Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/17782 E. 2026/5029 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/17782
Karar No
2026/5029
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/1048 E., 2020/1134 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Hükmün tefhim edildiği oturumda hazır bulunan sanığa son sözü sorulmadan hüküm kurulması suretiyle savunma hakkı kısıtlanarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 216/1-2-3. maddelerine muhalefet edilmesi,

2.Dava konusu akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğu anlaşıldığından, suç tarihinde yürürlükte bulunan 6545 sayılı Kanun’un 89. maddesiyle değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu’nun (5607 sayılı Kanun) 3/11-son madde ve fıkrasında belirtilen "... Ancak, marker içermeyen veya seviyesi geçersiz olan akaryakıtın kaçak olarak yurda sokulduğunun anlaşılması hâlinde, onuncu fıkra hükmüne istinaden cezaya hükmolunur." amir hükmü dikkate alınarak sanık hakkında 5607 sayılı Kanun’un 3/11. maddesinin son cümlesi yollamasıyla anılan Kanun’un 3/5 ve 3/10. maddeleri gereğince uygulama yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde hüküm tesisi,

3.Sanık hakkında temel ceza belirlenirken 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 61/1. maddesi uyarınca "fiile ilişkin" sebepler gözetilerek takdir kullanılması gerekirken, "sanığın sosyal ve ekonomik durumu" şeklindeki şahsi sebep dikkate alınarak uygulama yapılması,

4.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,

5.Hapis cezası ertelenen sanık hakkında denetim süresinin herhangi bir yükümlülük belirlemeden veya uzman kişi görevlendirilmeden geçirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olan 5237 sayılı Kanun'un 51/6. maddesinin gösterilmemesi suretiyle 5271 sayılı Kanun'un 232/6. maddesine aykırı davranılması,

6.Dosya kapsamında keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmamasına karşın gerekçeli kararda suça konu eşyalar üzerinde keşif yapıldığı ve bilirkişi raporu aldırıldığı belirtilmek suretiyle çelişki yaratılması, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 27.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/17782, K. 2026/5029, T. 27.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-17782-e-2026-5029-k-0ea0cd0ba3a3