Yargıtay · 12. Ceza Dairesi

Yargıtay 12. Ceza Dairesi 2022/4229 E. 2026/5210 K. – Taksirle Öldürme

Konu: Taksirle Öldürme

Mahkeme
Yargıtay
Daire
12. Ceza Dairesi
Esas No
2022/4229
Karar No
2026/5210
Karar Tarihi
Konu
Taksirle Öldürme

MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2019/2141 E., 2021/1230 K. SUÇ : Taksirle öldürme HÜKÜM : Beraat TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması

İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; katılanlar vekili tarafından temyizi üzerine yapılan ön inceleme neticesinde 5271 sayılı CMK'nın 298/1. maddesindeki temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü;

I. HUKUKÎ SÜREÇ İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında taksirle öldürme suçundan kurulan 5237 sayılı TCK'nın 85/1, 62/1, 50/1-a ve 52/1. maddeleri gereğince 12.100,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmedilen adlî para cezasının 12 eşit taksitler halinde ödenmesine ilişkin hükme yönelik sanık müdafiinin istinaf başvurusunun Bölge Adliye Mahkemesince kabulü ile duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, 5271 sayılı CMK'nın 280/2. maddesi uyarınca İlk Derece Mahkemesi kararı kaldırılarak, sanık hakkında taksirle öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nın 223/2-c maddesi gereğince beraat kararı verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ Katılanlar vekilinin temyiz sebeleri; olayın mesai saatleri dışında meydana gelmesi sanığı sorumluluktan kurtarmadığına, tesis kuralları gereği tesis kapanana kadar sertifikalı bir cankurtaran bulundurulması gerektiğine, çalışanlara gerekli eğitimlerin verilmediğine, denetim yapılmadığına, sanığın işletme müdürü olarak ticaret sicilinde gözükmemesi gerçeği yansıtmadığına, sanığın kusurlu olduğuna, usul ve kanuna aykırı kararın bozulması gerektiğine ilişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR İlk Derece Mahkemesince, dosyada mevcut belge ve bilgiler, soruşturma ve kovuşturma evrelerinde alınan beyanlarla birlikte dikkate alınarak yapılan değerlendirmede;

15.11.2014 tarihinde saat 21.40 sıralarında ... Evlerin yüzme havuzu işletmecisi olan ... Hizmetleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketinde resepsiyon görevlisi olan ... ve temizlik görevlileri ... ve ... ile birlikte mesaisi sonrası yüzmek amacıyla tesiste bulunan kapalı yüzme havuzuna girdikleri, ...'ın yüzme bilmemesi nedeniyle 06.03.2015 tarihli otopsi raporuna göre suda boğulma sonucu öldüğü, ...'ın güvenlik kamerası kayıt saatine göre (yaz saati) 21.40.54'te havuza girdiği, 21.46.30'da boğulması sebebiyle havuzdan çıkarıldığı,

Olay yerinde yapılan incelemede üstü fitnes spor salonu olan giriş katındaki kapalı yüzme havuzunun giriş kapısına göre hemen önünde bulunan havuza giriş ve çıkış merdiveni önünde 1.80 m. girişe göre sağ yarı tarafta yine 1.80 m girişe göre tam karşıda bulunan arka taraftaki havuzda iniş ve çıkış merdiveninin yanında 1.20 m ibarelerinin olduğu, havuzun su ile dolu olduğu, kapalı yüzme havuzu içerisinde kamera sisteminin mevcut olduğu, ayrıca girişe göre sol tarafta bulunan duş alma ve WC'nin bulunduğu alanın havuza bakan ön kısmında havuz kuralları tabelası ve uyarı tabelası bulunduğu, havuz kullanma talimatının görülebilecek yerde ve okunaklı olarak yazılmış ve asılı bulunduğu, havuz kurallarının 10 maddeden ibaret olduğu, bu maddeler dahilinde "yüzme bilmeyenler havuza girmemelidir" ibaresinin mevcut olduğu hususlarının 15.11.2014 tarihli polis tutanağı ile tespit edildiği,

Tesisin hafta sonları saat 08.00'de açılıp 20.00'de kapandığı, tesis çalışanlarının mesai içinde ve dışında havuza girmelerinin yasak olduğu, havuzun yarı olimpik standartlarda 14... = 3 78... olduğu, yüzme havuzunda yönetmeliğe uygun eğitim almış sertifikalı cankurtaranın olay tarihinde istihdam edilmediği, yüzme havuzu duvarları, tabanı, aydınlatma ve havalandırması ile çevresi kazalara neden olmayacak güvenli yürüme ve kaymaya yol açmayan malzeme ile yapıldığı, havuzun derinlikleri kullanıcıların görebilecekleri şekilde havuz kenarında 3 yönde yazılı olduğu, yüzme havuzunda ip, yüzer duba, cankurtaran simidi gibi malzemeler ile ilk yardım malzemelerinin mevcut olduğu, havuz kenarında acil durumlarda kullanılmak üzere telefon bulunduğu, havuz derinliğinin yapılan ölçümde 1,80 cm'lik ana havuz bitişiğinde 80 cm derinliğinde jakuzili kapalı havuz ve 90 cm'lik ana havuza açık çocuk havuzu bulunduğu boğulma olayının bu havuzda başladığı,

