Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi
Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/827 E. 2026/917 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 6. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2026/827
- Karar No
- 2026/917
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/102 E., 2023/388 K. BİRLEŞEN 2016/382 ESAS SAYILI DAVADA BİRLEŞEN 2020/4 ESAS SAYILI DAVADA
1. Asıl dava arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca 16 no.lu dükkanın tapu kaydının iptali, davacı adına tescili ile 5. kattaki 1 adet daire bedelinin tazmini, birleşen davalar ise 16 no.lu dükkanın üzerindeki davalı şirket adına olan 409/20718 pay kaydının kaldırılarak davacı adına tescili ile taşınmazın tüm hissesi üzerinde tesis edilmiş tüm haciz ve takyidatların kaldırılması istemlerine ilişkindir.
2. Mahkemenin 2013/265 Esas, 2013/341 Karar, 11.06.2013 tarihli kararı ile asıl davanın kabulü ile zemin kat B giriş 16 no.lu bağımsız bölüm tapu kaydının iptali ile davacı adına tesciline, 5. kattaki normal daire bedeli olan 200.000,00 TL'nin tahsiline karar verilmiş, kararın davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine, Dairemizin (Kapatılan 23. Hukuk Dairesi) 2014/7038 Esas, 2014/7655 Karar, 28.11.2014 tarihli kararı ile davacı vekilinin temyiz başvurularının kabulü ile kararın bozulmasına karar verilmiştir.
3. Dairemizin 28.11.2014 tarihli bozma kararının ardından birleşen Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/382 Esas ve birleşen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/4 Esas dosyasının asıl dava dosyası ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
4. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucu asıl ve birleşen davaların kabulüne, tescil ile takyidatların terkinine karar verilmiştir.
5. 6100 sayılı HMK’nın 166. maddesinin birinci fıkrasında; “Aynı yargı çevresinde yer alan aynı düzey ve sıfattaki hukuk mahkemelerinde açılmış davaların aralarında bağlantı bulunması durumunda, davanın her aşamasında, talep üzerine veya kendiliğinden ilk davanın açıldığı mahkemede birleştirilebilir.
6. Dosyalardan biri Yargıtay incelemesinden geçtikten sonra henüz kanun yolları aşamasına gelmemiş yeni bir dosya ile birleşmesi halinde, daha önce herhangi bir kanun yolundan geçmemiş dosyanın istinaf yoluna tabi olacağı açıktır. Zira davalar birleşmekle bağımsızlıklarını korur. Ayrı dava olma özelliğini devam ettirirler.
7. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun Geçici 3. maddesinin 1. fıkrasında bölge adliye mahkemelerinin Resmi Gazete’de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar, 1086 sayılı Kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin, yine aynı maddenin 2. fıkrasında ise bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 427 ilâ 444. madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, yani bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği belirtilmiştir. Bu durumda 20 Temmuz 2016 tarihinden önce verilen kararlar, kanun yoluna başvurma tarihi ne olursa olsun, 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 427 ilâ 444. maddelerindeki temyize ilişkin hükümlere tabi olup, dosyanın temyiz incelemesi için Yargıtay Başkanlığına gönderilmesi gerekmektedir. Buna karşılık, 20 Temmuz 2016 tarihinde ve sonrasında verilen ve temyiz incelemesinden geçmeyen kararlara karşı yasa yoluna gidilmesi halinde ise 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341-360. maddesindeki istinafa ilişkin hükümlerin uygulanması için bölge adliye mahkemesine gönderilmesi zorunludur.
8. Somut olayda, daha önce Yargıtay denetiminden geçen asıl dava dosyasının “İstinaf” kanun yoluna tabi olmadığı açıktır.
9. Ne var ki, birleşen Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/382 Esas ve birleşen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/4 Esas sayılı dava dosyalarının karar tarihi 20 Temmuz 2016 tarihinden sonra olup, bu dosyada verilen kararla ilgili daha önce Yargıtay denetimi de söz konusu olmadığından, bu dosyalarda verilen kararların ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu anlaşılmaktadır. Birleşen Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/382 Esas ve birleşen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/4 Esas verilen karara karşı davalı vekilleri tarafından sunulan temyiz dilekçelerinin, istinaf başvuru dilekçesi olarak kabulü gerekir.
10. Bu durumda mahkemece, anılan birleşen davaların bağımsız dava olma özelliğini kaybetmediği gözetilerek, ''İstinaf'' kanun yoluna tabi olduğu gerekçesiyle, istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesinin sağlanması, Bölge Adliye Mahkemesince yapılacak istinaf incelemesi neticesinde verilecek kararın temyiz yolunun açık olması halinde, karara karşı yasal temyiz ve temyize cevap süreleri beklenerek, temyiz edilmesi halinde buna ilişkin evrakların da eklenmesi suretiyle asıl dava ve mevcut olur ise birleşen davalar hakkındaki temyiz itirazlarının değerlendirilmesi için dosyanın kül halinde Dairemize gönderilmek üzere mahalline iadesine karar vermek gerekmiştir.
KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; Birleşen Sivas 2. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2016/382 Esas ve birleşen Sivas 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2020/4 Esas dava dosyalarında verilen kararın; kanun yolu incelemesi bakımından istinafa tabi olduğu anlaşıldığından, dava dosyasının istinaf incelemesi yapılmak üzere ilgili Bölge Adliye Mahkemesi Hukuk Dairesine gönderilmesi ve birleşen dava dosyasının istinaf incelemesi yapıldıktan sonra asıl ve (temyiz edilmesi halinde) birleşen dosyaların temyiz incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmesi için dosyanın İlk Derece Mahkemesine İADESİNE, 11.03.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.