Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2026/683 E. 2026/6252 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2026/683
- Karar No
- 2026/6252
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2023/16 E., 2024/371 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 25.12.2025 tarihli ve 2025/28141 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155637 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü:
I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 08.01.2026 tarihli ve KYB-2025/155637 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Benzer bir olay sebebiyle Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 28.05.2025 tarihli ve 2023/21339 esas, 2025/6105 karar sayılı ilâmı ile aynı Dairenin 21.04.2025 tarihli ve 2023/21372 esas, 2025/4659 karar sayılı ilâmında da belirtildiği üzere, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ve bu karar ile birlikte verilen tedavi ve/veya denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ilişkin kararın itiraz yolu açık olmak üzere, karar tarihinde yürürlükte olan başvuru süresi de belirtilmek suretiyle verilmesi ve şüpheliye usulüne uygun şekilde tebliğ edilmesi gerektiği, hakkında verilen karara karşı şüpheliye itiraz hakkı tanınmadan ve karar kendisine usulüne uygun şekilde tebliğ edilmeden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, dolayısıyla bu durumda usulüne uygun şekilde verilmiş ve kesinleşmiş bir kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararı bulunduğundan söz edilemeyeceği nazara alındığında, İnceleme konusu karara dayanak alınan kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin kararında itiraz süresinin ve mercinin gösterilmediği, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmadığı için karar sanık tarafından öğrenilmiş olsa bile kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmediği ve kovuşturma şartının gerçekleşmediği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın mahkûmiyetine dair yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 19.08.2022 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2022 tarihli ve 2022/1957 Soruşturma, 2022/710 Esas, 2022/696 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği, B. Yapılan yargılama sonucunda; Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 14.03.2024 tarihli ve 2023/16 Esas, 2024/371 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1. maddesi uyarınca 2 yıl hapis cezasınıa karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin kesinleştiği,
C. Dayanak İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/678 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmesinde; Şüpheli hakkında 08.11.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.03.2017 tarihli ve 2016/162467 Soruşturma, 2017/1703 Karar sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlâli üzerine erteleme kararının kaldırılarak 19.12.2017 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli ve 2017/678 Esas, 2018/606 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararının açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 22.01.2019 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, aynı Kanun'un 191/4. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasından sonra, yani yükümlünün, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumlarının gerçekleşmesi hâlinde, tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilemeyeceği ve doğrudan kamu davası açılabileceği, ancak, anılan Kanun'un 191/4. maddesine göre açılan her davanın kendi somut olayı içerisindeki değerlendirmede, ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği veya kullanmak amacıyla satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma eylemlerinin sübut bulup bulmadığı, yükümlü sanık hakkında herhangi bir cezasızlık sebebinin bulunup bulunmadığının yapılacak yargılamanın sonucuna göre açıklığa kavuşacağı, dolayısıyla suçun sübutu noktasında yapılacak yargılama sonucu toplanan delillere göre beraat, cezasızlık sebebinin bulunup bulunmamasına göre de ceza verilmesine yer olmadığına veya diğer kovuşturma şartlarının bulunup bulunmamasına göre de durma veya düşme kararlarının verilebileceğinin hukuken de olsa ihtimal dâhilinde olduğu, Bu anlamda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan uyuşturucu kullanma davalarının yapılan yargılamalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arz ettiği, önceki davada verilen veya verilecek her bir kararın sanığın hukukî durumunu etkileyeceği, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine özgü olarak açılan davalarda, sanıkların önceki eylemi nedeniyle açılan dayanak kamu davalarının safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği, bu bağlamda soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği gözetildiğinde,
Somut olayda, 19.08.2022 tarihli eylemi nedeniyle Erdek Cumhuriyet Başsavcılığının 16.12.2022 tarihli iddianamesi ile, daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; dayanak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 16.03.2017 tarihli ve 2016/162467 Soruşturma, 2017/1703 Karar sayılı kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yolunun gösterilmediği, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171, 1 72... . maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının usûlüne uygun gösterilmemesi nedeniyle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlâlinden ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açma koşulunun sağlandığından söz edilemeyeceği anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, UYAP ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, İstanbul Anadolu 31. Asliye Ceza Mahkemesinin 29.11.2018 tarihli ve 2017/678 Esas, 2018/606 Karar sayılı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının
açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Erdek Asliye Ceza Mahkemesinin 14.03.2024 tarihli ve 2023/16 Esas, 2024/371 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.