Yargıtay · 7. Hukuk Dairesi

Yargıtay 7. Hukuk Dairesi 2023/4042 E. 2024/4066 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/4042
Karar No
2024/4066
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1479 E., 2023/1685 K. KARAR : Kısmen kabul, kısmen ret İLK DERECE MAHKEMESİ : Amasya 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/207 E., 2023/225 K.

Taraflar arasındaki el atmanın önlenmesi, eski hale getirme ve ecrimisil davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kısmen kabul, kısmen reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili; müvekkillerinin dava konusu 114 ada 41 parsel, 171 ada 3 parsel, 114 ada 40 parsel sayılı ve tarla niteliğindeki taşınmazların maliki olduklarını, davalı şirket tarafından taşınmazlara, iş yerine ait araçlarla çimento ve beton artığı dökülerek ve inşaat malzemesi atılmak suretiyle zarar verilmiş ve taşınmazların kullanılamaz duruma getirilmiş olduğunu, bu durumun yaklaşık 7-8 yıldır devam etmekte olduğunu ileri sürerek; davalılarca beton ve inşaat artığı dökülmesi suretiyle yapılan müdahalenin men’ine, taşınmazın eski haline getirilmesi için dökülen betonların ve artıkların kâl’ine, haksız işgal sebebiyle işgal tarihinden itibaren kademeli olarak işleyecek yasal faiziyle birlikte şimdilik 100,00 TL ecrimisilin davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine, ağaçların kurumasından kaynaklı olarak müvekkillerinde oluşan zarar için şimdilik zarar tarihinden itibaren 100,00 TL maddi tazminatın davalı şirketten alınarak davacılara verilmesine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “dava konusu 114 ada 140 ve 141 No.lu parsellere herhangi bir hafriyat atığının dökülmediği; 171 ada-3 No.lu parsel içerisinde kalan ve ekli krokide (A) harfi ile gösterilen kısımda herhangi bir hafriyat atığı dökülmediği, 171 ada, 3 No.lu parsel içerisinde kalan ve ekli krokide (C) harfi ile gösterilen kısımda doğal zeminde bozulma olmadığı, krokide kırmızı çemberler ile yaklaşık olarak gösterilen kısımlarda bölgesel hafriyat dökülmelerinin olduğu, 3 No.lu parsel içerisinde kalan ve ekli krokide yeşil renk ile taranan ve (B) harfi ile gösterilen kısımda yapılan ölçümler sonucu hafriyat atığı döküldüğü, bu durumun Amasya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/465 Esas, 2018/898 Karar sayılı kararında davalı şirket sahibi ... ve mezkur soförler hakkında verilen ve kesinleşen mahkumiyet kararı ve ayrıca mahkeme dosyasında keşifte dinlenen tanık ...'ın beyanları ile sabit olduğu, 3 parsel sayılı taşınmaza müdahalede bulunulduğunun ve dava konusu diğer taşınmazlara yapılmış bir müdahalenin olmadığının sabit olduğu” gerekçesiyle 3 parsel yönünden el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, taşınmazın eski hale getirilmesine, 17.932,20 TL ecrimisile, 450,00 TL agaç bedelinin yasal faiziyle davalıdan tahsiline, 140 ve 141 parseller yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, davalı tarafın söz konusu araziye bilgileri dahilinde (bilerek-isteyerek) müdahale etmediklerini, bir müdahale var ise parsel sınırlarındaki aşım nedeniyle böyle bir müdahalenin olabileceğini, yapılan hesaplama ile zeminde görülen durumun birbirine uymadığının hakkaniyet sahibi herkes tarafından kolaylıkla anlaşıldığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, gerekçeli kararda belirtilen harç ve vekâlet ücreti hesaplamasının da hukuken haksız ve yersiz olup müvekkili aleyhine hükmedilen harçlar ve vekalet ücretlerinin fahiş miktarlar içerdiğini, ayrıca kısmen kabul edilen dava ile ilgili lehlerine vekâlet ücretine hükmedilmemiş olmasının da ayrıca eksik ve hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur.

C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; “tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları delillere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin dosyadaki delillerle çelişmeyen tespit ve değerlendirmesine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına göre, HMK’nın 355 inci maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve re'sen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı ancak dava konusu edilen 114 ada 140 parsel ve aynı yerde bulunan 114 ada 141 parsel sayılı taşınmazlar yönünden davanın reddine karar verilmiş olmasına karşın vekille temsil olunan davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinin (istinaf sebepleri ile bağlı kalınarak) isabetsiz olduğu” gerekçesiyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b.2 nci maddesi gereğince kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının açıklanan yönden düzeltilerek davanın esası hakkında yeniden karar verilmesine, 3 parsel yönünden el atmanın önlenmesi talebinin kabulüne, taşınmazın eski hale getirilmesine, 17.932,20 TL ecrimisile, 450,00 TL agaç bedelinin yasal faiziyle davalıdan tahsiline, 140 ve 141 parseller yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde özetle; cevap dilekçesindeki, aşamalardaki, istinaf başvurusundaki savunmalarını tekrarla belirterek kararın bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; el atmanın önlenmesi, eski hale getirme, kâl, ecrimisil ve tazminat istemlerine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk Hemen belirtilmelidir ki, mülkiyet hakkı gerek Anayasa ve yasalarla gerekse Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi ve ek protokolleri ile kabul edilmiş temel haklardandır.

Eşyaya bağlı ayni haklardan olan mülkiyet hakkı herkese karşı ileri sürülebileceği gibi, hakka yönelik bir müdahale durumunda ne zaman gerçekleştiğine bakılmaksızın, ileri sürüldüğü andaki hak sahibi tarafından her zaman koruma istenebileceği de kuşkusuzdur. Anılan korumanın istenmesi durumunda da hakkın kötüye kullanıldığından söz edilebilmesine hukuken olanak yoktur.

Diğer yandan; 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu’nun (TMK) 683 üncü maddesinde; malikin hukuk düzeninin sınırları içerisinde o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, tasarrufta bulunma, yararlanma yetkilerine sahip olduğu, malını haksız olarak elinde bulunduran kişiye karşı her türlü el atmanın önlenmesi davası açabileceği öngörülmüştür.

3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde bulunmayan temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 Sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

25.09.2024 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Hukuk Dairesi, E. 2023/4042, K. 2024/4066, T. 25.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-hukuk-dairesi-2023-4042-e-2024-4066-k-6025bfdc8d9f