Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/4118 E. 2026/4940 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4118
- Karar No
- 2026/4940
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/1595 Değişik İş SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Uyarlama yargılaması sonucunda mahkûmiyet kararına karşı yapılan itirazın reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması
Sanık ... hakkında Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 26.06.2018 tarihli ve 2018/288 Esas, 2018/525 Karar sayılı kararı ile 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun 3/18., 3/1. 3/10. maddeleri uyarınca 2 yıl 6 ay hapis ve 100,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanık müdafi ile katılan ... İdaresi vekilinin istinaf başvuruları üzerine Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin 04.04.2019 tarihli ve 2018/4586 Esas, 2019/401 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurularının esastan reddine kesin olarak karar verilmesine müteakip, 15.04.2020 tarihinde Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Ceza Ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun (7242 sayılı Kanun) ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişiklik gereğince uyarlama yapılmasına yönelik talebin kabulü ile Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.05.2023 tarihli ve 2020/1046 Esas, 2023/790 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/18., 3/1., 3/10., 3/23. maddeleri uyarınca 10 ay erteli hapis ve 20,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedildiği, söz konusu karara karşı katılan ... İdaresi vekili tarafından yapılan itirazın, Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 15.11.2023 tarihli ve 2023/1595 Değişik iş sayılı kararı ile kabulüne kesin olarak karar verildiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun'un 309/1. maddesi uyarınca, 30.05.2025 tarihli ve 94660652-105-73-1762-2024-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB-2025/72647 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB-2025/72647 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "Dosya kapsamına göre; Silopi 2. Asliye Ceza Mahkemesince sanık hakkında yapılan uyarlama yargılaması neticesinde verilen mahkûmiyet hükmüne yönelik katılan vekilince yapılan itirazın, sanığın uyarlama yargılaması öncesinde aldığı ceza miktarı yönünden hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilemeyecek iken uyarlama yargılaması neticesinde artık verilebileceğinden sanık hakkındaki yakalama emrinin infazının beklenmesi gerektiği gözetilmeden yargılamaya devam olunduğu gerekçesiyle kabulüne karar verildiği anlaşılmakla; Her ne kadar 237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 7/2. maddesinde yer alan “Suçun işlendiği zaman yürürlükte bulunan kanun ile sonradan yürürlüğe giren kanunların hükümleri farklı ise, failin lehine olan kanun uygulanır ve infaz olunur.” şeklindeki düzenleme ile Yargıtay 1. Ceza Dairesinin 18/11/2005 tarihli ve 2005/2691 esas, 2005/3395 karar sayılı ve Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 13/10/2005 tarihli ve 2005/10431 esas, 2005/12718 karar sayılı ilâmlarına nazaran, sonraki kanunun unsurlarının veya özel hâllerinin değişmesi, cezanın teşdiden tayini nedeni sayılacak olguların tartışılması, alt ve üst sınırlar arasında bir oran belirlenmesi yada artırım veya indirim sebeplerinin değerlendirilmesi, cezanın paraya veya tedbire çevrilmesi veya ertelenmesi hususunda mahkemece takdir hakkının kullanılması ve böylece bireyselleştirme yapılmasının zorunlu olduğu hâllerde, duruşma açılmak suretiyle tüm bunların neden ve gerekçeleri de gösterilerek hüküm kurulması gerekmekte ise de, 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 98/1. maddesinde yer alan "... sonradan yürürlüğe giren kanun hükmünün Türk Ceza Kanununun 7 nci maddesi kapsamında değerlendirilmesi gerekirse, hükmü veren mahkemeden .... yerine getirilecek cezanın belirlenmesi için karar istenir." şeklindeki ve aynı Kanun'un 101/1. maddesinde yer alan " Cezanın infazı sırasında, 98 ilâ 100 üncü maddeler gereğince mahkemeden veya infaz hâkimliğinden alınması gereken kararlar duruşma yapılmaksızın verilir. Karar verilmeden önce Cumhuriyet savcısı ve hükümlünün görüşlerini yazılı olarak bildirmeleri istenebilir" şeklindeki düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere esasen duruşma açıklamaksızın karar verilmesi gerektiği ancak anılan Yargıtay ilamlarında açıklandığı üzere cezanın bireyselleştirmesi için duruşma açılması zorunlu ise de sanığın sorgusu yapılmadan karar verileceğine yönelik bir zorunluluk bulunmadığı nazara alındığında; Sanığın uyarlama yargılaması öncesinde yapılan yargılamadaki beyanında maddi durumunun yerinde olmadığını belirttiği ve yurt dışında mukim olduğu, 5252 sayılı Türk Ceza Kanununun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'un "Lehe hükümlerin uygulanmasında usul" kenar başlıklı 9. maddesinin 4. fıkrasında yer alan; "Kesin hükümle sonuçlanmış olan davalarda, sonradan yürürlüğe giren bir kanunla ilgili olarak lehe hükmün belirlenmesi ve uygulanması amacıyla yapılan yargılama bakımından dava zamanaşımına ilişkin hükümler uygulanmaz." şeklindeki düzenleme uyarınca da kesinleşmiş hükümle sonuçlanmış olan davanın zamanaşımı sebebiyle ortadan kaldırılmasına da karar verilemeyeceğinden, sanık hakkında yakalama emrinin infazının beklenilmesi durumunda yargılamanın belirsiz süre sürüncemede kalacağı cihetle, itirazın reddi yerine kabulüne karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesinin, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR 1. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE,
2. Cizre 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.11.2023 tarihli ve 2023/1595 Değişik İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-(a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.