Yargıtay · 6. Hukuk Dairesi

Yargıtay 6. Hukuk Dairesi 2026/577 E. 2026/648 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
6. Hukuk Dairesi
Esas No
2026/577
Karar No
2026/648
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi SAYISI : 2025/141 E., 2025/1378 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/357 E., 2024/847 K.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü.

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; faturalar ve taraflar arasındaki cari hesaba istinaden 2.302.010,30-₺ bedel üzerinden davalı aleyhine... İcra Müdürlüğü'nün 2019/29173 Esas sayılı dosyasından iflas talepli icra takibi başlatıldığını, borçluya gönderilen ödeme emri neticesinde herhangi bir ödeme yapılmadığını, iflas takibinin kesinleştiğini belirterek borçluya depo kararı çıkartılmasını, depo kararının yerine getirilmemesi halinde borçlunun iflasına karar verilmesini talep etmiştir.

II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Mahkemenin 13.02.2020 tarihli ve 2019/570-2020/104 E.K. sayılı kararında yer verilen gerekçelerden ayrılmayı gerektirir yeni bir durum bulunmaması, iflas takibinin kesinleşmiş olması, mevcut davada borçsuzluk isteminde bulunulmamış oluşu dikkate alınarak İİK'nın 158/2. maddesi uyarınca davalıya güncel dosya hesabını içeren ihtaratlı depo emri tebliğ edildiği, usulüne uygun tebliğe rağmen verilen 7 günlük süre içerisinde mahkeme veznesine veya icra veznesine veya alacaklıya herhangi bir ödemenin yapılmadığının anlaşıldığı gerekçesiyle İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil sırasında kayıtlı ...Anonim Şirketi'nin iflasına karar verilmiştir.

İlk Derece Mahkemesinin 25.12.2024 tarihli ek kararı ile Avukat ...'ın .... Noterliğince düzenlenen 28.09.2018 tarihli vekaletname ile davalıyı temsile yetkili olduğu, UYAP sisteminde vekil sıfatıyla kaydının bulunduğu, vekillikten çekilme veya azle ilişkin herhangi bir belgenin Mahkeme dosyasına sunulmadığının anlaşıldığı, İİK'nın 164. maddesinde yer alan "iflas davalarında gerekçeli kararlar re'sen tebliğ olunur" hükmü dikkate alındığında Avukat ...'a tebligat yapılmasında ve istinaf süresinin ardından kesinleştirme işleminde herhangi bir isabetsizlik görülmediği gerekçesiyle davalı vekilinin kesinleştirme şerhinin iptali talebinin reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen ek kararına karşı süresi içinde davalı vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacı adına ilk dilekçe olarak 13.07.2020' de Avukat...tarafından 'İstinaf Başvuru Dilekçesi' sunulduğunu, Avukat ...nin 13.07.2020 tarihli dilekçeyi verir iken, Avukat ...'ın da isminin yer aldığı vekaletnameyi mahkemeye sunduğunu, Avukat ...nin 24.07.2020'de vekillikten çekilme dilekçesi sunduğunu, Avukat ...nin istifası sonrasında Avukat ... dahil tüm isimlerin vekillik görevlerinin sona erdiğini, 04.08.2020'de yeni vekil olarak (Avukat ...) dosyaya vekaletname sunduğunu, bu yeni vekaletnamede Avukat ...'ın vekil olarak ismi yer almadığını, Avukat ...'ın 4 yıllık süreçte sadece 1 kez 23.05.2024'de yetki belgesi ile duruşmaya girdiğini, işbu nedenle kendisine gerekçeli kararın tebliğe çıkarılmasının hukuken kabul edilemeyeceğini, Avukat ..., meşru-gerekçeli mazeretini belgeleri ile birlikte mahkemeye sunmuş iken bunun kabul görülmemesinin de anlaşılamadığını, 25.12.2024 tarihli ek kararın hukuka aykırı olduğunu beyan etmektedir.

B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ilk derece mahkemesinin gerekçeli kararının kesinleştirme şerhinin iptali istemine ilişkindir.

Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup, davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 370/1. maddesi hükmü uyarınca ek kararın ONANMASINA, Temyiz harcı peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.02.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 6. Hukuk Dairesi, E. 2026/577, K. 2026/648, T. 23.02.2026, www.arakarar.com/karar/yargitay-6-hukuk-dairesi-2026-577-e-2026-648-k-f29f96f2a94a