Yargıtay · 8. Ceza Dairesi
Yargıtay 8. Ceza Dairesi 2024/22089 E. 2026/8374 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 8. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2024/22089
- Karar No
- 2026/8374
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ceza Dairesi SAYISI : 2024/1726 Esas, 2024/1711 Karar SUÇ : Uyuşturucu madde ticareti HÜKÜMLER : İstinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama
Yapılan ön inceleme neticesinde; sanıklar hakkında kurulan hükümlerin temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz istemlerinin süresinde olduğu, temyiz dilekçelerinde temyiz sebeplerine yer verildiği, temyiz istemlerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı tespit edilmiştir. Sanıklar müdafilerinin duruşmalı inceleme talebinin, 7079 sayılı Kanun’un 94. maddesiyle değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 299/1. maddesi gereği takdîren reddine karar verilmekle, gereği düşünüldü:
I. HUKUKİ SÜREÇ A. İlk Derece Mahkemesi Kararı Soma Ağır Ceza Mahkemesinin, 07.03.2024 tarihli ve 2023/397 Esas, 2024/68 Karar sayılı kararı ile sanıkların uyuşturucu madde ticareti suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 188/3, 188/4-a, 62/1, 52/2, 52/4 ve 53/1-2-3. maddeleri uyarınca 12... ay hapis cezası ve 25.000,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, adli para cezasının 24 eşit taksitte tahsiline, taksitlerden birinin zamanında ödenmemesi halinde geri kalan kısmın tamamının tahsil edilmesine ve ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına, hak yoksunluklarının uygulanmasına karar verilmiştir. Hükümlere karşı sanıklar müdafileri ve sanık ... tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. B. Bölge Adliye Mahkemesi Kararı İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.05.2024 tarihli ve 2024/1726 Esas, 2024/1711 Karar sayılı kararı ile sanıklar hakkında İlk Derece Mahkemesince kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafileri ve sanık ...'nın istinaf başvurularının incelenmesinde sanıkların sair başvurularının reddine, ancak; iştirak halinde suç işledikleri kabul edilen sanıklardan sebebiyet verdikleri yargılama giderlerinin 5271 sayılı Kanun'un 326/2. maddesi uyarınca ayrı ayrı alınması yerine yargılama giderlerinin eşit tahsiline karar verilmiş olması hukuka aykırı bulunmuştur. Bu hukuka aykırılığın hükmün yargılama giderine ilişkin bölümünün hükümden çıkarılarak yerine "Sanık ...'nın sarfına sebebiyet verdiği tebligat gideri 63,50 TL, posta giderinden payına düşen 10,90 TL olmak üzere toplam 74,40 TL yargılama giderinin sanık ...'dan; sanık ...'un sarfına sebebiyet verdiği tebligat gideri 93,50 TL, posta giderinden payına düşen 10,90 TL olmak üzere toplam 104,40 TL yargılama giderinin sanık ...'dan 5271 sayılı Kanun'un 325/1. maddesi gereğince tahsiline" ibaresinin yazılması suretiyle istinaf başvurularının düzeltilerek esastan reddine karar verilmiştir.
II. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Sanıklar Müdafilerinin Temyiz İstemi Sanıkların uyuşturucu madde kullanıcısı olduğuna, suç vasfında hataya düşüldüğüne, öncelikle beraat hükmü kurulması gerektiğine, aksi takdirde etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanması gerektiğine ilişkindir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Dava dosyası kapsamına göre, sanıkların İzmir ilinden araçla uyuşturucu madde getirdiklerine dair yapılan ihbar üzerine, araçta usulüne uygun şekilde yapılan aramada kullanım sınırlarının üzerinde farklı bölmelere gizlenmiş kokain, pregabalin içerikli tabletler ve üzerinde kokain kalıntısı bulunan hassas terazinin ele geçirildiği iddiasına ilişkin olarak; 1. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, ihbar tutanağı ile uyumlu olan araç arama ve elkoyma tutanakları ile sanık savunmalarına göre eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdani kanaatin dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, madde çeşitliliği, ihbar tutanakları, üzerinde madde kalıntısı bulunan hassas terazinin ele geçirilmesi ve sanık savunmaları birlikte değerlendirildiğinde; eylemlere uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşılmıştır. Öte yandan, koşulları oluşmadığından sanıklar hakkında etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanmamasında isabetsizlik bulunmamıştır. Bu itibarla, sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görülmemiş, Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararda aşağıda belirtilen düzeltme nedeni dışında hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Hüküm fıkrasının mahsus bölümünde ödenmeyen adli para cezasının hapse "çevrileceğine" ihtarı yerine "çevrilebileceğine" karar verilmesi, 5237 sayılı Kanun'un 52/4-son maddesi uyarınca hukuka aykırı görülmüş ise de; bahse konu hukuka aykırılık Yargıtay tarafından giderilmiştir.
III. KARAR Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle sanıklar müdafilerinin temyiz istemleri yerinde görüldüğünden İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesinin, 08.05.2024 tarihli ve 2024/1726 Esas, 2024/1711 Karar sayılı kararının, 5271 sayılı Kanun’un 302/2-4. maddesi gereği BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeyip aynı Kanun’un 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, İlk Derece Mahkemesi hükmünün; mahsus bölümünden "hapse çevrilebileceğinin" ibaresinin çıkartılarak yerine "hapis cezasına çevrileceğinin" ibaresinin yazılması suretiyle Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oybirliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kalınan süre dikkate alınarak sanıklar hakkındaki salıverilme taleplerinin REDDİNE, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304/1. maddesi uyarınca Soma Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 17. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 15.06.2026 tarihinde karar verildi.