Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/5205 E. 2024/4820 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/5205
Karar No
2024/4820
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/10 E., 2023/164 K. DAVA TARİHİ : 21.01.2020 KARAR : El atmanın önlenmesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden davanın reddine

Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen el atmanın önlenmesi ve ecrimisil davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; el atmanın önlenmesi talebi yönünden karar verilmesine yer olmadığına, ecrimisil talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekilince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının dava konusu bağımsız bölümün maliki olduğunu, taşınmazın emlakçı ...'dan satın alındığını, Emlakçı ... tarafından taşınmazın davalıya kullandırıldığını, ileri sürerek el atmanın önlenmesi ve ecrimisil talebinde bulunmuştur.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; emlakçı ... ile yapılan kira sözleşmesi uyarınca taşınmazın kullanıldığını, kira bedellerinin birkaç ay emlakçıya ve davacıya elden verildiğini, daha sonra kendisine verilen İBAN numarasına ödemelerin gerçekleştirildiğini, banka hesabının sahibinin de davacının kardeşi olan... olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli ve 2020/26 Esas, 2021/161 Karar sayılı kararıyla; el atmanın önlenmesi yönünden karar verilmesine yer olmadığına; ecrimisil yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin 08.06.2021 tarihli kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 06.09.2021 tarihli ve 2021/1601 Esas, 2021/1585 Karar sayılı kararıyla; esastan reddine karar verilmiştir.

V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

2. Yargıtay 7. Hukuk Dairesinin 21.12.2022 tarih ve 2021/7199 Esas, 2022/7944 Karar sayılı ilamında; tanıklarının isim ve adreslerini bildirmeleri için süre verilmesi gerektiği, taraflar arasında yazılı ya da sözlü kira kontratı olup olmadığının tespit edilerek taraflar arasında geçerli kira sözleşmesi bulunmasa dahi davacının, davalının taşınmazı kullanmasına yönelik benimseme kabul edilebilecek davranışlarının bulunup bulunmadığının belirlenip sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilerek kararın bozulmasına karar verilmiştir.

B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, dinlenen tanık beyanlarından bağımsız bölümün davacının kardeşi...ın kullanımı için alındığı, bağımsız bölümün...tarafından kiraya verilmesinden davacının haberinin olduğu ve bu durumun davacı tarafından benimsendiği, davacı tarafça yemin deliline dayanmayacaklarının beyan edildiği, davanın ispatlanamadığı gerekçesiyle ecrimisil talebi yönünden davanın reddine, meni müdahale talebi yönünden davanın konusuz kalması nedeni ile esas hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir.

VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; el atmanın önlenmesinde dava tarihindeki haklılık durumuna karar verilmesi gerektiğini, dava açılmasında haklı olduklarını, yargılama gideri ve vekalet ücretine lehlerine karar verilmesi gerektiğini, ecrimsil taleplerinin reddinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, el atmanın önlenmesi ve ecrimisil istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 1.6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 190, 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri.

2. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun, 683 üncü ve 995 inci maddeleri.

3. 6100 sayılı HMK’nın "İspat yükü" kenar başlıklı 190 ıncı maddesi.

4. 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "İspat yükü" kenar başlıklı 6 ncı maddesi.

3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı HMK’nın "İspat yükü" kenar başlıklı 190 ıncı maddesine göre; "İspat yükü, kanunda özel bir düzenleme bulunmadıkça, iddia edilen vakıaya bağlanan hukuki sonuçtan kendi lehine hak çıkaran tarafa aittir." Yine 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun "İspat yükü" kenar başlıklı 6 ncı maddesine göre; "Kural olarak herkes iddiasını ispat etmekle yükümlüdür."

2.Dosya içeriği ve toplanan delillerden, davacı ...'ın 13.05.2016 tarihinden itibaren dava konusu bağımsız bölümün tapuda kayıt maliki olduğu ve dava konusu yerin dava açıldığı tarihte davalı tarafından kullanıldığı noktasında ihtilaf bulunmamaktadır. Uyuşmazlık taraflar arasında kira sözleşmesinin kurulup kurulmadığı, mevcut kira sözleşmesinin davacı tarafından benimsenip benimsenmediği noktasında toplanmaktadır.

3. Davalı ... ... tarafından dava konusu bağımsız bölümün kullanılmasının 28.03.2017 tarihli kira sözleşmesine dayalı olduğunu savunulmaktadır. Kira sözleşmesi davalı ... ... ve ... arasında akdedilmiştir. Kural olarak kat mülkiyetine tabi taşınmazlarda tapu kayıt maliki dışındaki kimselerin de kira sözleşmesi yapması mümkün ise de bu konuda kiralayanın tapu kayıt maliki tarafından yetkilendirilmiş olması yahut kira sözleşmesinin kayıt maliki tarafından benimsenmiş olması gerekmektedir.

4. Somut olayda, tanık olarak dinlenen ve davacının kardeşi olan ... tarafından, davaya konu bağımsız bölümün kayıt maliki tarafından (ağabeyi) kendisine alındığı beyan edilmişse de resmi kayıt karşısında bu beyana itibar edilememiştir. Davalı ... ... tarafından aylık kira bedelleri yine davacının kardeşi olan ...'ın banka hesabına gönderilmişse de bu durumun davacının talimatı doğrultusunda olduğu da kanıtlanamamıştır. O halde davalı ... ... tarafından dava konusu bağımsız bölümün kullanmasında haklı ve hukuki bir sebep bulunmamaktadır. Ne var ki yargılama sırasında bağımsız bölüm tahliye edildiğinden Mahkemece el atmanın önlenmesi talebi yönünden dava konusuz kaldığından karar verilmesine yer olmadığı şeklinde hüküm kurmasında bir isabetsizlik bulunmamaktadır. Ancak yukarıda da açıklandığı gibi davalı tarafından davaya konu bağımsız bölümün haksız olarak işgal edildiği gözetilerek ecrimisil talebi hakkında bir karar verilmesi gerekirken ecrimisil isteminin reddine karar verilmiş olması doğru görülmemiş, hükmün bu sebeple bozulmasına karar verilmiştir.

VI. KARAR Yukarıda V.C.3.1 ve devamındaki bentlerde açıklanan nedenlerle İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA,

Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde ilgiliye iadesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine,

24.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/5205, K. 2024/4820, T. 24.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-5205-e-2024-4820-k-2c3a66e1becf