Yargıtay · 6. Ceza Dairesi
Yargıtay 6. Ceza Dairesi 2025/2087 E. 2026/4397 K. – Birden Fazla
Konu: Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Silahla Tehdit
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/2087
- Karar No
- 2026/4397
- Karar Tarihi
- Konu
- Birden Fazla Kişi Tarafından Birlikte Silahla Tehdit
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1931 E., 2024/3492 K. SUÇ : Birden fazla kişi tarafından birlikte silahla tehdit HÜKÜM : İstinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
05.06.2023 tarihli duruşmada şikayetçi olduğunu beyan eden müşteki ...'ın davaya katılmak isteyip istemediğinin sorulmadığı ve müşteki vekilinin hükmü temyiz etmekle katılma iradesini ortaya koyduğu anlaşılmakla; müşteki ...'ın 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 260/1. maddesi uyarınca hükmü temyize hakkının bulunduğu belirlenmiş ve aynı Kanun'un 237/2. maddesi uyarınca davaya katılmasına karar verilmiştir.
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanık hakkında kurulan hükmün temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükmü temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk derece Silivri 7. Asliye Ceza Mahkemesinin, 01.02.2024 tarihli ve 2023/192 Esas, 2024/100 Karar sayılı kararı ile sanığın birden fazla kişi tarafından birlikte silahla tehdit suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 106/2-a-c, 62, 53... . maddeleri uyarınca 1 yıl 11... gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluklarına ve hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmiştir.
B. İstinaf İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin, 14.11.2024 tarihli ve 2024/1931 Esas, 2024/3492 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükme yönelik sanık müdafii ve katılan vekilinin istinaf başvurularının kabulü ile, duruşma açılmaksızın yapılan inceleme neticesinde, "...Sanığın tekerrüre esas alınan mahkumiyet hükmünde TCK'nın 58. Maddesinin uygulandığı, bu suretle 2. Kez mükerrir olduğunun nazara alınmaması usul ve Yasa'ya aykırı ise de; CMK'nun 280/1-a ve 303 maddeleri uyarınca bu hususun yeniden yargılamayı gerektirmeden düzeltilmesi mümkün olduğundan, hükmün C fıkrasının 8 numaralı bendinin hükümden çıkatılarak yerine '' Sanığın Adıyaman 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2018/38 esas, 2018/538 karar sayılı ilamıyla 2. kez mükerrir olduğu anlaşıldığından hükmolunan cezanın 5237 sayılı TCK'nın 58/6 maddesi gereğince 2. kez mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, CGTİHK’nın 108. maddeleri gereğince cezanın infazının tamamlanmasından sonra DENETİMLİ SERBESTLİK TEDBİRİNİN UYGULANMASINA,'' ibaresinin eklenmesi ve kararın diğer bölümlerinin aynen korunması suretiyle hükmün sair yönleri usul ve Yasa'ya uygun olduğundan, sanık müdafinin suçun sübutu, eksik inceleme, usul ve yasada aykırılığa, lehe yasa uygulamasına yönelen, katılan vekilinin ise ceza miktarına yönelen ancak yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun 5271 sayılı CMK'nun 280/1-a maddesinin ikinci cümlesi uyarınca hukuka aykırılık DÜZELTİLEREK ESASTAN REDDİNE,..." Hususunda hüküm düzeltilerek istinaf başvurularının esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1. Sanık Müdafinin Temyiz İstemi Katılan ve tanık beyanlarının hayatın olağan akışına aykırı olduğuna, sanığın katılanı tehdit etmesini gerektirecek bir durumun bulunmadığına, olayın yanlış anlaşılmadan kaynaklandığına, otoyolda hızla araba ile seyahat halindeyken sanığın söylediği iddia edilen sözleri katılanın duymasının mümkün olmadığına, katılanla iletişime geçen kişinin inceleme dışı sanık ... olduğuna ve onun da tehdit içerikli bir söz söylemediğine, sanıktan ele geçen çakının günlük kulanım için bulundurulduğuna, sanıkların samimi ve tutarlı savunmalarda bulunmasına rağmen katılanın eşi olan tanık beyanlarına itibar edilerek mahkumiyet kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna, suçu kabul etmemekle birlikte haksız tahrik hükümleri başta olmak üzere lehe hükümlerin uygulanmasının gerektiğine, ikinci kez mükerrirlik koşullarının oluşmadığına, mahkumiyete yeterli her türlü şüpheden uzak somut delil bulunmadığına, sanığın suç kastının bulunmadığına, şüpheden sanık yararlanır ilkesi gereğince beraat kararı verilmesi gerektiğine ilişkindir.
2. Katılan Vekilinin Temyiz İstemi Kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna, dosya kapsamı ve oluşa göre sanığa üst sınırdan ve indirim hükümleri uygulanmadan ceza verilmesi gerektiğine ilişkindir.
B. Değerlendirme ve Gerekçe Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği, 5237 sayılı Kanun'un cezanın belirlenmesi başlıklı 61/1. maddesinde belirtilen kriterler ile aynı Kanun'un 3/1. maddesinde ifade edilen cezada orantılılık ilkesi nazara alındığında temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılarak belirlenmesinin isabetli olduğu anlaşıldığından, sanık müdafii ve katılan vekilinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda hukuka aykırılık bulunmamıştır.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin kararında, sanık müdafii ve katılan vekili tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ile resen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun 'un 2 88... . maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun'un 302. maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname'ye uygun olarak oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKMÜN ONANMASINA,
Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Silivri 7. Asliye Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine,18.05.2026 tarihinde karar verildi.