Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/9927 E. 2023/7987 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/9927
- Karar No
- 2023/7987
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2020/279 E., 2022/4327 K. SUÇTAN ZARAR GÖREN : Tarım ve Orman Bakanlığı SUÇ : 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet HÜKÜM : Zamanaşımı nedeniyle davanın düşmesi TEMYİZ EDENLER : Gümrük İdaresi vekili, şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekili TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî temyiz başvurusunun esastan reddi ile hükmün onanması A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun (4733 sayılı Kanun) kapsamında kaldığı, buna göre de Gümrük İdaresi'nin suçtan zarar gören sıfatı bulunmadığından, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. B.Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İsteği Yönünden; İlk Derece Mahkemesince verilen hükme yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesi gereğince, katılan sıfatını alabilecek surette suçtan zarar görmüş bulunanlar için yasa yollarının açık olduğu gözetilip, şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı'nın suçtan zarar görme olasılığına göre kurulan hükmü temyize hakkı bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I.HUKUKÎ SÜREÇ 1.Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 23.06.2010 tarihli ve 2010/196 Esas, 2010/325 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3 üncü maddesinin beşinci fıkrası ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62 nci maddesi ve 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesi uyarınca 6 ... 20 gün hapis cezası ile 500,00 TL adlî para cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. 2.Sanığın denetim süresi içerisinde 15.10.2011 tarihinde kasıtlı suç işlemesi üzerine Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin, 31.10.2022 tarihli ve 2019/286 Esas, 2019/457 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında hükmün açıklanmasına karar verilmiştir. 3.Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.11.2022 tarihli ve 2020/279 Esas, 2022/4327 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan mahkûmiyet hükmünün kaldırılarak, 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ile 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının uyarınca kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı ile suça konu eşyanın müsaderesine karar verildiği, infazı için işlem yapıldığından müsadere hususunda karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. II.TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Gümrük İdaresi vekilinin temyiz nedenleri; düşme kararının hukuka aykırı olduğuna, sanığın cezalandırılmasına hükmedilmesine, vekalet ücretine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. 2.Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz nedenleri; suçtan zarar gören kurum olunmasına ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulması talebine ilişkindir. III.OLAY VE OLGULAR A.İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1.Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, 29.03.2010 tarihinde sanığın yolcu olarak içinde bulunduğu otobüste yapılan aramada toplam 2.458 paket kaçak sigara ele geçirilmiştir. 2.Suça konu sigaraların bandrolsüz ve gümrük kaçağı olduğuna dair bilirkişi raporu dava dosyasında mevcuttur. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği nazara alındığında, suçtan doğrudan zarar görenin davadan haberdar edilmeyen Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu olduğu, bu anlamda hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 23.06.2010 tarihli hükme yönelik Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumu'nun itiraz hakkının bulunduğu, ancak kararın anılan kuruma tebliğ edilmediği için henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki dava zamanaşımı süresinin durmadığı, denetim süresinde suç işlendiğinden bahisle yeni esasa kaydedilen dosyada sanık hakkında verilen önceki hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisinin mümkün olmadığı, zamanaşımını kesen son işlemin sanığın savunmasının alındığı 21.05.2010 tarihi olduğu, sanığın savunmasının alınmasından sonra zamanaşımını kesen başkaca bir işlem olmadığı, suç tarihi itibarıyla sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendinde öngörülen asli zamanaşımı süresinin 8 yıl olduğu, zamanaşımını kesen sanığın savunmasının alındığı 21.05.2010 tarihinden itibaren asli dava zamanaşımı süresinin hükümden önce 21.05.2018 tarihinde dolduğu anlaşıldığından, İstinaf itirazları bu yönüyle yerinde görülmüş, bu aykırılığın 5271 sayılı Kanun'un 280 inci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi ve 303 üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinin verdiği yetki uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hüküm tamamen çıkartılarak yerine; "Sanık hakkında 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan açılan kamu davasının 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi, 67 nci maddesinin dördüncü fıkrası ve 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrası uyarınca zamanaşımı nedeniyle DÜŞMESİNE, açıklanması geri bırakılan hükümde dava konusu kaçak eşyanın müsaderesine karar verilmiş olup infazı için işlem yapıldığı görülmekle, müsadere hususunda