Yargıtay · 7. Ceza Dairesi

Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2021/9450 E. 2024/11622 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
7. Ceza Dairesi
Esas No
2021/9450
Karar No
2024/11622
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2014/754 E., 2015/1012 K. SUÇ : 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet, kaçak eşya ve nakil aracının müsaderesi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Kısmî ret, kısmî bozma Malen sorumlunun temyiz istemi yönünden; malen sorumlu ...'nin mahkemede alınan beyanında 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun (5271 sayılı Kanun) 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikayetçi olmadığını beyan ettiği cihetle, malen sorumlunun hükmü temyize yetkisinin bulunmadığı anlaşılmıştır. Sanık müdafiin temyiz istemi yönünden; sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: I- Malen Sorumlunun Temyiz İstemi Yönünden; Malen sorumlu ...'nin mahkemede alınan beyanında 5271 sayılı Kanun'un 234. maddesindeki hakları hatırlatılmasına rağmen şikayetçi olmadığını beyan ettiği anlaşılmakla, malen sorumlunun 5271 sayılı Kanun'un 237/1. maddesi uyarınca kamu davasında katılan sıfatının ve aynı Kanun'un 260/1. maddesi gereği hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunmadığı cihetle, malen sorumlunun temyiz isteğinin 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 317. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle REDDİNE, II- Sanık Müdafiin Temyiz İstemi Yönünden; Olayın oluş biçimi, sanığın aşamalardaki savunması, ele geçirilen kaçak eşyanın miktar ve mahiyeti ile eşyanın yakalanma şekli göz önüne alındığında, atılı suçun sanık tarafından işlendiğine dair sübuta yönelik mahkeme kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; 1.Suç tarihi ve ele geçen eşyanın niteliğine göre sanığın eyleminin, 11.04.2013 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (5607 sayılı Kanun) 3/11. maddesi kapsamında kaldığı, ancak suç tarihinden sonra 28.06.2014 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesinin son cümlesi yollamasıyla aynı Kanun'un 3. maddesinin 5. ve 10. fıkraları kapsamında bulunduğu gözetildiğinde; 10.12.2022 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanıp, aynı gün yürürlüğe giren 7423 sayılı Kanun'un 8. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3. maddesinin 22. fıkrasının ''3/23." madde ve fıkrası olarak değiştirildiği dikkate alınarak, hükümden sonra 15.04.2020 tarihli Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 7242 sayılı Kanun'un 61. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'un 3/23. madde ve fıkrasına eklenen "Eşyanın değerinin hafif olması halinde verilecek cezalar yarısına kadar pek hafif olması halinde üçte birine kadar indirilir." şeklindeki düzenlemenin sanık lehine hükümler içerdiği, yine aynı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca kovuşturma aşamasında etkin pişmanlık uygulamasının olanaklı hale geldiği ve dava konusu kaçak eşyanın gümrüklenmiş değerinin iki katının ödenmesi halinde, soruşturma evresinde etkin pişmanlık konusunda ihtarat yapılmamış ise verilecek cezada 1/2 oranında, yapılmış ise 1/3 oranında indirim yapılacağı belirtilerek 7242 sayılı Kanun'un 62. maddesi ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 5/2. maddesi uyarınca etkin pişmanlık ihtarında bulunulması gerektiği de göz önünde bulundurulmak suretiyle; Suç tarihinde yürürlükte olan 6455 sayılı Kanun ile değişik 5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi ile 6545, 7242 ve 7423 sayılı Kanunlar ile değiştirilen 5607 sayılı Kanun'un 3/11-son yollamasıyla aynı Kanun'un 3/5, 3/10, 3/23 ve 5/2. maddeleri somut olaya ayrı ayrı uygulanarak belirlenen sonuç cezalar karşılaştırılmak suretiyle sanığın hukuki durumunun tayin ve takdiri ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 7. maddesi ve 7242 sayılı Kanun'un 63. maddesi ile 5607 sayılı Kanun'a eklenen geçici 12/2. maddesi gereği ilgili hükümlerin yasal koşullarının oluşup oluşmadığının Mahkemesince saptanması ve sonucuna göre uygulama yapılmasında zorunluluk bulunması, 2.5607 sayılı Kanun'un 3/11. maddesi uyarınca tayin edilen 2 yıl 2 ay hapis cezasından aynı Kanun'un 4/2. maddesi uyarınca yarı oranında artırım yapılması sırasında 3 yıl 3 ay hapis cezası yerine, 2 yıl 9 ay hapis cezasına; 5237 sayılı Kanun'un 62. maddesi uyarınca 1/6 oranında indirim yapılması sırasında ise 2 yıl 8 ay 15 gün hapis cezası yerine 2 yıl 3 ay 15 gün hapis cezasına hükmedilmesi suretiyle eksik ceza tayini, 3.24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren Anayasa Mahkemesinin 08.10.2015 tarihli ve 2014/140 Esas, 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin bazı bölümlerinin iptal edilmesi nedeniyle anılan maddenin yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, 5237 sayılı Kanun'un 53. maddesinin 3. fıkrası uyarınca, sanık hakkında anılan maddenin l. fıkrasının (c) bendinde yazılı kendi altsoyu dışındaki kişiler üzerindeki velayet, vesayet ve kayyımlık yetkilerini kullanmaktan hapis cezanın infazı tamamlanıncaya kadar yoksun bırakılmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 4.Katılan kurum lehine hükmedilen vekalet ücretinin sanıklardan eşit olarak alınması yerine müştereken ve müteselsilen alınmasına karar verilmesi, 5.Suça konu kaçak akaryakıt tasfiye edilmiş ise tasfiye bedelinin Hazine adına irad kaydına, tasfiye edilmemiş ise 5607 sayılı Kanun'un 13/1. maddesi yollaması ile 5237 sayılı Kanun'un 54/4. maddesi gereğince müsaderesine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi, 6.Malen sorumlunun, aracın kaçak eşya nakline tahsis edildiğini bildiğine ve iyiniyetli olmadığına ilişkin dosya kapsamında delil bulunmadığı gözetilerek, nakil aracının iadesi yerine müsaderesine karar verilmesi, bozmayı gerektirmiştir. Açıklanan nedenlerle, sanık müdafiin temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi gereği, Tebliğname'ye uygun olarak, oy birliğiyle BOZULMASINA, 16.12.2024 tarihinde karar verildi.

Atıf: Yargıtay 7. Ceza Dairesi, E. 2021/9450, K. 2024/11622, T. 16.12.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-7-ceza-dairesi-2021-9450-e-2024-11622-k-cf8cc33b7aec