Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/18377 E. 2026/4844 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2022/18377
- Karar No
- 2026/4844
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2021/95 E., 2021/495 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma
Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteğinin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Yargıtay Ceza Genel Kurulunun, 17.01.2024 tarihli ve 2023/7-302 Esas, 2024/7 Karar sayılı ilamında da belirtildiği üzere; etkin pişmanlık ihtarı yapılan sanığın ödeme imkanının bulunmadığını açıkça beyan etmesi ve ödeme iradesinde bulunmaması karşısında, sanığın yanıltılmış sayılamayacağı cihetle, Tebliğname'de belirtilen görüşe iştirak edilmemiştir.
Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekilinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir.
Ancak; 1.Sanık hakkında takdiri indirim uygulanırken, uygulama maddesi olarak 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 62/1. maddesi yerine, 62. maddesinin gösterilmesi suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 232/6. maddesine muhalefet edilmesi,
2.Sanık hakkında hem adlî para cezası, hem de hapis cezası verildiği ve adlî para cezaları için 5237 sayılı Kanun'un 51. maddesine göre erteleme hükümleri uygulanamayacağı halde, erteleme hükümlerinin uygulanmasına karar verilirken hiçbir ayrım yapmaksızın sanığın cezasının 5237 sayılı Kanun'un 51/1. maddesi gereğince ertelenmesine karar verilmesi,
3.Sanık hakkında hükmedilen 1 yıl 3 ay hapis cezasının 5237 sayılı Kanun'un 49/2. maddesi uyarınca kısa süreli olmadığı ve 5237 sayılı Kanun'un 53/4. maddesi gereğince "kısa süreli hapis cezası ertelenmiş olan kişiler hakkında birinci fıkra hükmünün uygulanamayacağı" öngörüldüğünden, kısa süreli olmayan hapis cezası ertelenen sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 53/1. maddesi gereğince hak yoksunluklarına hükmedilmemesi,
4.Bozmanın sanık lehine olduğu gözetilmeksizin, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin sanıktan tahsiline karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle, katılan ... İdaresi vekilinin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği BOZULMASINA, bu hususlar yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği; hükmün takdiri indirime ilişkin bendinde yer alan "62. maddesine göre" ibaresinin çıkarılarak yerine "62/1. maddesine göre" ibaresinin eklenmesi, hükmün cezanın ertelenmesine ilişkin bendindeki "cezasının" ibaresinin çıkartılarak yerine "hapis cezasının" ibaresinin eklenmesi, hükme "24.11.2015 tarihli ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarih ve 2014/140 E., 2015/85 K. sayılı kararındaki iptal edilen hususlar ve 31100 sayılı 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete’de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 10. maddesi ile yapılan değişiklik gözetilerek, 5237 sayılı Kanun'un 53/1-2-3. madde ve fıkralarının (53. maddesinin birinci fıkrasının (e) bendi hariç) tatbikine, 5237 sayılı Kanun'un 53/3. maddesi uyarınca, aynı maddenin 1. fıkrasının (c) bendinde yazılı hak yoksunluğunun sanığın sadece kendi altsoyu üzerindeki velayet hakları ile vesayet veya kayyımlık yetkileri bakımından uygulanmasına yer olmadığına, altsoyu dışında kalanlarla ilgili bu hak ve yetkilerden ise cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına" ifadesinin eklenmesi, hükmün yargılama giderlerine ilişkin bendinin tamamen çıkartılarak yerine "Bozma öncesi yapılan 20,00 TL yargılama giderinin sanıktan alınarak Devlet Hazinesine gelir kaydına, bozma sonrası yapılan yargılama giderlerinin ise bozmanın sanık lehine olması sebebiyle Devlet Hazinesi üzerinde bırakılmasına" ifadesinin eklenmesi ve sair kısımların aynen bırakılması suretiyle hükmün Tebliğname’ye aykırı olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 21.04.2026 tarihinde karar verildi.