Yargıtay · 10. Ceza Dairesi
Yargıtay 10. Ceza Dairesi 2025/4492 E. 2026/6259 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 10. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2025/4492
- Karar No
- 2026/6259
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/47 E., 2019/186 K. HÜKÜMLÜ : ... SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR: Mahkûmiyet KANUN YARARINA BOZMA YOLUNA BAŞVURAN : Adalet Bakanlığının istemi üzerine Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması ... Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile hükümlü hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün, istinaf edilmeksizin 14.11.2019 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı CMK'nın 309/1. maddesi uyarınca, 30.05.2025 tarihli ve 2024/15472 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB-2025/71423 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 01.07.2025 tarihli ve KYB-2025/71423 sayılı kanun yararına bozma isteminin; “Dosya kapsamına göre; sanık hakkında 07/16/2016 tarihinde işlediği aynı nev'i suçtan dolayı ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 10/08/2016 tarihli ve 2016/696 soruşturma, 2016/9 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, erteleme süresi içerisinde aynı nev'iden suç işlediğinden bahisle açılmış bir kamu davası olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması üzerine, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 31/10/2019 tarihli kararı ile sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 10/08/2016 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararana karşı itiraz yoluna başvuru süresinin 15 gün yerine 7 gün olarak belirtilmek suretiyle sanığın yanıltıldığı, usulüne uygun bir yasa yolu bildirimi yapılmaması nedeniyle de kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın kesinleşmediğinden tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı ve 5237 sayılı Kanun'un 191/6. maddesindeki kovuşturma şartı gerçekleşmediğinden, sonraki eylemlerin tek başına dava konusu yapılmayıp tüm suçlara ilişkin dava dosyalarının birleştirilerek tek bir kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesi gerektiği cihetle, kamu davasının durmasına karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Şüpheli hakkında, 14.10.2018 tarihli eylemi nedeniyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2019 tarihli ve 2018/1107 Soruşturma, 2019/32 Esas, 2019/31 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açıldığı, iddianamede; daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,
B. Yapılan yargılama sonucunda; ... Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 31.10.2019 tarihli ve 2019/47 Esas, 2019/186 Karar sayılı kararı ile, sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 191/1. ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezasına karar verildiği ve hükmün istinaf edilmeksizin kesinleştiği, C. Dayanak ... Asliye Ceza Mahkemesinin 2021/286 Esas sayılı dosyasının Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) üzerinden incelenmesinde; Şüpheli hakkında 07.06.2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlâli üzerine erteleme kararının kaldırılarak 13.04.2017 tarihli iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda ... Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2021/286 Esas, 2021/280 Karar sayılı kararı ile 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleştiği, Anlaşılmıştır. D. Dosyalar kapsamına göre; 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, aynı Kanun'un 191/4. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasından sonra, yani yükümlünün, kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumlarının gerçekleşmesi hâlinde, tekrar kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının verilemeyeceği ve doğrudan kamu davası açılabileceği, ancak, anılan Kanun'un 191/4. maddesine göre açılan her davanın kendi somut olayı içerisindeki değerlendirmede, ısrar koşulunun gerçekleşip gerçekleşmediği veya kullanmak amacıyla satın alma, kabul etme, bulundurma ya da kullanma eylemlerinin sübut bulup bulmadığı, yükümlü sanık hakkında herhangi bir cezasızlık sebebinin bulunup bulunmadığının yapılacak yargılamanın sonucuna göre açıklığa kavuşacağı, dolayısıyla suçun sübutu noktasında yapılacak yargılama sonucu toplanan delillere göre beraat, cezasızlık sebebinin bulunup bulunmamasına göre de ceza verilmesine yer olmadığına veya diğer kovuşturma şartlarının bulunup bulunmamasına göre de durma veya düşme kararlarının verilebileceğinin hukuken de olsa ihtimal dâhilinde olduğu, Bu anlamda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine göre, erteleme kararı verilmeden doğrudan açılan uyuşturucu kullanma davalarının yapılan yargılamalarında, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmesine engel mahiyetteki önceki eylemi nedeniyle yapılan yargılamanın sonucunun önem arz ettiği, önceki davada verilen veya verilecek her bir kararın sanığın hukukî durumunu etkileyeceği, bu durumda 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesine özgü olarak açılan davalarda, sanıkların önceki eylemi nedeniyle açılan dayanak kamu davalarının safahat bilgilerinin araştırılması ve sonucuna göre bir karar verilmesinin zorunluluk arz ettiği, bu bağlamda soruşturma ya da kovuşturma dosyalarına ilişkin belge ve bilgilere hızlıca ve kolayca ulaşılabilmesine olanak sağlayan UYAP sistemi üzerinden sanık hakkındaki soruşturma ve kovuşturma bilgisine rahatlıkla ulaşılabileceği gözetildiğinde, Somut olayda, 14.10.2018 tarihli eylemi nedeniyle ... Cumhuriyet Başsavcılığının 27.03.2019 tarihli iddianamesi ile, daha önce aynı suçtan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve ihlâl üzerine kamu davası açıldığından bahisle, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda sanığın mahkûmiyetine karar verilmiş ise de; dayanak ... Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2021/286 Esas, 2021/280 Karar sayılı kararı ile, kovuşturma şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle 5271 sayılı CMK'nın 223/8.maddesinin ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, durma kararının kesinleştiği, yapılan incelemede, ... Cumhuriyet Başsavcılığınca 10.08.2016 tarihli ve 2016/696 Soruşturma, 2016/9 Karar sayılı kararı ile verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi karar içeriğinde, karara karşı itiraz kanun yoluna başvuru süresinin, "15 gün" yerine "7 gün" olarak belirtilmek suretiyle şüphelinin yanıltıldığı, Anayasanın Temel Hak ve Hürriyetlerin Korunması başlıklı 40. maddesindeki düzenleme ile 5237 sayılı TCK'nın 191/2. ve 5271 sayılı CMK'nın 171., 172. ve 173. maddeleri uyarınca, başvurulacak kanun yolunun, merciinin, başvuru şekli, süresi ve bu sürenin başlangıcının açıkça ve ilgiliyi yanıltmayacak biçimde gösterilmesi gerekmekte olup; "kamu davasının açılmasının ertelenmesi" kararı ve bu karar ile birlikte verilen "tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına" ilişkin kararda kanun yolu başvuru süresinin şüpheliyi yanıltacak biçimde "7 gün" olarak gösterildiği, bu nedenle erteleme kararının usûlüne uygun şekilde kesinleştiğinden söz edilemeyeceği, usûlüne uygun kesinleşmeyen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı nedeniyle de tedavi ve denetimli serbestlik tedbirinin infazına başlanamayacağı gibi, beş yıllık erteleme süresinin de işlemeye başlamayacağı, kararın kesinleşmemesi nedeniyle beş yıllık erteleme süresi işlemeye başlamadığından ihlâlinden ve 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açma koşulunun sağlandığından söz edilemeyeceği anlaşılmıştır. Kanun yararına bozma incelemesi sırasında gelinen aşamada, UYAP ve adli sicilde yapılan incelemede, şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan incelemeye konu suç tarihinden önce ve sonra sanık hakkında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla açık ve kapalı kaydın bulunduğu anlaşılmakla, ... Asliye Ceza Mahkemesinin 01.07.2021 tarihli ve 2021/286 Esas, 2021/280 Karar sayılı durma kararından sonraki hukuki sürecin araştırılarak 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan kamu davası açılması koşullarının oluşup oluşmadığının belirlenebilmesi için; Dairemizin yerleşik uygulamalarına göre, kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçundan yürütülen soruşturmalarda, 5237 sayılı TCK'nın 191/6. maddesinde yer alan "Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez" amir hükmü gereği, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının sadece bir kez verilebileceği düzenlendiğinden, aynı şüpheli hakkında kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurma suçu nedeniyle farklı tarihlerde işlediği eylemlerden dolayı birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmiş ise, bunlardan usûlüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği, bu durumda, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak ve 5237 sayılı TCK'nın 61. maddesi kapsamında alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olabileceği kabul edildiğinden, Cumhuriyet Başsavcılığı ve/veya mahkemelerden ilgili dosyaların getirtilip dosya arasına alınması, usûlüne uygun şekilde verilip kesinleşen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının bulunup bulunmadığı belirlenip, davaların derdest olması halinde incelemeye konu dava ile birleştirilmesi; hüküm verilmiş ve kesinleşmiş ise, gerektiğinde olağanüstü kanun yollarına başvurulabileceği, sonucuna göre, tüm deliller birlikte gözetilmek suretiyle, incelemeye konu eylem nedeniyle yeniden kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilip verilmeyeceği ya da incelemeye konu eylemin ihlâl niteliğinde eylem olup olmadığı veya eylemlerin tek suç, zincirleme suç veya bağımsız suç oluşturup oluşturmadığı tartışılıp değerlendirildikten sonra sanığın hukukî durumunun belirlenmesi gerektiğinden, mahkûmiyet kararı, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.
III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. ... Asliye Ceza Mahkemesinin 31.10.2019 tarihli ve 2019/47 Esas, 2019/186 Karar sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309/3. maddesi gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı CMK'nın 309/4-b maddesi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 05.05.2026 tarihinde karar verildi.