Yargıtay · 7. Ceza Dairesi
Yargıtay 7. Ceza Dairesi 2023/16603 E. 2024/11728 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 7. Ceza Dairesi
- Esas No
- 2023/16603
- Karar No
- 2024/11728
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2019/705 E., 2023/257 K. SUÇ : 1632 sayılı Askerî Ceza Kanunu'na muhalefet HÜKÜM : Mahkûmiyet TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama Sanık hakkında bozma üzerine kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla temyiz edilebilir olduğu, temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, temyiz isteminin süresinde olduğu, temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle gereği düşünüldü: Sanığa isnat edilen izin (hava değişimi) tecavüzü suçunun yaptırımının, 1632 sayılı Askeri Ceza Kanunu'nun 66/1-b maddesi uyarınca 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası olduğu gözetildiğinde, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun (5237 sayılı Kanun) 66 ncı maddesinin birinci fıkrasının (d) bendi ve ikinci fıkrası uyarınca olağan dava zamanaşımının 8 yıl, olağanüstü dava zamanaşımının ise 12 yıl olduğu, olağan zamanaşımı süresinin Mahkemenin 30.06.2016 tarihli mahkûmiyet kararı ile de kesildiği ve bu nedenle dolmadığı anlaşılmakla sanığın bu hususa ilişkin temyiz sebebi reddedilmiştir. Bozmaya uyularak yapılan yargılamada; yargılama sürecindeki işlemlerin usul ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanığın yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri reddedilmiştir. Ancak; sanık hakkında kurulan hükümde, 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu'nun (1412 sayılı Kanun) 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca sanığın cezada kazanılmış hakkı nedeniyle cezasının hapisten çevrili 9.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infaz olunacağının belirtilmesi ile yetinilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması ve sanık hakkında verilen sonuç cezanın adli para cezası olması dolayısıyla 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesindeki hak yoksunluklarına hükmolunamayacağının gözetilmemesi hukuka aykırı bulunmuş ise de, bahse konu hukuka aykırılıklar Yargıtay tarafından giderilmiştir. Açıklanan nedenlerle sanığın temyiz istemi yerinde görüldüğünden hükmün, 1412 sayılı Kanun'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden aynı Kanun’un 322. maddesi gereği hükmün 5237 sayılı Kanun'un 53 üncü maddesinin uygulanmasına ilişkin 1. maddesinin üçüncü paragrafının hükümden çıkartılması, hükmün 1. maddesinin beşinci paragrafının çıkartılarak yerine ''30.06.2016 tarihli ilk hükümde sanık hakkında verilen mahkûmiyet kararı yalnızca sanık müdafii tarafından temyiz edilmiş olup aleyhe temyiz bulunmadığından ve bu durum sanık lehine 1412 sayılı Kanun'un 326 ncı maddesinin son fıkrası uyarınca cezada kazanılmış hak oluşturduğundan, sanık hakkında hükmolunan cezanın, hapisten çevrili 9.000,00 TL adlî para cezası üzerinden infazına" ibaresinin eklenmesi ve diğer hususların aynen bırakılması suretiyle hükmün, Tebliğnameye kısmen uygun olarak, oy birliğiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 17.12.2024 tarihinde karar verildi.