Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16641 E. 2026/4343 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/16641
- Karar No
- 2026/4343
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/70 E., 2022/18 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, karar tarihinde başka suçtan cezaevinde hükümlü olan sanığın hazır bulunduğu duruşmada hüküm tefhim edilirken 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 263. maddesi gereğince cezaevinde bulunan sanığa bulunduğu ceza infaz kurumu ve tutukevi müdürüne beyanda bulunmak suretiyle veya bu hususta dilekçe vererek kanun yoluna başvurabileceği hususu belirtilmediğinden kanun yolunda yanıltıldığı anlaşılmakla; gerekçeli kararın cezaevi aracılığıyla 04.02.2022 tarihinde tebliğ edilmesi sonrasında sanığın 07.02.2022 tarihli temyiz istemi süresinde kabul edilerek, sanık, sanık müdafii ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteminin münhasıran nakil aracının müsadere edilmesi gerektiği ile sınırlı olduğu gözetilerek yapılan incelemede; Sanığın adlî sicil kaydında tekerrüre esas ilâm olduğu halde sanık hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 58. maddesinin uygulanmaması aleyhe temyiz bulunmadığından bozma sebebi yapılmamıştır. Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın, ödeme imkânının bulunmadığını beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık, sanık müdafi ve katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; 1.Gerekçeli kararın gerekçe kısmında suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun lehe olduğu değerlendirilerek uygulama yapıldığı belirtilmesine karşın maddi yazım hatası yapılarak hükmün (1) numaralı bendinde "6455 sayılı Kanunla değişik" yerine "6545 sayılı Kanun ile değişik" ibaresinin yazılması,
2.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1-b bendinde yer alan hak yoksunluğuna hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
3.Eşyanın müsaderesi sırasında kaçak sigaraların tamamının müsadere edilmesi gerekirken sadece adli emanetin 2014/18 sırasına kayıtlı sigaraların müsaderesine karar verilmesi,
4.Dosyada tek sanık bulunmasına karşın katılan ... İdaresi lehine hükmolunan vekalet ücretinin ''sanıklardan" tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından düzeltilerek giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık, sanık müdafi ve katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün (1) numaralı bendinde yer alan "6545" ibaresinin çıkartılarak yerine "6455" ibaresinin eklenmesi, hükümden (5) numaralı bendin çıkartılarak yerine "15.04.2020 tarihli, 31100 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile anılan maddede yapılan değişiklik ve Anayasa Mahkemesi'nin 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesindeki hak yoksunluklarına ilişkin 24.11.2015 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı iptal kararı gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 1, 2, ve 3. fıkralarının uygulanması" ifadesinin eklenmesi, hükmün (9) numaralı bendinde yer alan "Adli Emanetin 2014/18 Esas Sırasında kayıtlı eşyanın" ibaresinin çıkartılarak yerine "Suça konu kaçak sigaraların tamamının" ibaresinin eklenmesi, hükmün (11) numaralı bendinde yer alan "sanıklardan" ibaresinin çıkartılarak yerine "sanıktan" ibaresinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 13.04.2026 tarihinde karar verildi.