Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2024/2 E. 2024/4939 K. – Temliken Tescile

Konu: Temliken Tescile Dayalı Tapu İptali Ve Tescil

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2024/2
Karar No
2024/4939
Karar Tarihi
Konu
Temliken Tescile Dayalı Tapu İptali Ve Tescil

MAHKEMESİ: Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/2549 E., 2023/2683 K. DAVA TARİHİ: 04.06.2022 KARAR: Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ: Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI: 2022/156 E., 2023/145 K.

Taraflar arasındaki temliken tescile dayalı tapu iptali ve tescil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın, davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı, davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 122 ada 3 parsel sayılı taşınmazın 1997 yılından beri müvekkilinin kulanımı ve zilyetliğinde bulunduğunu, bu taşınmazın 05.08.2008 tarihli kadastro çalışmasında davalı adına kayıt ve tescil edildiğini, taşınmazın üzerinde 1997 yılında yapımına başlanan ve tamamı müvekkili tarafından karşılanan ve halen müvekkilinin kullanımında olan bina ve eklentilerinin bulunduğunu, Esas No: 2024/2 davalının müvekkilinin tek erkek evladı olduğunu, davalı dışında üç kız çocuğunun daha bulunduğunu, kadastro çalışmasında taşınmazın muvazaalı olarak davalı adına kayıt ve tescilinin yapıldığını, davalının binanın yapılmasında herhangi bir katkısının bulunmadığını, yapının değerinin açıkça arazi değerinden fazla olduğunu, müvekkilinin iyiniyetli olduğunu belirterek yapının ve uygun bir bedel karşılığında arazinin tamamının veya bir kısmının müvekkili adına tescilini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; iddiaların doğru olmadığını, müvekkilinin dedesi olan...’in öncülüğünde binanın yapımına başlanılmış olup, müvekkili ve ailesi tarafından yapıldığını ve yıllarca fındık toplama zamanında hep birlikte bu evde kalındığını, davacının iddia ettiği muvazaanın gerçek dışı olduğunu, davacının iyiniyet iddiasında bulunamayacağını, 10 yıllık hak düşürücü sürenin geçtiğini ve TMK’nın 724. maddesinde belirtilen şartların hiçbirisinin sağlanamadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Çarşamba 2. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2022/156 Esas, 2023/145 Karar sayılı kararıyla "...davaya konu taşınmaz üzerindeki kargir iki katlı evin 1999 yılında yaptırıldığının tespit edilerek davalı adına taşınmazın tescil edildiği, dinlenen tanık beyanlarından davaya konu taşınmazın evveliyatında davacının babası...'e ait olduğu, davacının ev yapmasına ...'nin müsaade ettiği ve 1997 yılında evin bodrum ve birinci katının yapıldığı, dava tarihinden 2-3 yıl önce ise 2. katın davacı ad ve hesabına yapıldığı, ancak ...'nin davacı ...n kız çocuklarına miras kalmaması için taşınmazı davalıya verdiğinin anlaşıldığı, ancak İlçe Tarım Müdürlüğü ve Belediye Başkanlığına yazılan müzekkere cevaplarında taşınmazın ifrazının mümkün olmadığının belirtildiği, ayrıca bilirkişi raporunda arazinin değerinin taşınmazın değerinden fazla olduğunun belirtildiği, 2. katın davalının taşınmazı devraldıktan sonra yapıldığı, malikin daha sonra rızasının kalktığı, bu nedenle artık davacının iyiniyetli olarak kabul edilemeyeceği, dava konusu 1. katın kadastro tespitinin yapıldığı 07.06.2008 tarihinden önce oluşturulduğu, temliken tescil istemine ilişkin davanın ise kadastro tespitinin kesinleştiği tarih üzerinden 3402 sayılı Kanun'un 12/3 hükmünde belirtilen 10 yıllık hak düşürücü süre geçtikten sonra açıldığı ve temliken tescilin şartlarının sağlanamadığı..." gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. Gerekçe ve Sonuç Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesinin 18.10.2023 tarihli ve 2023/2549 Esas, 2023/2683 Karar sayılı kararıyla "...istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı..." gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde, davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri 1. Delillerin tamamının toplanmadığını,

2. Dosyada bulunan delillerin ise hatalı olarak değerlendirildiğini,

3. Mahkemece dosya kapsamı itibariyle çelişki olan bir hükmün kurulduğunu,

4. Dava konusu binanın taşınmazdan ifrazının mümkün olduğunu,

5. Arazi değerinin yapı değerinden fazla olduğunu,

6. Eldeki davada zamanaşımının gerçekleşmediğini,

7. Mahkemece yapılan hukuki değerlendirmelerde açıkça hataya düşüldüğünü,

8. Dava konusu taşınmazın kadastro tespitinden önceki ve sonraki haklara dayanıldığından bu durumda hak düşürücü süreden bahsedilemeyeceğini,

9. Temliken tescil şartlarının oluştuğunu,

10. Davanın hem usulden hem de esastan reddedilmesinin yasaya uygun olmadığını,

11. Nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, temliken tescile dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.

2. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

06.11.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2024/2, K. 2024/4939, T. 06.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2024-2-e-2024-4939-k-f41ae04d5ebf