Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2022/12693 E. 2026/3923 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2022/12693
Karar No
2026/3923
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2020/731 E., 2022/215 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma

Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanık müdafii tarafından hükmün duruşma talepli olarak temyiz edildiği görülmüş ise de; duruşma talebinin uygun bulunmaması nedeniyle, 5320 sayılı Kanun'un 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 318. maddesi gereğince reddine karar verilerek yapılan incelemede: Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik Mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Ancak; 1.Dairemizce de kabul gören Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.04.2014 tarihli, 2013/7-591 Esas, 2014/171 Karar ve 16.05.2017 tarih, 2015/398 Esas ve 2017/272 Karar sayılı kararlarında ayrıntıları belirtildiği gibi; suçun işleniş biçimi, suçun işlenmesindeki özellikler, fiillerin işleniş yer ve zamanı, fiiller arasında geçen süre, korunan değer ve yarar, hareketin yöneldiği maddi konunun niteliği, olayların oluş ve gelişimi ile dış dünyaya yansıyan diğer tüm özellikler birlikte değerlendirilip, sanığın eylemlerini bir suç işleme kararının icrası kapsamında gerçekleştirip gerçekleştirmediği ve hakkında 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 43. maddesinin uygulanıp uygulanmayacağı hususlarının tartışılarak belirlenmesi bakımından; Temyiz incelenmesine konu bu dosyaya ilişkin suç tarihinin 22.08.2013, iddianame düzenleme tarihinin 27.09.2013 olduğu, Yapılan Ulusal Yargı Ağı Bilişim Sistemi (UYAP) sorgulamasında; halen derdest olduğu anlaşılan Adana 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/98 Esas sayılı dosyası ile birleşen Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1242 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 04.06.2013, iddianame düzenleme tarihinin 23.09.2013, yine Adana 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 2024/98 Esas sayılı dosyası ile birleşen Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1243 Esas sayılı dosyasında suç tarihinin 22.07.2013, iddianame düzenleme tarihinin 23.09.2013 olduğu, ayrıca Dairemizin 18.06.2018 tarihli ve 2017/8603 Esas, 2018/7003 Karar sayılı ilamıyla düzeltilerek onanmasına karar verilen Adana 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/1261 Esas, 2014/1672 Karar sayılı dosyasında suç tarihinin 13.09.2013, iddianame düzenleme tarihinin ise 24.09.2014 olduğu, Suç tarihlerine ve işlenen suçun niteliğine göre sanığın eyleminin 5237 sayılı Kanun'un 43. maddesi kapsamında zincirleme biçimde kaçakçılık suçunu oluşturup oluşturmadığının takdir ve değerlendirilmesi bakımından dosyaların incelenmesi, derdest dosyanın gerektiğinde birleştirilmesi, kesinleşen dosyanın getirtilip, incelenerek aslının ya da onaylı örneğinin dosya arasına alınması, eylemlerin 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında kaldığının kabul edilmesi halinde kesinleşen karar yönünden uyarlama yargılaması yapılıp yapılmadığı da araştırılmak suretiyle sonucuna göre kesinleşen cezanın mahsubunun düşünülmesi ve sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi,

2.Suç tarihinde yürürlükte olan 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 5/2. maddesinin "Yedinci fıkrası hariç, 3. maddede tanımlanan suçlardan birini işlemiş olan kişi, etkin pişmanlık göstererek, soruşturma evresi sona erinceye kadar suç konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı Devlet Hâzinesine ödediği takdirde, hakkında, bu kanunda tanımlanan kaçakçılık suçlarından dolayı verilecek ceza yarı oranında indirilir. Bu fıkra hükmü, mükerrirler hakkında veya suçun bir örgütün faaliyeti çerçevesinde işlenmesi halinde uygulanmaz" hükmünü içerdiği, 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinde yapılan değişiklik gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin son cümlesi kapsamında "Soruşturma evresinde, ihtar yapılmaması hâlinde kovuşturma evresinde hâkim tarafından sanığa ihtar yapılır" düzenlemesinin getirildiği cihetle, soruşturma aşamasında kendisine etkin pişmanlık hususunda ihtarat yapılmayan sanığa, eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı kadar parayı hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödediği takdirde hakkında 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesinin uygulanabileceği ve bu kapsamda verilecek cezada 1/2 oranında indirim yapılabileceğine dair ihtarat yapılarak sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesi gerekirken, usulüne uygun şekilde etkin pişmanlık ihtarı yapılmayan sanık hakkında yazılı şekilde hüküm kurulması,

3.Sanığın tekerrüre esas alınan adli sicil kaydındakı ilamın 5237 sayılı Kanun'un 165/1. maddesinde düzenlenen suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçuna ilişkin olduğu, suç eşyasının satın alınması veya kabul edilmesi suçunun 24.10.2019 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak aynı tarihte yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanun'un 26. maddesi ile değişik 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 253. maddesi ile uzlaştırma kapsamına alındığı gözetilerek tekerrüre esas alınan Adana 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/161 Esas, 2006/576 Karar sayılı dosyasında uzlaştırma hükümlerinin uygulanıp uygulanmadığı belirlendikten sonra sonucuna göre sanığın sabıkasının tekerrüre esas teşkil edip etmeyeceğinin tartışılmasında zorunluluk bulunması, 4.Numune olup olmadıklarına bakılmaksızın dava konusu kaçak sigaraların tamamının müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur.

Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun’un 321. maddesi gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 06.04.2026 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2022/12693, K. 2026/3923, T. 06.04.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2022-12693-e-2026-3923-k-d546b4575f7f