Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/5924 E. 2026/3971 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/5924
- Karar No
- 2026/3971
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/81 E., 2025/435 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Sanıklar ..., ..., ...,... ve ... hakkında ele geçen akaryakıt yönüyle zamanaşımı nedeniyle düşme, kaçak akaryakıtın müsaderesi, nakil vasıtası atın iadesi, sanık ...hakkında ele geçen çaylar yönüyle mahkûmiyet, kaçak çayların müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma
Sanık ... müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık ... müdafiin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmıştır. Katılan ... İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yönünden; sanıklar hakkında bozma üzerine kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: 18.05.2008 tarihinde ... İlçesi ... mevkiinde 21 adet at üzerinde yüklü halde 37 jelikanda 2590 litre motorin ve 8 kutuda 60 kg kaçak çay ele geçirildiği, sanık ... hakkında 9 bidon mazot, 8 kutu 60 kg çay ve 6 adet nakil vasıtası at; sanık ... hakkında 9 bidon motorin ve nakil vasıtası 3 adet at; sanık ... hakkında 3 bidon motorin ve nakil vasıtası 1 adet at; sanık ... hakkında 9 bidon motorin ve nakil vasıtası 6 adet at ve sanık ... hakkında 7 bidon motorin ve nakil vasıtası 5 adet at yönünden kamu davası açılmış olup;
I. Sanık ... Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 31.10.2012 tarihli ve 2011/777 Esas, 2012/1819 Karar sayılı, 31.01.2017 tarihli ve 2016/982 Esas, 2017/29 Karar sayılı ilamlarında da açıklandığı üzere; bozmanın sirayetinin, hükmü temyiz etmeyenlerin veya temyiz isteği reddedilenlerin, temyiz edenlerden daha ağır bir ceza ile cezalandırılmaları adaletsizliğini gidermek amacıyla 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un 8. maddesi gereği halen yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 325. ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 306. maddelerinde düzenlendiği, bu suretle hükmü temyiz edenler lehine oluşacak durumdan temyiz etmeyenlerin de yararlandırıldığı, sirayetin söz konusu olduğu durumlarda, bozma ilamı üzerine verilen uyma kararı ile hükmü temyiz etmemiş sanık hakkındaki kesin hükmün kaldırılıp yeniden hüküm kurulmasının gerektiği, bozmanın sirayetinde yerel mahkeme hükmünün, hükmü temyiz etmeyen sanık yönünden bozulmamakla birlikte sanığın bozma kararının sonucundan yararlandırılmakta olduğu, ancak, hükmü temyiz etmişcesine bozmanın sonucundan faydalanmanın kabul edilmesinin, bu kimsenin bozmadan sonra yeniden verilecek yeni ve son kararları da temyiz edebilmesine olanak tanımayacağı, lehe bozmadan yararlanan sanığın, bozmadan sonra yeniden kurulan hükümleri temyize yetkisinin bulunmadığı, bu nedenle Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.05.2020 tarihli ve 2016/13633 Esas, 2020/5749 Karar sayılı bozma ilamı sirayet ettirilerek hakkındaki yargılamaya devam edilerek hüküm tesis edilen sanık ... müdafiin hükmü temyize hakkı bulunmadığı anlaşılmakla; sanık ... müdafiin temyiz isteğinin 1412 sayılı Kanun’un 317. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE,
II. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Zamanaşımı Nedeniyle Düşme Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında kaçak akaryakıt nedeniyle dava açılmış olup; kaçağa konu eşyanın, ... kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması nedeniyle, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/1. maddesinin ilk cümlesi ve ikinci cümlesi kapsamında kalmakla birlikte, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3/10. maddesi kapsamında olduğu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7/2. maddesi uyarınca eyleme suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan hükümlerin tatbikinin gerektiği, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, buna göre sanığa atılı suçun işlendiği 18.05.2008 tarihinden hüküm tarihine kadar, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin gerçekleşmiş olduğu, mahkemece eylemin 5607 sayılı Kanun kapsamında değil de 5015 sayılı Petrol Piyasası Kanunu'nun Ek 5/1. maddesi kapsamında değerlendirilerek zamanaşımı nedeniyle düşme karar verilmesinin sonuca etkili olmadığı anlaşılmakla; Yapılan duruşmaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, Mahkemenin yargılama sonuçlarına uygun şekilde oluşan inanç ve takdirine, incelenen dava dosyası içeriğine göre, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; Sanık ...'a ait 6 adet nakil vasıtası atın iadesine karar verilirken atlar için soruşturma aşamasında alınan teminatın da iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün nakil vasıtası atların sahiplerine aidesine ilişkin paragrafından ''iadesi mümkün olmaz ise teminatın iadesine'' ibaresinin çıkarılması, yerine gelmek üzere hükme ''atlar için soruşturma aşamasında alınan teminatların da iadesine'' ibaresinin eklenmesi, sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
III. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanık ... Hakkında Kurulan Zamanaşımı Nedeniyle Düşme Hükmüne İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Sanık hakkında kaçak akaryakıt nedeniyle dava açılmış olup; kaçağa konu eşyanın, ... kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması nedeniyle, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin ilk cümlesi ve ikinci cümlesi kapsamında kalmakla birlikte, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3/10. maddesi kapsamında olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca eyleme suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan hükümlerin tatbikinin gerektiği, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2013 tarihli ve 2008/526 Esas, 2013/168 Karar sayılı kararının sanık ... yönünden 10.06.2014 tarihinde kesinleştiği, anılan kararın sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.05.2020 tarih, 2016/13633 Esas, 2020/5749 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilerek bozmanın kararı temyiz etmeyen sanıklara sirayetine karar verildiği ve sanık ... yönünden 10.06.2014 tarihi ile 12.05.2020 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu, buna göre hüküm tarihinde olağan ve olağanüstü zamanaşımı süreleri tamamlanmamış olduğu halde sanık ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi hukuka aykırı ise de; duran sürenin de eklenmesiyle 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin temyiz inceleme gününde tamamlanmış olduğu belirlenmiş olup, hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321/1. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322/1. Maddesinin verdiği yetkiye dayanılarak sanık hakkındaki kamu davasının 5271 sayılı Kanun’un 223/8. maddesi gereği gerçekleşen zamanaşımı nedeniyle, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜŞMESİNE, dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereği müsaderesine, nakil vasıtası 1 adet at ve at için soruşturma aşamasında alınan teminatın sahibine iadesine,
IV. Katılan ... İdaresi Vekilinin Sanıklar ... ve ... Hakkında Kurulan Zamanaşımı Nedeniyle Düşme Hükümlerine İlişkin Temyiz İstemi Yönünden Sanıklar hakkında kaçak akaryakıt nedeniyle dava açılmış olup; kaçağa konu eşyanın, ... kapısından veya sınırdan yurda sokulmak istenirken ya da hemen sonrasında veya bu eylemlerin kesintiye uğramadan devamı sırasında yakalanması nedeniyle, eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 5607 sayılı Kanun'un 3/1. maddesinin ilk cümlesi ve ikinci cümlesi kapsamında kalmakla birlikte, suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un ise 3/10. maddesi kapsamında olduğu, 5237 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi uyarınca eyleme suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan hükümlerin tatbikinin gerektiği, 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/10. maddesi uyarınca belirlenecek cezanın türü ve üst haddine göre, 5237 sayılı Kanun'un 66/1-e maddesi gereği 8 yıllık olağan, aynı Kanun'un 67/4. maddesi gereği ise 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresinin öngörüldüğü, ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 06.09.2013 tarih, 2008/526 Esas, 2013/168 Karar sayılı kararının sanıklar ... ve ... yönünden 05.12.2013 tarihinde kesinleştiği, anılan kararın sanık ... tarafından temyizi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin 12.05.2020 tarih, 2016/13633 Esas, 2020/5749 Karar sayılı kararı ile bozulmasına karar verilerek bozmanın kararını temyiz etmeyen sanıklara sirayetine karar verildiği ve sanıklar ... ve ... yönünden 05.12.2013 tarihi ile 12.05.2020 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu, buna göre sanıklar ... ve ... yönünden olağan ve olağanüstü zamanaşımı süreleri henüz tahakkuk etmemiş olduğu halde sanıklar ... ve ... hakkındaki kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine karar verilmesi, Kabule göre de; Sanıklara ait nakil vasıtası atların iadesine karar verilirken atlar için soruşturma aşamasında alınan teminatların da iadesine karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA,
V. Katılan ... İdaresi Vekili ve O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Kurulan Zamanaşımı Nedeniyle Düşme Hükmü ile, O Yer Cumhuriyet Savcısının Sanık ... Hakkında Kurulan Mahkumiyet Hükmüne Yönelik Temyiz İstemlerinin İncelenmesinde; 24.06.2008 tarihli iddianame ile sanık ... hakkında ele geçen 9 bidon mazot, 8 kutu 60 kg çay ve 6 adet nakil vasıtası at nedeniyle kamu davası açıldığı ve 5237 sayılı Kanun'un 44. maddesi gereği sanığın eyleminin bir bütün halinde suç tarihinde yürürlükte bulunan 6111 sayılı Kanun ile yapılan değişiklikten önceki 5607 sayılı Kanun'un 3/1-1.cümle ve 3/1-2.cümlesinde düzenlenen suçu, dava konusu eşyaların pek hafif değerde olmasına göre de eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren 6545, 72 42... sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son yollaması ila 3/5, 3/10 maddeleri kapsamında olduğu, buna göre atılı suçun 5237 sayılı Kanun'un 66/1- (d) ve 67/4. maddelerine göre 15 yıllık olağan ve 22... aylık olağanüstü zamanaşımı sürelerine tabi bulunduğu, bozmanın sirayeti nedeniyle de 05.12.2013 tarihi ile 12.05.2020 tarihleri arasında zamanaşımının durduğu ve dava zamanaşımı sürelerinin henüz tahakkuk etmediği gözetilmeksizin, eylemin bölünerek akaryakıt yönünden zamanaşımı nedeniyle düşme, çaylar yönünden 6545, 72 42... sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/1-1. Cümle, 3/1-2.cümle, 3/23 maddeleri uyarınca mahkûmiyet hükmü kurulması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenle, katılan ... İdaresi vekili ve o yer Cumhuriyet savcısının temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 07.04.2026 tarihinde karar verildi.