Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/5474 E. 2026/4403 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/5474
- Karar No
- 2026/4403
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/1202 D.İş SUÇ : 3167 sayılı Kanun'a muhalefet
Sanığın, 3167 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan cezalandırılması istemiyle açılan kamu davasının yargılaması neticesinde, Kartal (Kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.05.2001 tarihli ve 2001/625 Esas, 2001/905 Karar sayılı kararı ile verilen 4616 sayılı Kanun uyarınca kamu davasının kesin hükme bağlanmasının ertelenmesi kararı ile ilgili olarak, 6723 sayılı Kanun ile 5941 sayılı Kanun'da yapılan değişiklikle eylemin suç olmaktan çıkarılması nedeniyle beraat kararı verilmesi için talepte bulunduğu, İstanbul Anadolu 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 17.09.2021 tarihli, 1999/487 E., 1999/1094 K. sayılı kararı ile talebin reddine karar verildiği, sanığın bu karara itirazı üzerine de İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/1202 D.İş sayılı kararıyla itirazın reddine karar verildiği belirlenmiştir. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 27.12.2022 tarihli evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 22.02.2023 tarihli ve KYB - 2023/1872 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 22.02.2023 tarihli ve KYB - 2023/1872 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre, Kartal (Kapatılan) 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 15/05/2001 tarihli ve 2001/625 esas, 2001/905 sayılı kararı sonrasında 03/02/2012 tarihli ve 28193 (mükerrer) sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 6273 sayılı Çek Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un 3. maddesi ile 5941 sayılı Çek Kanunu'nun 5. maddesinin değiştirilerek, sanığın karşılıksız çek düzenlemek eyleminin idari (tedbir) yaptırım gerektiren bir eylem olarak düzenlenmiş olması karşısında, anılan Kanun’un geçici 3. maddesinin 7. fıkrası, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 7/2 ve 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 98. maddeleri uyarınca sanığın hukukî durumunun yeniden değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı gerekçe ile itirazın reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.
II. GEREKÇE Kanun yararına bozma müessesesinin uygulanmasında, 5271 sayılı Kanun'un 309/3. maddesindeki "Yargıtayın ceza dairesi ileri sürülen nedenleri yerinde görürse, karar veya hükmü kanun yararına bozar." şeklindeki düzenleme esas alınarak, kanun yararına bozma incelemesi, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki istem ve gerekçe ile sınırlı olduğu cihetle, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının ihbarnamesindeki talep yerinde görüldüğünden istemin kabulüne karar vermek gerekmiştir.
III. KARAR Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, İstanbul Anadolu 9. Ağır Ceza Mahkemesinin 30.09.2021 tarihli ve 2021/1202 D.İş sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309/4-a maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.