Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/20283 E. 2026/4351 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2023/20283
Karar No
2026/4351
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/367 E., 2022/2646 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, 30.01.2014 tarihli eylemin sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Temyiz incelemesine konu iş bu dosya ile birleşen Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/450 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 21.07.2014, iddianame düzenlenme tarihinin 06.04.2015 olduğu, sanığın temyize konu 30.01.2014 tarihli eylemine ilişkin olarak 03.02.2014 tarihinde düzenlenen iddianame ile hukuki kesintinin oluştuğu, ancak Dairemizin 2023/4237 Esas sırasında kayıtlı olup aynı gün incelemesi yapılan Şereflikoçhisar 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/328 Esas, 2022/44 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 08.05.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 15.08.2014 olduğu, suç ve iddianame tarihleri uyarınca sanığın 08.05.20 14... .07.2014 tarihli eylemlerinin benzer suç vasfına yönelik olduğu gözetilerek suç tarihine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi gerektiği dikkate alınarak; sanığın 21.07.2014 tarihli eylemine ilişkin birleşen Ankara Batı 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/450 Esas sayılı dosyası hakkında karar verilmemesi,

2.Suç tarihi itibarıyla dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değeri olan 12.876,16 TL'nin pek hafif olduğu gözetilerek; 72 42... sayılı Kanunlar ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/23. maddesine eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenleme uyarınca pek hafiflik indirim oranının 1/2'den fazla olmak üzere 2/3 arasında takdir edilmesi gerekirken 1/3 oranında indirim yapılarak kanuni sınırların dışına çıkılmak suretiyle fazla ceza tayini,

3.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,

4.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Kanun'un 62/1. maddesi yerine, 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,

5.5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca, mahkûm olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2023/20283, K. 2026/4351, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2023-20283-e-2026-4351-k-5e2016ae926a