Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2025/2201 E. 2026/4939 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2025/2201
Karar No
2026/4939
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/702 E., 2020/1337 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması

Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.09.2014 tarihli ve 2014/628 Esas, 2014/1247 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/5. maddesi uyarınca hapisten çevrili 3.000,00 TL adli para cezası ile 2.000,00 TL doğrudan hükmedilen adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün sanık tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 7. Ceza Dairesinin, 12.05.2020 tarihli ve 2017/1221 Esas, 2020/3878 Karar sayılı ilâmı ile 7242 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun İle Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile 5607 sayılı Kanun'da yapılan değişikliklerin sanık lehine olduğu gerekçesi ile bozulmasına müteakip, yeniden yapılan yargılama neticesinde Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin, 15.12.2020 tarihli ve 2020/702 Esas, 2020/1337 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'un 3/5., 3/22. maddeleri uyarınca 1.500,00 TL ve 660,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın temyiz edilmeksizin kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 309/1. maddesi uyarınca, 13.03.2025 tarihli ve 94660652-105-01-12514-2024-KYB sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/37301 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:

I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.04.2025 tarihli ve KYB-2025/37301 sayılı kanun yararına bozma isteminin; "15/04/2020 tarihinde Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12. maddesinde yer alan ''(1) Haklarında hüküm verilmiş olup da dosyası infaz aşamasında olanlar, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarihten itibaren doksan gün içinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödedikleri takdirde Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrasının (b) bendinde bu maddeyi ihdas eden Kanun'la yapılan düzenlemeden faydalanabilir.'' şeklindeki, 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine; a) Soruşturma evresi sona erinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında, b) Kovuşturma evresinde hüküm verilinceye kadar ödediği takdirde, hakkında bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza üçte bir oranında, indirilir. Bu husus, soruşturma evresinde Cumhuriyet savcısı tarafından şüpheliye ihtar edilir. Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır. (3) İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz" şeklinde düzenleme nazara alındığında, Somut olayda, sanığa doksan gün içerisinde suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hazinesine ödemesi halinde hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması bakımından ihtar yapılıp sonucuna göre hukuki durumun takdir ve tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır.

II. GEREKÇE Dosyanın tetkikinde; 1. Hükmün esasını oluşturan kısa kararda, gün adli para cezasının 1.000,00 TL olarak belirlenmesine karşın, gerekçeli kararda gün adli para cezasının 660,00 TL olarak belirlenerek hüküm kurulması suretiyle kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki oluşturulması,

2. Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/5. maddesi ile sonradan yürürlüğe giren 6545, 7242, 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/5., 3/23. maddeleri ile aynı Kanun'un 5/2. maddesi somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle denetime imkan verecek şekilde lehe olan kanunun belirlenmesi gerekirken, karma uygulama yapılarak yazılı şekilde hüküm tesis edilmesi,

3. Dosya kapsamındaki KEMT varakası ile bilirkişi raporundaki değerlerin birbirinden farklı olduğu anlaşılmakla, bilirkişi raporu ile KEMT varakasındaki çelişkinin giderilmesi suretiyle, sanığa etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiğinin gözetilmemesi, hususlarının tespit edildiği, ancak Adalet Bakanlığınca düzenlenen kanun yararına bozma isteminin bu hususlara yönelik olmadığı anlaşılmakla, bu kapsamda kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağına ilişkin Adalet Bakanlığından görüş istenilmesine karar vermek gerekmiştir.

III. KARAR Gerekçe bölümünde tespit edilen hususlar yönünden kanun yararına bozma isteminde bulunulup bulunulmayacağının takdiri için dava dosyasının, Adalet Bakanlığına sunulmak üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 22.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2025/2201, K. 2026/4939, T. 22.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2025-2201-e-2026-4939-k-b4b8c24dc893