Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/16606 E. 2026/3536 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/16606
Karar No
2026/3536
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/375 E., 2021/146 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında kanun iadesi üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü:

Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından;

Temyiz incelemesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 18.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin 22.08.2014 olduğu,

Dairemizin 24.05.2023 tarihli ve 2022/12885 Esas, 2023/5089 Karar sayılı ilamı ile düzeltilerek onanmasına karar verilen Hassa Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/568 Esas, 2021/942 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 11.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 22.08.2014 olduğu,

Anılan dosyalarda sanığın eylemlerinin benzer mahiyette olduğu dikkate alınıp, kesinleşen dosyanın da aslının veya onaylı bir örneğinin bu dosya arasına alınarak, sanığın bu eylemi bir suç işleme kararı icrası kapsamında işleyip işlemediği ve hakkında 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi uyarınca zincirleme suç hükümlerinin uygulanıp uygulanamayacağı hususu tartışılarak, eylemin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında değerlendirilmesi halinde uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı da araştırılmak suretiyle sonucuna göre kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda usulüne uygun ihtarat yapılan sanığa, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ve bu kapsamda verilecek cezada 1/3 oranında indirim yapılabileceğine dair ihtarat yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtarı yapılmayan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,

3.Sanık hakkında hem adli para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adli para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı gözetilmeden, erteleme hükümleri uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının ertelenmesine karar verilmesi,

4.Suça konu kaçak akaryakıtın tamamının müsaderesine karar verilmesi gerekirken imha edilen kısım yönünden tasfiye bedelinin Hazineye irat kaydına, numune alınanların müsaderesine karar verilmesi,

5.Suça konu 2.700 litre kaçak motorinin taşıma aracının kapasitesine göre miktar ve hacim bakımından ağırlıklı bölümünü oluşturduğu, kaçak motorin naklinin bu aracın kullanılmasını gerekli kıldığı ve kaçak motorinin değeri ile iadesine karar verilen nakil aracının suç tarihindeki değeri göz önüne alındığında, 5237 sayılı Kanun'un 54/3. maddesine göre aracın müsadere edilmesinin hakkaniyete aykırı sonuçlar doğurmayacağı, sanık savunması, malen sorumlunun beyanı ve tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde aracın fiilen sanığa ait olduğu, bunun yanı sıra aracın Kırıkhan 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/442 Esas, 2021/539 Karar sayılı dosyasında 09.07.2014 tarihinde 3.180 litre kaçak motorin naklinde kullanıldığı gözetilerek malen sorumlunun iyiniyetli 3. kişi durumunda da olmadığı ve nakil aracının suça tahsis edildiğinin anlaşılması karşısında, nakil aracının müsaderesi yerine yerinde olmayan gerekçe ile yazılı şekilde iadesine ve trafik sicilindeki tedbir şerhin hüküm ile birlikte kaldırılmasına karar verilmesi,

6.... İdaresinin katılmasına karar verildiği hâlde, gerekçeli karar başlığında''Katılan'' yerine "Suçtan zarar gören" olarak gösterilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 30.03.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/16606, K. 2026/3536, T. 30.03.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-16606-e-2026-3536-k-b291195802e9