yeniden karar verilmesine yer olmadığına şeklinde hükmün düzeltilerek istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği anlaşılmıştır. IV.GEREKÇE A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Sanığın eyleminin açılan kamu davasının niteliği ve hükmün mahiyetine göre 4733 sayılı Kanun kapsamında kaldığı, bu suçtan zarar görenin de Tarım ve Orman Bakanlığı olduğu cihetle, yargılama konusu 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden Gümrük İdaresi'nin suçtan zarar gören sıfatının, 5271 sayılı Kanun'un 237 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca mezkûr suçtan açılan kamu davasına katılma hakkının ve aynı Kanun’un 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği bu suçtan kurulan hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı dikkate alındığında, Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B.Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; 1.4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçu yönünden kamu davasına katılma hakkı bulunan Tarım ve Orman Bakanlığının (Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurumunun) sanık hakkındaki hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair 23.06.2010 tarihli karara itiraz hakkının bulunmasına rağmen söz konusu kararın anılan kuruma tebliğ edilmemesi nedeniyle bu kararın henüz kesinleşmediği ve sanık hakkındaki denetim süresi başlamadığından, yeniden suç işlediği gerekçesiyle sanık hakkında açıklanması geri bırakılan hükmün açıklanmasına karar verilerek yazılı şekilde hüküm tesisi Kanuna aykırı olup; Suç tarihinin 29.03.2010 olduğu, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmemesi nedeniyle zamanaşımının da durmadığı gözetildiğinde, suç tarihi itibarıyla sanığa isnat edilen suçun gerektirdiği cezanın türü ve üst sınırına göre davanın 5237 sayılı Kanun'un 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi ve 67 nci maddesinin dördüncü fıkrasında öngörülen 8 yıllık olağan, 12 yıllık olağanüstü zamanaşımı süresine tabi bulunması, zamanaşımını kesen en son işlem olan sanığın savunmasının alındığı 21.05.2010 tarihinden itibaren 8 yıllık asli dava zamanaşımının ilk derece mahkemesinin hüküm tarihine kadar gerçekleşmiş olduğu anlaşılmış olup, Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.11.2022 tarihli ve 2020/279 Esas, 2022/4327 Karar sayılı hükümde bu yönden hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2.Suça konu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası gereği müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi hukuka aykırı bulunmuş, söz konusu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir. V.KARAR A.Gümrük İdaresi Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenle Gümrük İdaresi vekilinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, B. Şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı Vekilinin Temyiz İstemi Yönünden; Gerekçe bölümünün (B-2) numaralı paragrafında açıklanan nedenle şikâyetçi Tarım ve Orman Bakanlığı vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin, 31.11.2022 tarihli ve 2020/279 Esas, 2022/4327 Karar sayılı kararının 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin ikinci fıkrası gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 303 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği hüküm fıkrasında yer alan suça konu eşyaya ilişkin bölüm çıkartılarak yerine “Dava konusu kaçak eşyanın 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrasının yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, Tebliğname’ye kısmen uygun olarak, oy çokluğuyla TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca Ağrı 1. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 10.10.2023 tarihinde karar verildi. KISMİ KARŞI DÜŞÜNCE Sanık ... hakkında, 4733 sayılı Yasaya aykırılık suçundan kurulan hükmün, Gümrük İdaresi vekili ile Tarım ve Orman Bakanlığı vekili tarafından temyizi üzerine sayın çoğunluğun Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanmasına” ilişkin kararı yerinde değildir. Şöyle ki; Bölge Adliye Mahkemelerince verilip temyiz edilen kararlarla ilgili temyiz incelemesi yapan Yargıtay Ceza Dairelerinin verebilecekleri kararlar 5271 sayılı CMK.nun 302 ve 303. maddelerinde gösterilmiştir. Kanunun 302. maddesinde “temyiz isteminin esastan reddi” ile “bozma”, 303. maddesinde ise “hukuka aykırılığın düzeltilmesi” verilebilecek kararlar olarak sayılmıştır. Bu iki maddede de “temyiz isteminin esastan reddi ile hükmün onanması” diye bir tabir kullanılmamıştır. Kaldı ki 5271 sayılı CMK.ndaki temyiz incelemesi mantığına da “onama” tabiri uygun değildir. CMK.nda kural olarak temyiz nedenleriyle bağlılık esastır. CMK.nun 289. maddesinde sayılan hukuka kesin aykırılık halleri dışında, yine Kanunun 301. maddesi uyarınca Yargıtay, yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlarda temyiz incelemesi yapabilecektir. Temyize tabi kararda, hukuka kesin aykırılık dışında temyiz başvurusunda belirtilmeyen aykırılıklar olsa bile bozmaya konu edilemeyeceğinden, Kanun Koyucu bilinçli olarak denetime tabi “kararın onanması” tabirine de yer vermemiştir. Bu anlatılanlar nedeniyle “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ” yerine “TEMYİZ İSTEMİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASI” yönündeki sayın çoğunluğun kararına katılmıyorum. 10.10.2023