...'ın 01.10.2012 tarihinde ... sicil numaralı işyerine girdiği, 15.11.2014 olan kaza tarihine kadar anılan işyerinde çalıştığı, kaza yeri olan ... Evlerinin yüzme havuzu işletmeciliğinin ... Hizmetleri İç ve Dış Ticaret Limited Şirketi olduğu, 13... tarihli 8442 sayılı Ticaret Sicil Gazetesi ilanına göre, bu şirketin yetkililerinin ... ve ... isimli şahıslar olduğu, şirket müdürü olan ...'nın şirketi temsil ve ilzama yetkili bulunduğu, adı geçenler hakkında Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/641 Esas, 2016/890 Karar sayılı dava dosyasında suça konu yerde ...’ın ölümü nedeniyle taksirle öldüme suçundan kamu davası açıldığı ve yapılan yargılamada kusurları bulunmadığı gerekçesiyle beraatlerine karar verilerek 09.03.2017 tarihinde istinaf incelemesi ile kararın kesinleştiği, bilirkişi raporuna göre kusurlu olduğu bildirilen sanık ... hakkında suç duyurusunda bulunularak açılan davada Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/641 Esas, 2016/890 Karar sayılı dava dosyasında edinilen bilirkişi raporunda işletme müdürünün işlerin idaresi için gerekli bilgilendirme ve eğitimin verilmemesi, kontrol ve denetimlerinin disiplinin havuzun kapanma saatlerine kadar can kurtaran görevlendirilmemesi nedeniyle kusurlu olduğu, sanığın sunduğu belgelerden ve bölge müdürlüğü ile yazışmalarından 2014, 20 15... yıllarında... Turizm İç ve Dış Tic. Ltd. Şti.de pazarlama müdürü ve satış temsilcisi olarak ... bildirimleri bulunduğu, katılan tarafın sunduğu kart vizitten suça konu yerde sanığın işletme müdürü olarak kart bastırdığı, işletmenin idaresiyle ilgisinin bulunmadığını söylemiş ise de soruşturma evresi sırasında işletme müdürü olduğuna ilişkin beyanları, bu konuda kart vizit bastırması ve duruşmada dinlenilen tanık ...’un beyanları da dikkate alındığında savunmalarına itibar edilmediği, işletme müdürü ve alınan bilirkişi raporu doğrultusunda tali kusurlu olduğu,

Kabul edilerek bir kişinin ölümünden dolayı sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan mahkûmiyet hükmü kurulmuştur.

Bölge Adliye Mahkemesince duruşmalı yapılan inceleme neticesinde, olay günü ...'ın vefat ettiği spor salonunun saat 08.00'de açılıp, saat 20.00'de kapandığına, ölenin resepsiyon görevlisi olduğuna, çalışanlara havuza girmenin yasak olmasına rağmen tesis kapandıktan sonra havuza girdiğine yönelik savunmaları, savunmalarını doğrular nitelikte tanık olarak beyanlarına başvurulan ve vefat eden ile ile birlikte boğulma olayının gerçekleştiği gün havuza giren ... isimli şirket çalışanları ... ve ...'in ölenin havuzun temizliği ile ilgili görevinin bulunmadığına yönelik anlatımları, yine dosya arasına celp edilen Bursa 14. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/641 Esas sayılı dosyası kapsamında beyanına başvurulan tanıkların, boğulma olayının meydana geldiği saatte tesisin kapalı olduğuna, yalnızca temizlik yapıldığına, çalışanların havuza girmesinin yasak olduğuna dair anlatımları, soruşturma evresinde kolluk görevlileri tarafından yapılan tespit ile alınan bilirkişi raporunda havuzun kenarında standartlara uygun derinlikleri gösteren levhaların ve yüzme bilmeyenlerin havuza girmelerinin yasak olduğuna dair uyarıcı levhaların görülebilecek yerlerde asılı olduğuna dair tespit hep birlikte değerlendirildiğinde; ölenin havuzun temizliği ya da havuz ile ilgili herhangi bir görevinin bulunmadığı, havuza girmesi yasak olduğu halde, yüzme bilmemesine rağmen mesai saatleri dışında havuza girmesi sonucu boğularak vefat etmesi şeklinde gerçekleşen kazanın ölenin kendi kusurundan kaynaklandığı, sanık tarafından alınabilecek önlem ve tedbir bulunmadığı anlaşılmakla; meydana gelen olayda kusuru bulunmadığı gerekçeleriyle İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 85/1. maddesindeki taksirle öldürme suçundan yeniden hüküm kurulmuş ve sanığın beraatine karar verilmiştir.

IV. GEREKÇE VE KARAR Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, yüklenen suç açısından sanığın taksirinin bulunmadığının dava dosyası içeriğine uygun olarak kabul ve takdir kılındığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesinin kararında katılanlar vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve 5271 sayılı CMK'nın 289/1. maddesi ile sınırlı olarak yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden, aynı Kanun'un 302/1. maddesi uyarınca Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,

Dava dosyasının, 5271 sayılı CMK'nın 304/1. maddesi uyarınca Bursa 13. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

18.05.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 12. Ceza Dairesi, E. 2022/4229, K. 2026/5210, T. 18.05.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-12-ceza-dairesi-2022-4229-e-2026-5210-k-0dcdbd749cd9