Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/5315 E. 2026/4348 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/5315
Karar No
2026/4348
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/184 E., 2021/1170 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz dilekçesi kapsamına göre suçta kullanılan aracın müsaderesine de karar verilmesi gerektiğine yönelik temyiz isteminde bulunulmuş ise de; Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2014 tarihli ve 2013/480 Esas, 2014/27 Karar sayılı kararı ile suçta kullanılan aracın müsaderesi talebinin reddine karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 11.12.2020 tarihli ve 2019/6535 Esas, 2020/19305 Karar sayılı ilamı ile suçta kullanılan araç hakkındaki hükmün onanmasına karar verildiği gözetilerek bu konuyla ilgili katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi inceleme dışı bırakılarak diğer temyiz istemlerine göre yapılan incelemede; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 21.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin 30.09.2013 olduğu, UYAP sisteminde yapıla incelemede, sanık hakkında temyiz edilmeksizin kesinleşen Tercan Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/90 Esas, 2022/233 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 15.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 24.10.2013, birleşen ... 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/440 Esas, 2021/152 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 05.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 29.01.2014 olduğu, Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınıp, kesinleşen dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışılarak, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı da araştırılmak suretiyle sonucuna göre kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

Kabule göre de; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,

2.Bozma öncesi hükmün yalnız sanığın temyizi üzerine Yargıtay (Kapatılan) 19. Ceza Dairesinin 11.12.2020 tarihli ve 2019/6535 Esas, 2020/19305 Karar sayılı ilâmı ile bozulduğu, bozma öncesi Erzincan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 15.01.2014 tarihli ve 2013/480 Esas, 2014/27 Karar sayılı ilâmıyla sanığın neticeten 2 yıl 6 ay hapis cezası ile mahkûmiyetine karar verildiği, hapis cezasının yanında adli para cezasına hükmedilen suçlarda verilen cezaların bölünemeyeceği ve ilk hükümde adli para cezasına hükmedilmese dahi hapis cezasının fazla olması nedeniyle 15.01.2014 tarihli hükmün bütün hâlinde sanığın aleyhine olduğu, dolayısıyla sanığın ceza miktarı bakımından kazanılmış hakkının bulunmadığı gözetilmeden, yazılı şekilde uygulama yapılarak sanık hakkında eksik cezaya hükmedilmesi ve sanık hakkında kazanılmış hakkına ilişkin uygulama yapılırken, uygulama maddesinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326/son olarak gösterilmesi yerine hatalı olarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 307/4. maddesinin gösterilmesi,

3.5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca, mahkûm olduğu kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında anılan maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun, sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet, vesayet veya kayyımlık yetkileri açısından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde hüküm tesisi,

4.Gerekçeli karar başlığında suç tarihinin ''21.09.2013'' yerine ''20.09.2013'' olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/5315, K. 2026/4348, T. 13.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-5315-e-2026-4348-k-9ca8cb272ff0