Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/7459 E. 2024/11109 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2021/7459
- Karar No
- 2024/11109
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2013/598 E., 2015/150 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜMLER : Mahkûmiyet, kaçak eşyanın müsaderesi, nakil aracının iadesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Bozma Sanıklar hakkında kurulan hükümlerin; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenlerin hükümleri temyize hak ve yetkilerinin bulunduğu, temyiz isteklerinin süresinde olduğu, temyiz isteklerinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I. TEMYİZ SEBEPLERİ 1.Katılan ... İdaresi vekilinin temyiz isteği, nakil aracının müsadere edilmesi gerektiğine ve re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir. 2.Sanık ...'un temyiz isteği, hükmün bozularak daha düşük bir ceza verilmesini talep ettiğine ilişkindir. 3.Sanık ...'ın temyiz isteği, kararın usul ve kanuna aykırı olduğuna, re'sen gözetilecek nedenlerle hükmün bozulmasına ilişkindir. II. GEREKÇE Olay tutanağı ve dosya kapsamına göre, suç tarihinde saat 02.20 sıralarında kolluk kuvvetlerinin devriye görevi esnasında, Gaziantep yolu girişinde sanık ...'un sevk ve idaresindeki, sanık ...'ın da içerisinde bulunduğu .... plakalı aracın durdurulduğu, araca dıştan bakıldığında bagaj kısmında bariz şekilde sigaraların olduğunun görüldüğü, önleme araması kararına istinaden yapılan aramada, aracın arka koltuğunun yatık pozisyona getirilerek bagaj kısmıyla birleştirildiği ve bu kısımda toplam 576 karton kaçak sigara ele geçirildiği anlaşılmıştır. Sanıklar hakkında 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na (5607 sayılı Kanun) muhalefet suçundan cezalandırılmaları istemiyle kamu davası açılmıştır. A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesine İlişkin Karar Yönünden Suçta kullanılan nakil aracının gizli bölmesinin bulunmadığı ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 54 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca müsadere kararı verilebilmesi için nakil aracının iyiniyetli üçüncü kişilere ait olmaması gerektiğine göre, aracın sahibi olan malen sorumlu tarafından nakil aracının kaçakçılık suçunda kullanılması amacıyla teslim edildiğine ilişkin dosya kapsamında delil elde edilemediği cihetle, 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası ve 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin birinci fıkrasında sayılan koşulların oluşmadığı anlaşılmakla, nakil aracının iadesine karar verilmesinde herhangi bir hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Tebliğname'de sanık ... hakkında zincirleme suç yönünden belirtilen eylemin suç tarihinin 22.10.2013 olduğu, sanık ...'un temyizde onama ile kesinleşen Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/926 Esas ve 2014/286 Karar sayılı dosyasında ise suç tarihinin 27.10.2013, iddianame düzenleme tarihinin 01.11.2013 olduğu gözetilerek; 22.10.2013 tarihli eylemin, Konya 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/926 Esas ve 2014/286 Karar sayılı dosyasında hukuki kesintinin gerçekleştiği 01.11.2013 tarihinden önce işlendiği cihetle, temyiz incelemesine konu dosyadaki 06.11.2013 tarihli suç yönünden zincirleme suç hükümlerinin uygulanamayacağı anlaşıldığından, Tebliğname'de zincirleme suç hükümleri yönünden belirtilen görüşe iştirak olunmamıştır. Yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı anlaşıldığından, katılan ... İdaresi vekili ve sanıkların aşağıda yer alan hukuka aykırılıklar dışındaki temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir. 1.Dava konusu eşyanın gümrüklenmiş değerinin 2 katının ödenmesi halinde; soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca etkin pişmanlık ihtaratında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanıkların eyleminin 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrası kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra ise 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci ve onuncu fıkraları kapsamında bulunduğu, 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiikinci fıkrasının yirmiüçüncü fıkrası olarak değiştirildiği gözetilerek, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin yirmiüçüncü fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar, pek hafif olması halinde ise üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanıklar lehine hükümler içermesi, yine 7242 sayılı Kanun'un 62 nci maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5 inci maddesinin ikinci fıkrası gereği kovuşturma aşamasında da etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve anılan madde uyarınca suça konu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katı tutarındaki miktarın hüküm verilinceye kadar Devlet Hazinesine ödenmesi halinde verilecek cezada indirim uygulanacağının hüküm altına alındığı dikkate alınarak, Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun ile 6545 ve 7242 sayılı Kanun ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3 üncü maddesinin onsekizinci fıkrasının son cümlesi delaletiyle anılan Kanun'un 3 üncü maddesinin beşinci, onuncu ve yirmiüçüncü fıkraları ile 5 inci maddesinin ikinci fıkrası somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanıkların hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Kanun'un 7 nci maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63 üncü maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen Geçici 12 nci maddenin ikinci fıkrası nazara alınarak sonucuna göre uygulama yapma görevinin de yerel mahkemeye ait bulunması zorunluluğu, 2.Gün adlî para cezasının paraya çevrilmesi sırasında uygulama maddesinin 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci fıkrası yerine 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin yazılması suretiyle 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 232 nci maddesinin altıncı fıkrasına aykırı davranılması, 3.24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak aynı gün yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 4.Katılan ... İdaresi lehine hükmolunan vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınacağının hükümde belirtilmemesi, 5.Suçtan zarar görmeyen ve davaya katılma hakkı olmayan Tarım ve Orman Bakanlığının katılan olarak kabulü ile lehine vekalet ücretine hükmolunması, 6.Suça konu kaçak sigaraların 5607 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 5237 sayılı Kanun'un 54 üncü maddesinin dördüncü fıkrası uyarınca müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, hukuka aykırı bulunmuştur. III. KARAR A. Suçta Kullanılan Nakil Aracının İadesine İlişkin Karar Yönünden Gerekçe bölümünde (A) bendinde açıklanan nedenlerle nakil aracının iadesine ilişkin karar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden katılan ... İdaresi vekili ve sanıkların temyiz sebeplerinin reddiyle, hükmün nakil aracının iadesine ilişkin kısmının, Tebliğname'ye aykırı olarak, oy birliğiyle ONANMASINA, B. Sanıklar Hakkında Kurulan Mahkûmiyet Hükümleri Yönünden Gerekçe bölümünde (B) bendinde açıklanan nedenlerle katılan ... İdaresi vekili ve sanıkların temyiz istekleri yerinde görüldüğünden hükümlerin, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun 321 inci maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 09.12.2024 tarihinde karar verildi.