Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/15710 E. 2026/3812 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/15710
Karar No
2026/3812
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/962 E. , 2021/675 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, eşya müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Suç tarihi, suçun işleniş biçimi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre, sanığa atılı eylemin suç tarihinde yürürlükte bulunan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/18. maddesi kapsamında kaldığı, ancak dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin hafif olması nedeniyle atılı eylemin suç tarihinden sonra yürürlüğe giren ve lehe olan 6545, 72 42... sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesinin son cümlesi yollamasıyla 3/5, 3/ 10... /23. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetilerek, sanığın anılan Kanun hükümlerine göre cezalandırılmasına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/18. maddesi uyarınca temel ceza belirlendikten sonra somut olaya tatbiki mümkün bulunmayan 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/23. maddesinin uygulanması suretiyle karma uygulama yapılması,

2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3'üncü maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu Kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz." hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır." düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanık hakkında, Mahkemece suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde cezada yapılacak indirim oranının 1/2 olacağının bildirilmesi gerekirken, 1/3 oranında indirim yapılacağının belirtilmesi suretiyle sanığın yanıltıldığı gözetilerek, sanık hakkında ödeme yapmadığından bahisle etkin pişmanlık hükmünün uygulanmaması,

3.5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 231. maddesinde düzenlenen hükmün açıklanmasının geri bırakılması müessesesine objektif koşullar yönünden engel hali bulunmayan sanığın bozma öncesi Mahkemesinde alınan savunmalarında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine muvafakat ettiğini beyan etmesine rağmen, davaya konu eşyanın ithalinde öngörülen ... vergileri ve eş etkili vergiler ile diğer mali yükler toplamı olan miktarın kamu zararı olduğunun bildirilmesi ve sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken kamu zararının giderilmediği gerekçesi ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına karar verilmesi,

4.Hükmün gerekçe kısmında nakil vasıtası hakkında " 51... plakalı aracın, sanık ...'nin kardeşi olan malen sorumlu ... adına kayıtlı olduğu, her ne kadar araçta gizli bölme tespit edilememiş ise de, müsadere için gizli bölmenin zorunlu olmadığı, yüksek miktarlı ... kaçağı sigaranın söz konusu araç olmadan taşınmasının mümkün olmadığı, aracın sanığın kardeşi adına kayıtlı olduğu, suçta kullanılacağının bilinmeyeceğinden söz edilemeyeceği, 5607 sayılı Kanun'un 13. maddesi delaleti ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 54/1.maddesinde sayılan müsadere koşullarının oluştuğu anlaşılmış, aracın müsaderesine karar verilmiştir." şeklindeki gerekçe ile aracın müsaderesine hükmolunduğu halde hükümde nakil vasıtası hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmeyerek çelişki oluşturulması,

5.İsnat edilen suçu iştirak halinde işledikleri sabit olan temyiz dışı sanık ... ile sanık ...'nın mahkûmiyetlerine karar verildiği halde, 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesi uyarınca vekâlet ücretinin sanıklara eşit olarak yükletilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi, hukuka aykırı bulunmuştur. Açıklanan nedenlerle, sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 02.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/15710, K. 2026/3812, T. 02.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-15710-e-2026-3812-k-4bfd89a31350