Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17990 E. 2026/5528 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/17990
- Karar No
- 2026/5528
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/151 E. 2021/317 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:
Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak sigaranın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Ancak; 1.Sanık hakkında suç tarihinde yürürlükte bulunan ve 28.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun'un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3/18-son cümle delaletiyle anılan Kanun'un 3/5. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra, aynı Kanun'un 3/10. madde ve fıkrası gereğince uygulama yapılması gerekirken, bozma ilamının gereği yerine getirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
2.Sanık hakkında ele geçen kaçak eşyanın tütün mamülü olması nedeniyle 5607 sayılı Kanun'un 3/10 maddesi gereğince artırım yapıldığı sırada, cezada iki kat artırım yapıldığı belirtildiği halde bir kat artırım yapılması suretiyle hükümde çelişki yaratılması,
3.Dairemizin yerleşik içtihatlarına göre, kaçak sigaranın gümrüklenmiş değeri suç tarihi itibarıyla "fahiş" olduğu halde 5607 sayılı Kanun'un ilgili 3/23. maddesi uyarınca cezada artırım yapılmayarak sanık hakkında eksik ceza tayini,
4.Sanığın sevk ve idaresinde olan araçtan ele geçen hayvan derilerinin kaçak eşya vasfında olduklarına dair her türlü şüpheden uzak kesin delil elde edilemediği anlaşılmakla, suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun’un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak sigaranın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, tebligat yoluyla yapılan ihtarda kaçak olduğu tespit edilemeyen hayvan derilerine ilişkin gümrüklenmiş değerin de dahil edilerek, ödeme halinde cezada yapılacak indirim oranının belirtilmemesi, sanığın hüküm verilinceye kadar ödeme yaparak etkin pişmanlık hükmünden yararlanma imkânı bulunduğu halde sanığa ödeme için 90 gün süre verilmesi suretiyle sanığın yanıltılması,
5.Dairemizin 04.02.2020 tarihli ve 2019/9459 Esas, 2020/1720 Karar sayılı ilamıyla Mahkemece 29.09.2015 tarihinde verilen kararın bozulduğu ve dosyanın mahalline gönderildiği, bozma sonrası yapılan yargılamada bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, incelemeye konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 27.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin 03.03.2015 olduğu, temyizde düzeltilerek onanmasına karar verilerek 04.02.2020 tarihinde kesinleşen Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/906 Esas, 2015/510 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 15.09.2014, iddianame tarihinin 13.10.2014 olduğu anlaşılmakla;
Sanığın eylemlerinin 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenerek kesinleşen dosya yönünden dosya aslının ya da onaylı örneğinin celp edilerek eylemlerin zincirleme suç kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde kesinleşen karar yönünden mahsubun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, bozma ilamının gereği yerine getirilmeksizin yazılı şekilde hüküm tesisi,
6.Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uygulanırken birinci fıkrasının gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
7.İddianame ile müsaderesi talep edilen kaçak eşyalar ile nakil araçları hakkında herhangi bir karar karar verilmemesi, hukuka aykırı bulunmuştur.
Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, aynı Kanun'un 326. maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hakkın saklı tutulmasına, 06.05.2026 tarihinde karar verildi.