Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/3507 E. 2026/3304 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/3507
Karar No
2026/3304
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2018/33 E., 2021/967 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Düzeltilerek onama

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3 üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkındabveya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz"

hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesi getirilmiş olup, 5607 sayılı Kanun'un 5/3. maddesindeki ''İkinci fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi hâlinde uygulanmaz'' şeklindeki düzenlemeye göre de, etkin pişmanlık hükümlerinden istifade şartı olarak failin kaçakçılık suçundan mükerrir olmaması gerektiği, sanığın adlî sicil kaydında bulunan tekerrüre esas ilâmların suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliği itibarıyla 4733 sayılı Tütün, Tütün Mamulleri ve Alkol Piyasasının Düzenlenmesine Dair Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin olduğu, 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçunun kaçakçılık suçu olmadığı, 4733 sayılı Kanun'a muhalefet suçuna ilişkin dosyalarda uyarlama neticesinde lehe olan 5607 sayılı Kanun'a muhalefet suçundan hüküm tesis edilmesinin de sonucu değiştirmeyeceği , sanığın etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmasına engel adlî sicil kaydı bulunmadığı cihetle; sanığa hazırlıkta ihtarat yapılmadığı da göz önünde bulundurularak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarı hüküm verilinceye kadar yatırması halinde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ve bu kapsamda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılabileceğine ilişkin olarak usulünce etkin pişmanlık ihtaratı yapılarak sonucuna göre hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, sanığa etkin pişmanlık ihtaratında bulunulmadan yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Ele geçen kaçak eşyanın tamamının 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi delaletiyle 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi uyarınca müsadere kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.Sanık hakkında hem hapis, hem de adlî para cezasına hükmedilmesi karşısında, 5237 sayılı Kanun'un 58. maddesinin uygulanmasında adlî para cezalarında mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına yasal olanak bulunmadığı halde, hiçbir ayrım yapılmaksızın sanığın cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 25.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/3507, K. 2026/3304, T. 25.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-3507-e-2026-3304-k-3b272b7dd500