin mirasçılarının belirlendiği, 15.11.2017 tarihli tavzih kararı ile ise "muris... ...nin ismini İngiltere İzmir Konsolosluğu'nun 20.02.2004 tarihli belgesinde belirtildiği üzere "Helen(Elen) binti(kızı) Yorgaki(Gerorgiu) Alfieri" olduğu" hususu ile düzeltildiği, bahsi geçen tavzih kararının İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 6. Hukuk Dairesince bağımsız davaya konu olacak şekilde tavzih kararı verilemeyeceği gerekçesiyle kaldırıldığı, iptali istenen mirasçılık belgesinde ise ...ile... ...nin aynı kişi olup olmadığının ayrıntılı olarak tartışıldığını, 20.02.2004 tarihli tavzih kararına da konu olan İngiltere İzmir Konsolosluğunca düzenlenen teyit belgesinin mirasbırakanın tabiiyeti açısından ispata yarar belge olarak değerlendirilemeyeceğini, senet karşısında kayda itibar edilmesi gerektiğini, bu bakımdan Osmanlı Hukuk Sisteminde tabiiyet ayrılığının miras engeli oluşturacağını, davacıların dayandığı İzmir 6. Sulh Hukuk Mahkemesi 2003/1420 Esas, 2005/56 Karar sayılı mirasçılık belgesinde verilen tavzih kararının ise kaldırılması nedeniyle kesin hüküm teşkil etmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.
B. İstinaf Sebepleri Davacılar vekili istinaf dilekçesinde;... ile ...'nin aynı kişi olduğu, ...'nin ölüm tarihinde İngiliz vatandaşı olduğu ve ölümü ile birlikte taşınmazların o tarihteki mer'i hukuk kurallarına göre yasal şekilde mirasçılarına intikal ettiğini, Mahkemece ... ile... ...nin aynı kişi olduğuna ilişkin delillerin değerlendirilmediğini, dosya kapsamında ... ile... ...nin aynı kişi olduğunun ve İngiliz vatandaşı olduğunun sabit olduğunu, Mahkemece gerekçeli kararda bu hususlara değinilmediğini, tapu kayıtlarında...nin hem İngiliz vatandaşı hem de Osmanlı vatandaşı olarak geçtiğini, Mahkemece bu çelişkinin giderilmediğini, Osmanlı kanunları ve emsal kararlarına göre...nin taşınmazlarının mirasçılarına geçtiğini, Mahkemece bu hususlara yönelik değerlendirme yapılmadığını, delillerin değerlendirilmeden eksik inceleme ve araştırma ile karar verildiğini ileri sürerek İlk Derece Mahkemesi kararının müvekkilleri lehine kaldırılmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacıların kayır malikinin mirasçıları olduklarını ispatlayamadıkları, dosya kapsamına göre davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekilinin istinaf dilekçesinin esastan reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü sebepleri belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının müvekkilleri lehine bozulması istemi ile temyiz yoluna başvurmuştur.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, mirasçılık belgesinin iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.
3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacılar vekilinin aşağıdaki paragrafın kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2. Dosya kapsamına göre yapılan incelemede, uyuşmazlıkla ilgili olarak öncelikle çözümlenmesi gereken husus davaya dayanak gösterilen Osmanlı senetlerinin geçerli olup olmadığı ve dolayısıyla bu senetlere istinaden verilecek mirasçılık belgesinin ve bu mirasçılık belgesinin iptalinin taraflara bir hak bahşedip bahşetmeyeceği noktasında toplanmaktadır. Bu bakımdan Osmanlı senedine konu taşınmazların durumunun tespit edilmesi lazım gelmektedir. Dosya kapsamında, davacıların Urla Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/454 Esas sayılı dosyada eldeki davada, dava konusu Osmanlı senetleri olan... 1274 ve ... 1275 tarihli kayıtlara istinaden orman kadastrosuna itiraz istemli dava açtıkları, bu dosyada alınan 09.04.2015 tarihli bilirkişi raporunda ise bahsi geçen Osmanlı senetlerinin...Mahallesi sınırları içerisinde kaldığı, 19.03.1976 tarihli tapulamada ise tapulama harici bırakıldığı belirtilmiştir. Yine dosya kapsamında taşınmazların Uzunada ve Hekimadası'na ait olduğu ve Cumhuriyetin kuruluşundan beri 1. Derece Askeri Yasaklı Bölge olarak askeriyenin kullanımında olduğu görülmektedir. Taşınmazların 19.03.1976 tarihli tapulamada tapulama harici bırakılarak o tarihte yürürlükte olan 776 sayılı Yasa'ya tabi olduğu, 6831 sayılı yasa gereğince 23.06.1993 tarihinde ilan edilerek kesinleşen Orman Kadastrosu çalışmasına tabi tutulduğu anlaşılmıştır. Bu süreçte dava konusu senetlere tutunan davacıların ve murisi evvellerinin ise tahrir kaydına giren bir tasarruf kayıtlarının da bulunmadığı anlaşılmaktadır. Bu bakımdan, kadastrosu 23.12.1993 tarihinde kesinleşen taşınmazlar hakkında verilen kök mirasbırakana ait Osmanlı senetlerinin işleme tabi bir kayıt niteliği kalmadığı görülmektedir. Nitekim davacıların açmış olduğu orman sınırlarının iptali istemli Urla Asliye Hukuk Mahkemesi 2013/454 Esas sayılı dosyada davanın hak düşürücü süre nedeniyle reddine karar verildiği, kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 20. Hukuk Dairesince davacıların çekişmeli taşınmazlarda kullanımının bulunmadığının da tespit edilerek kararın onandığı anlaşılmaktadır.
3. Yukarıda anlatılanlar ışığında, dava konusu senetlerin 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 1007 nci maddesi gereğince hukuki değerini yitirmiş olması nedeniyle kök mirasbırakan adına kayıtlı geçersiz tapu senetlerinin ayni hak ve yahut tazminat hakkı doğurmayacağı tartışmasızdır. Davacıların ise hali hazırda "Helen Alfieri"'nin mirasçısı olduklarına dair mirasçılık belgesi de mevcuttur. Eldeki davada ise geçersiz senetlere istinaden Hazinenin mirasçı olarak gösterildiği Urla Sulh Hukuk Mahkemesi 2012/573 Esas, 2016/902 Karar sayılı mirasçılık belgesinin iptali talep edilmiş olup, davacıların bu mirasçılık belgesinin iptalini istemekte hukuki yararlarından bahsetmek mümkün olamayacağından, İlk Derece Mahkemesince davacıların açıklanan nedenlerle davayı açmakta hukuki yararları bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, İlk Derece Mahkemesince yazılı şekilde karar verilmiş olması, Bölge Adliye Mahkemesince ise istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi bozmayı gerektirir.
Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, sonucu itibarıyla doğru bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve düzeltilerek onanması, 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin dördüncü fıkrası hükmü gereğidir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
2. Davacılar vekilinin Bölge Adliye Mahkemesince yapılan değerlendirmeye yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile sonucu itibarıyla doğru olan Bölge Adliye Mahkemesi kararının gerekçesinin değiştirilerek ve DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının ilgiliye iadesine,
Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,
07.10.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.