Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/908 E. 2026/4938 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/908
- Karar No
- 2026/4938
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2012/2185 E., 2013/838 K. SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2013 tarihli ve 2012/2185 Esas, 2013/838 Karar sayılı kararı ile sanığın 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'un 8/4. maddesi uyarınca neticeten 1 yıl 8 ay erteli hapis ve 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeden 14.10.2013 tarihinde kesinleştirildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 20.01.2025 tarihli 94660652-105-06-9361-2024-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 10.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11315 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının,10.02.2025 tarihli ve KYB - 2025/11315 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Sanığın bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlemiş olduğu 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçu nedeniyle Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesince verilen 11/06/2014 tarihli ve 2013/625 esas, 2014/699 sayılı kararının, Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 24/12/2015 tarihli ve 2015/13755 esas, 2015/23562 karar sayılı ilâmı ile onanarak kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, kanun yararına bozma incelemesine konu edilmesine kanunî imkan bulunmamakla birlikte, dosya arasında bulunan Yargıtay 7. Ceza Dairesi Başkanlığının 22/10/2019 tarihli ve 2015/24018 esas, 2019/36210 sayılı bozma ilamına göre, inceleme konusu Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/2185 esas sayılı dosyası ile diğer bir kısım dosyalar arasında işlenen suçlar bakımından hukuki kesinti bulunduğu ve eylemlerin zincirleme şekilde işlenmiş olduğu anlaşılmakla, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 308. maddesi kapsamında anılan Daire ilamına karşı itiraz kanun yolunun değerlendirilmesi için dosyanın Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesi gerektiği, Sanığın farklı zamanda gerçekleştirdiği aynı eyleminden dolayı Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının 24/12/2012 tarihli ve 2012/144252 soruşturma, 2012/42968 esas, 2012/16948 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davası neticesinde, Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 14/03/2014 tarihli ve 2013/106 esas, 2014/296 sayılı kararı ile mahkûmiyetine karar verilmesini müteakip, anılan kararın temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesi Başkanlığının 22/10/2019 tarihli ve 2015/24018 esas, 2019/36210 karar sayılı ilamı ile bozulmasını takiben, dosyanın yeniden ele alınarak Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/317 esasına kayden yargılamanın devam ettiği anlaşılarak yapılan incelemede, Dosyalar kapsamına göre, Sanık hakkında aynı suçtan açılan ve inceleme konusu olan Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/2185 esas sayılı dosyanın suç tarihinin 23/01/2012, iddianame düzenleme tarihinin ise 22/10/2012 olduğu, Yargılaması devam eden Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2019/317 esas sayılı dosyasında ise suç tarihinin 06/08/2012 ve iddianame düzenleme tarihinin 24/12/2012 olduğu, Bu haliyle, bahse konu davalara konu eylemlerin aynı nitelikte olduğu ve suçların işlendiği tarihlerin zaman aralığı itibariyle yakın olduğu, sanık hakkında atılı suçtan düzenlenen ve ilk hukukî kesintinin sağlandığı Ankara 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/2185 esas sayılı dosyasına ilişkin iddianamenin 22/10/2012 tarihinde düzenlendiği, anılan dosyalarda sanıktan muhtelif miktarlarda kaçak sigara ele geçirilmesi, suç tarihlerinin yakınlığı ve eylemler arasında hukuki kesintinin oluşmaması dikkate alınarak, suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Kanun’un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından anılan dosyaların incelenerek birleştirilmesine karar verilmesinin düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE 1. Suç tarihi 23.01.2012 olan eyleme ilişkin sanık hakkında Ankara 1.Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2013 tarihli 2012/2185 Esas, 2013/838 Karar sayılı kararının, dosya kapsamına göre bilinen en son adresi olan ve yargılama aşamasında bildirilen adresine tebliğe çıkartılıp tebligatın bila-tebliğ iade edilmesi üzerine, MERNİS adresine 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21/2. maddesi uyarınca tebligat yapılması, MERNİS adresi bulunmaması halinde kendisine daha önce kanunî usullere göre tebligat yapılmış olması şartı ile anılan Kanun'un 35. maddesine göre tebligat yapılması gerektiği cihetle; sanığa gerekçeli karar 7201 sayılı Kanun'un 35. maddesine göre tebliğ edilmiş ise de, sanığın tebliğ tarihinde MERNİS adresinin bulunduğu, dolayısıyla gerekçeli kararın usulüne uygun tebliğ edilmediğinin anlaşılması karşısında yapılan tebligat geçerli sayılamayacağından, kararın usulüne uygun olarak kesinleşmediği ve kanun yararına bozma istemine konu olamayacağı anlaşılmıştır.
2. 5271 sayılı Kanun’un 272 vd. maddeleri uyarınca henüz kesinleşmediği belirlenen inceleme konusu hükmün, olağanüstü kanun yolu olan kanun yararına bozma talebine konu edilemeyeceği gözetilerek, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin reddine karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, kanun yararına bozma istemi doğrultusunda düzenlediği tebliğnamedeki düşünce yerinde görülmediğinden, 5271 sayılı Kanun'un 309. maddesindeki koşulları taşımayan KANUN YARARINA BOZMA İSTEMİNİN oy birliğiyle REDDİNE, Dava dosyasının, Mahkemesine sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.